Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, kredi faizlerinin enflasyon görünümü ve piyasa beklentileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, faiz indirimlerinin ancak enflasyonun kontrol altında tutulduğu bir ortamda etkili olabileceğini söyledi. Karahan, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin kredi ve tahvil faizlerini aşağı çektiğini, politika faizindeki gerilemenin de piyasa faizlerine yansıdığını ifade etti.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” toplantıları kapsamında Erzurum’da iş dünyası ve akademi temsilcileriyle bir araya geldi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda sunum yapan Karahan, Türkiye ekonomisindeki gelişmeler, enflasyon görünümü, para politikası ve küresel ekonomik koşullar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
TCMB’nin Reel Sektörle Görüşmeleri Devam Ediyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının reel sektörle güçlü bir iletişim içinde bulunduğunu belirten Karahan, farklı sektörlerde ve çeşitli ölçeklerde faaliyet gösteren firmalarla 2013 yılından bu yana yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi.
Erzurum ve çevre illerde yürütülen çalışmalara ilişkin verileri paylaşan Karahan, bölgede 2026 yılı içinde 132 firmayla görüşüldüğünü, son beş yılda gerçekleştirilen toplam firma görüşmesi sayısının ise 1.413’e ulaştığını bildirdi.
Söz konusu görüşmeler aracılığıyla firmaların üretim, yatırım, istihdam, maliyet, finansman ve ihracat koşullarına ilişkin değerlendirmelerinin yakından takip edildiğini aktaran Karahan, reel sektörden elde edilen bilgilerin ekonomik görünümün analiz edilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Yıllık Enflasyon Temmuzda Yüzde 31,8 Oldu
Sunumunda dezenflasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeye de değinen Karahan, temmuz ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,8 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı.
Mayıs 2024’ten itibaren enflasyondaki düşüşün farklı mal ve hizmet gruplarına yayıldığını belirten Karahan, özellikle kira ve eğitim kalemlerinde gözlenen katılığın azalmasının dezenflasyona destek verdiğini söyledi.
İş yeri kira enflasyonundaki gerilemenin işletmeler üzerindeki maliyet baskılarını hafiflettiğini kaydeden Karahan, genel olarak maliyet kaynaklı baskıların da zayıflamaya başladığını ifade etti. İç talepte dengelenmenin sağlandığını belirten Karahan, tüketicilerin ve firmaların enflasyon beklentilerinde de gerileme görüldüğünü aktardı.
Bununla birlikte enflasyon görünümü üzerindeki bazı risklerin sürdüğüne işaret eden Karahan, gıda fiyatlarında ürün bazında yüksek oynaklıklar yaşandığını söyledi. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını yukarı yönlü etkilediğini belirten Karahan, savaş kaynaklı gelişmeler nedeniyle yurt içi maliyetlerde artış gözlendiğini dile getirdi.
Karahan, kira ve eğitim gruplarındaki dezenflasyon eğiliminin devam etmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.
İç Talepteki Yavaşlama Belirginleşti
İç talepteki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğini ifade eden TCMB Başkanı Karahan, bu gelişmenin ithalat üzerindeki etkilerine de değindi.
Karahan, iç talebin ivme kaybetmesi nedeniyle ithalattaki artışın 2022 yılına kıyasla daha sınırlı kaldığını söyledi. Reel sektörün enflasyon beklentilerinin savaş döneminde yükseldiğini belirten Karahan, sonraki dönemde beklentilerde kısmi bir gerileme kaydedildiğini aktardı.
Talep koşullarındaki dengelenmenin dezenflasyon açısından önem taşıdığını vurgulayan Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden fiyat artışlarını sınırlamayı amaçladığını ifade etti.
Karahan: Faiz İndirimleri Enflasyon Kontrol Altındayken Etkili Olabilir
Kredi faizlerinin yalnızca politika faizine bağlı olmadığını belirten Karahan, enflasyon gerçekleşmeleri ile enflasyon beklentilerinin piyasa faizleri üzerinde önemli rol oynadığını söyledi.
