Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi. Yargının etkin ve verimli işlemesini amaçlayan teklif; icra ve iflas işlemlerinden noterlik uygulamalarına, idari yargıdan ceza muhakemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından IBAN kullanımına ilişkin düzenlemelere kadar birçok alanda değişiklik içeriyor.
İcra ve İflas Kanunu’nda Yeni Düzenleme
Teklifle İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen para alacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.
Düzenleme uyarınca, alacaklı veya vekilinin idareye banka hesap numarasını yazılı şekilde bildirmesinin ardından ödeme için en fazla 1 aylık süre tanınacak. Bu süre içinde ilamda belirtilen alacak, varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmezse ilamlı icra takibi başlatılabilecek. Ancak bu başvuru yapılmadan doğrudan ilamlı icra yoluna gidilemeyecek.
Miras Yoluyla Edinilen Taşınmazlarda Açık Artırma Usulü Değişiyor
Kanun teklifinde miras yoluyla edinilen taşınmazlara ilişkin de yeni bir düzenleme yer aldı. Tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilecek. Bu usul bir defaya mahsus uygulanacak.
Elektronik Satış Portalındaki İlanlara Yeni Hükümler
Teklif, elektronik satış portalında yayımlanacak ilanlara ilişkin hükümleri de yeniden düzenliyor. Buna göre satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine başvurursa, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacak. Açık artırmalarda Hazine’nin teminat göstermekten muaf olduğu da ilanda belirtilecek.
Elektronik satış portalındaki tekliflerde, haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50’si esas alınacak. Ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde birinci artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda ise muhammen kıymetin yüzde 100’ü dikkate alınacak. İkinci artırmada muhammen kıymetin yüzde 50’si ile satış isteyenin alacağına rüçhanı bulunan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu tutarın ve buna ek olarak paraya çevirme ile paylaştırma giderlerinin aşılması gerekecek.
İlanda ayrıca en yüksek teklifi verdiği halde süresi içinde ihale bedelini yatırmayan alıcıya uygulanacak yaptırımlar da yer alacak. Bu durumda alınan teminat iade edilmeyecek, öncelikle satış masraflarından mahsup edilecek. Kalan tutar, hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenecek. En yüksek teklifi verip ödeme yapmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak.
Noterlik Evraklarında Elektronik Gönderim Dönemi
Noterlik Kanunu’nda yapılacak değişiklikle noterlik evrak ve defterleri, mahkemeler, sulh ceza hakimlikleri, cumhuriyet başsavcılıkları, resmi daireler veya noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kişiler tarafından incelenebilecek.
Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı noterlik evrakının aslını istediğinde, ilgili noter evrakın bir örneğini çıkararak aslına uygunluğunu onaylayacak. Onaylı örnek noterlikte saklanacak, evrakın aslı ise talepte bulunan mercie gönderilecek.
Onaylı örnek istenen durumlarda noter, evrakın aslını elektronik ortamda tarayacak ve güvenli elektronik imzayla oluşturduğu örneği ilgili mercie elektronik ortamda iletecek. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı hallerde onaylı örnek fiziki olarak gönderilecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta ve yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.
Danıştay Daire Sayısına İlişkin Süre Uzatılıyor
Danıştay Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, 2016’dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine yönelik sürenin bitiş tarihi uzatılacak. 23 Temmuz 2026’da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılarak 23 Temmuz 2030’a taşınacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması nedeniyle boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi yapılmasına ilişkin uygulamadan da aynı tarihe kadar vazgeçilecek.
İdare Mahkemelerinde Tek Hakimle Görülecek Davaların Kapsamı Genişliyor
Teklifle Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılıyor. Buna göre idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.
Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları tek hakim tarafından karara bağlanabilecek. Öğrenciler hakkında tesis edilen bazı disiplin işlemleri, sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri ile kamu görevlilerine ilişkin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri de bu kapsama alınacak. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek.
