Çok eski zamanlardan beri süre gelen, önemli bilgi ve sırların saklanmasında yegane etmen olan, hatta yakın geçmişte Enigma makinası ile dünyadaki dengeleri değiştiren bir bilim olan kriptografi, blockchain teknolojilerinin temelini oluşturmakta, veri akışının bu kadar yoğun ve fazla olduğu dönemimizde güncel dijital çağımızın vazgeçilmez unsuru olmaktadır. Günümüzde biz her ne kadar blockchain ve kripto dediğimizde aklımıza Bitcoin gelse de; Bitcoin, Satoshi Nakamoto adında bir kişinin (ben kendisine bir sanatkar ve dahi diye hitap etmeyi tercih ederim) icat ettiği, bankacılık, para-veri transferi, merkeziyetsizlik, güvenlik, sanat gibi daha sayamadığımız bir çok alanda hayatımızı köklü olarak değiştiren/değiştirecek bir zincirin ilk halkasıdır. Tüm bu unsurların üzerine inşa edildiği blockchain güvenlidir ve en önemlisi şeffaftır. Tüm işlemler herkese açıktır, tüm işlemler kaydedilir, asla geri döndürülemez ve herkes tarafından en ince ayrıntısına kadar tüm hesaplar incelenip takip edilebilir.
Blockchain ağında bir kişinin başka bir kişiye coin gönderdiğini düşünün. Bu iki kişi arasındaki işlemi bu ağa bağlı olan milyonlarca bilgisayar çeşitli algoritmaları çözerek onaylıyor. Her bilgisayar, bir öncekinden aldığı bilgiye kendi bilgisini de ekleyerek bir sonrakine aktarıyor. Böylece kırılması imkansız dünyanın en güvenli veri zinciri meydana gelip saniyeler içinde transfer çok küçük ücretlerle gerçekleşiyor. Bu işlemde köprü görevini kuran aracılara da işlemleri ölçüsünde küçük bir ödül veriliyor ve adına ‘Mining’ (madencilik) dediğimiz bambaşka bir alan daha ortaya çıkmış oluyor.
Blockchain ekosistemini bir ağaca benzetebiliriz. Merkezi borsalar ve merkezi olmayan borsalarda resmi gün ve mesai kavramı olmadan 7-24 tüm alım satım, transfer işlemlerimizi yapabiliriz. Daha çok bilinirliği olan Bitcoin, Ethereum gibi unsurlarla karşılaştığımız finansal hizmetler bu ağacın gövdesini oluşturuyorsa; adına DEFİ denilen bir nevi merkeziyetsiz bankacılık hizmetleri, NFT denilen değiştirilemeyen eşsiz varlıklardan oluşan görsel işitsel sanat eserleri, WEB 3.0 denilen internetin hiç bir kuruluş ve şirketin kontrolü altında olmadığı daha özgür hali, METAVERSE denilen sosyal medyanın yakın gelecekte şekillenen sanal gerçeklikle bezenmiş yapısı, hayatımızı daha da kolaylaştıracak olan AKILLI KONTRATLAR, herkesin katkı sağlayıp karar mekanizması olarak sonuca gidilmesini sağlayan DAO sistemleri gibi daha sayamadığımız bir çok alan bu geniş ağacın güçlü dallarını oluşturmaktadır.
Bu teknoloji ve alan yeni emeklemeye başlayan bebek gibi, daha yolun çok başında. Biz de bu yeni çağa ayak uydurup o bebekle önce beraber emekleyip yürümeli sonra geleceğe beraber koşmalıyız. Sizleri de çağın gereklerini yakalayıp ufkun ötesine geçmeye davet ediyorum.
KRİPTONİX EKİBİ