Karahan, “Faiz indirimleri ancak enflasyon kontrol altındayken etkili olabilir. Enflasyon beklentileri iyileştikçe kredi ve tahvil faizleri gerilemektedir. Politika faizindeki gerileme piyasa faizlerine yansımaktadır” ifadelerini kullandı.
Enflasyon beklentilerinin kalıcı biçimde iyileşmesinin finansman koşullarına olumlu yansıdığını belirten Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasının kredi ve tahvil piyasalarındaki faizlerin daha sağlıklı bir zeminde gerilemesine katkı sunduğunu kaydetti.
Küresel Büyüme Tahminleri Gerilerken Enflasyon Beklentileri Yükseldi
Karahan, jeopolitik çatışmaların küresel ekonomi ve dış talep üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. Savaşın ekonomik faaliyet üzerindeki baskısı nedeniyle küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğini, buna karşılık enflasyon tahminlerinin yükseldiğini söyledi.
Jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerinden küresel enflasyonu artırabildiğini belirten Karahan, savaşın enflasyonist etkilerinin büyük merkez bankalarına ilişkin faiz artışı beklentilerini de güçlendirdiğini ifade etti.
Güncel yıl sonu tahminlerine ilişkin bilgi veren Karahan, ABD Merkez Bankasının faiz oranına yönelik piyasa beklentisinin yüzde 3,97, Avrupa Merkez Bankasının yıl sonu faiz oranı beklentisinin ise yüzde 2,59 seviyesinde bulunduğunu aktardı.
Küresel büyüme görünümünün ülkeler ve bölgeler arasında farklılaştığını belirten Karahan, bu ayrışmada jeopolitik gelişmelerin yanı sıra yapay zekâ yatırımlarının da etkili olduğunu söyledi.
İhracata İlişkin Firma Beklentileri Olumlu Seyrediyor
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan yeniden yapılanmaya değinen Karahan, üretim ve ticaret ağlarının farklı ülkelere yönelmesinin Türkiye’nin ihracat performansını desteklediğini ifade etti.
Tedarik zincirlerindeki değişimle birlikte ülke ihracatının hız kazandığını belirten Karahan, ihracatçı firmaların gelecek döneme ilişkin beklentilerinin olumlu seyrini koruduğunu söyledi.
Dış talep koşullarındaki farklılaşmanın sektörler üzerinde değişen etkiler oluşturduğunu kaydeden Karahan, ihracatçı firmaların küresel ticaretteki yeniden yönelimden yararlanabildiğini aktardı.
Fiyat İstikrarı Yatırım ve Üretim Ortamını Destekliyor
Fiyat istikrarının ekonomi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan TCMB Başkanı Karahan, öngörülebilir fiyat koşullarının yatırım ve üretim ortamını iyileştirdiğini söyledi.
Dezenflasyonun verimlilik artışına katkı sağladığını belirten Karahan, çalışan başına üretimin yıllık değişiminin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 3,8 olarak gerçekleştiğini bildirdi.
Sıkılaşma dönemlerinde araştırma ve geliştirme harcamalarında artış gözlendiğini ifade eden Karahan, verimliliği daha yüksek firmaların ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olduğunu söyledi.
Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasının firmaların uzun vadeli planlama yapabilmesini, kaynaklarını daha verimli alanlara yönlendirmesini ve üretim kapasitelerini daha sağlıklı biçimde geliştirmesini desteklediğini kaydetti.
Para Politikası Kararları Toplantı Bazlı Alınacak
TCMB’nin para politikasına ilişkin yaklaşımını da açıklayan Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini belirtti.
Sıkı para politikasının talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyonu güçlendireceğini ifade eden Karahan, Para Politikası Kurulunun politika faizine yönelik kararlarını enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyonun ana eğilimi ve beklentileri dikkate alarak vereceğini söyledi.
Atılacak adımların ara hedeflerle uyumlu ve dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceğini kaydeden Karahan, para politikası kararlarının enflasyon görünümüne odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla alınacağını ifade etti.
Karahan, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun yeniden sıkılaştırılacağını belirterek, Para Politikası Kurulunun enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı yaklaşımını koruduğunu bildirdi.