İstinaf ve Temyiz Süreçlerinde Yeni Esaslar
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecek. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesi eksik veya hatalı bulunursa, gerekçe değiştirilerek karar verilebilecek. Maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltme yapılacak.
Bölge idare mahkemesi, bazı usule ilişkin eksikliklerde ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyanın yeniden mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verebilecek. Ancak keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma yapılmaması gibi hallerde eksikliği kendisi gidererek de karar verebilecek.
Temyizle ilgili düzenlemede ise belirli davalar dışında kalan dosyalarda, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlara karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna gidilebilecek. Ancak tek hakimle görülen bazı davalar ve yalnızca vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin kararlarda temyiz yolu kapalı olacak.
Adli Tıp Kurumu’nda Görev Süreleri Düzenleniyor
Adli Tıp Kurumu ile ilgili düzenlemeler kapsamında, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.
Hakim ve Savcı Yardımcılarının Eğitimleri Yeniden Düzenleniyor
Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda da düzenleme yapılacak. Adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi gibi alanlarda eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak.
Sözlü sınavlarda ise adayların mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterlilikleri, hukuki meseleleri kavrama ve çözme yetenekleri, temsil kabiliyetleri, Türkçeyi etkin kullanma becerileri ile genel kültür ve yetenek düzeyleri değerlendirilecek.
Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yer alan bir diğer düzenlemeye göre, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.
Kanuni Faiz Hesabında Yeni Ölçüt
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni Faiz” maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken hallerde, oran sözleşmeyle belirlenmemişse yıllık faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak.
Eğer 30 Haziran günü geçerli olan reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan 5 puan veya daha fazla farklılık gösterirse, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde 80’i esas alınacak.
Vesayet Altındaki Kişilere Ait Malların Satışı Elektronik Ortama Taşınıyor
Türk Medeni Kanunu’nun taşınır ve taşınmaz satışlarına ilişkin hükümlerinde de değişiklik öngörülüyor. Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse, değerli şeyler dışındaki taşınırlar vesayet makamının talimatıyla Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında açık artırma yöntemiyle satılacak.
Taşınmazların satışı da elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak. İhale, vesayet makamının onayıyla tamamlanacak ve onama kararının ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hükümler, düzenlemenin yayımlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanmasına Yeni Çerçeve
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun genetik inceleme sonuçlarının gizliliğine ilişkin hükmünde de Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda değişiklik yapılacak. İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği delil olarak dosyasında saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek.
Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hallerinde derhal yok edilecek. Diğer durumlarda ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçtikten sonra cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecek.
Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması halinde hakim ya da mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilecek.
Bilgisayarlarda Arama, Kopyalama ve El Koyma Hükümleri Değişiyor
Teklif, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma hükümlerini de yeniden düzenliyor. Bir suç soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkanının olmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda cumhuriyet savcısı kararıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programlarında arama yapılabilecek, kayıtlar kopyalanabilecek ve çözümlenerek metin haline getirilebilecek.
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakimin aksi yönde karar vermesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek.
Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması halinde ilgili cihazlara el konulabilecek. Şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınmasının ardından el konulan cihazlar gecikmeksizin iade edilecek.
Bu yolla elde edilen veriler adli emanette saklanacak ve korunması için gerekli tedbirler alınacak. Veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonra cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Yeni Esaslar
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme de yenileniyor. Buna göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek.
Bu kararın verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hale getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek. Denetim süresinde belirlenen yükümlülüklere uyulması ve kasten yeni bir suç işlenmemesi halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkeme hükmü açıklayacak. Ancak mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise kanundaki temyize ilişkin hükümler uygulanacak.
Bu hükümlerin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda uygulanmayacağı belirtildi.
Kaçak Sanıklar ve Yargıtay Başsavcısının İtiraz Yetkisi
Teklifle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılacak bir diğer değişiklik, kaçak sanıklara ilişkin hükümleri içeriyor. Buna göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirerek bizzat hazır bulunmak şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.
Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında kalan tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, dosyanın kendisine tesliminden itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Sanığın lehine yapılacak itirazlarda süre aranmayacak.
Tazminat Hesaplamalarında Faiz Uygulaması Değişiyor
Türk Borçlar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, çalışma gücünün azalması veya kaybı ile destekten yoksun kalma nedeniyle hesaplanacak tazminatlarda faiz uygulaması yeniden düzenlenecek. Zarar görenin veya destek olan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat miktarına, haksız fiil ya da zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilecek. Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat tutarında ise faiz karar tarihinden itibaren uygulanacak.
Bu tür tazminatlar için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedeller, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.
Belirsiz Alacak Davası Hükmü Kaldırılıyor
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na yönelik düzenlemeler kapsamında “Belirsiz alacak davası” başlıklı hüküm yürürlükten kaldırılıyor. Alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda, talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilecek. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.
Duruşmalar arasındaki sürenin 3 aydan uzun olamayacağı da hükme bağlanacak. Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, bazı istisnai haller dışında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Davaların Birleştirilmesi ve Temyiz Sınırları Yeniden Belirleniyor
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun davaların birleştirilmesine ilişkin hükmü de değiştiriliyor. İlk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacak.
Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar bakımından verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecek. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ise temyiz yolu ancak hükümle birlikte kullanılabilecek.
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği karar, miktar veya değer bakımından ilgili parasal sınırın üzerindeyse temyiz edilebilecek. Sınırın altında kalan kararlar için temyiz yoluna başvurulamayacak.
Geçiş Hükümleri Belirlendi
Kanun teklifiyle geçiş hükümleri de düzenleniyor. İcra ve İflas Kanunu’ndaki taşınmazlara ilişkin değişiklikler, teklifin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalarda uygulanmayacak. Bu açık artırmalar bakımından önceki hükümler geçerli olacak.
İdare mahkemeleri hakimlerine yönelik düzenleme, teklifin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar için uygulanacak. İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki Danıştay’a temyiz başvurusuna ilişkin düzenleme de yürürlük tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında geçerli olacak.
Adli Tıp Kurumu’ndaki görev süresi düzenlemesi kapsamında, kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4 yıl veya daha fazla süreyle görev yapan bazı başkan ve üyelerin görevleri sona erecek. 4 yıldan daha az görev yapanlar ise kalan sürelerini tamamlayacak.
Türk Medeni Kanunu’ndaki taşınır ve taşınmaz satışlarına ilişkin hükümler, değişikliklerin yürürlüğe girmesinden önce ilanı yapılmış açık artırmalarda uygulanmayacak. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisine yönelik hüküm ise yürürlük tarihinden sonra teslim edilen dosyalar için geçerli olacak.
Türk Borçlar Kanunu’ndaki tazminat düzenlemesi, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacak. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki belirsiz alacak davasına ilişkin kaldırılan hüküm ise yürürlükten kaldırılmadan önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam edecek.
IBAN Düzenlemesi Teklife Eklendi
Komisyonda AK Parti ve MHP’nin kabul edilen önergesiyle, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen ve haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşan kişilere ilişkin yeni madde teklife eklendi. Düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığa ilişkin 158. maddesine yeni fıkra ilave edilecek.
Buna göre dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka hesabı, kredi kartı gibi ödeme araçları ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermesiyle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Dosyası Kanun Yolunda Olanlar İçin Geçiş Hükmü
Komisyonda kabul edilen önergeyle geçiş hükümleri de düzenlendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçundan haklarında hüküm verilmiş ancak dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı kişiler için bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde bulunan dosyalarda bozma kararı verilecek ve dosyalar ilk derece mahkemelerine gönderilecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise geliş usulüne uygun şekilde ilk derece mahkemelerine iletilecek. İnfaz aşamasında olan ve haklarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde tamamen gidermeleri halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.