Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin borç sermaye piyasasının 2026 yılının ilk yarısında yüzde 9 büyüyerek 516 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı. Kuruluş, dış finansman ihtiyacı, yaklaşan borç vadeleri ve bütçe açıklarının ihraç faaliyetlerini desteklemesiyle piyasa hacminin yıl sonunda 550 milyar dolara ulaşacağını tahmin etti.
Fitch Ratings, 2026 yılının ilk altı ayındaki gelişmeleri değerlendirdiği “Türkiye Borç Piyasası Monitörü” raporunu yayımladı. Raporda, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik risklere ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin borçlanma araçları ve sukuk ihraçları bakımından gelişmekte olan piyasalar içindeki önemli konumunu koruduğu belirtildi.
Borç Sermaye Piyasası İlk Yarıda Yüzde 9 Büyüdü
Fitch’in verilerine göre Türkiye’nin borç sermaye piyasasının toplam büyüklüğü, yılın ilk yarısında yüzde 9 artarak 516 milyar dolar sınırını geçti. Bu büyümede kamu, bankacılık sektörü ve reel sektör tarafından gerçekleştirilen borçlanma aracı ihraçları etkili oldu.
Raporda, Türkiye’nin küresel ölçekte gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir tahvil ve sukuk ihraççısı olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Bölgesel jeopolitik gelişmelerin finansal piyasalarda belirsizlik oluşturmasına rağmen ihraç hacminin artış göstermesi, borç sermaye piyasalarındaki hareketliliğin devam ettiğine işaret etti.
Borçlanma araçlarının para birimlerine göre dağılımında Türk lirası cinsinden ihraçların ağırlığı korundu. Toplam piyasa hacminin yüzde 64’ünü Türk lirası, yüzde 33’ünü ise ABD doları cinsinden gerçekleştirilen ihraçlar oluşturdu. Kalan bölümde diğer para birimleriyle yapılan borçlanmalar yer aldı.
Sukuk Piyasasının Büyüklüğü 41 Milyar Doları Geçti
Türkiye’deki sukuk piyasası da 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydetti. Fitch Ratings’in raporuna göre sukuk piyasasının toplam büyüklüğü yüzde 25,8 artarak 41 milyar doların üzerine çıktı.
Faizsiz finansman araçlarına yönelik ihraçların artması, Türkiye’nin uluslararası sukuk piyasasındaki konumunu destekledi. Kamu kuruluşları, katılım bankaları ve şirketler tarafından gerçekleştirilen kira sertifikası ihraçları, borç sermaye piyasasının çeşitlenmesine katkı sağladı.
Türkiye, Çin hariç tutularak değerlendirilen gelişmekte olan ülkeler arasında dolar cinsinden borçlanma aracı ihraçlarında da üst sıralarda yer aldı. Ülke, yılın ilk altı ayında yüzde 7,4’lük pazar payıyla altıncı sıraya yükseldi.
Yıl Sonu Tahmini 550 Milyar Dolar
Fitch Ratings, Türkiye’nin borç sermaye piyasasının 2026 yılı sonunda 550 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmasını bekliyor. Kuruluşa göre dış finansman gereksinimi, yaklaşan borç geri ödeme tarihleri ve bütçe açıkları, yılın ikinci yarısında yeni ihraçları destekleyen temel unsurlar olacak.
Bankalar ve şirketlerin piyasa koşullarının elverişli olduğu dönemlerde tahvil ve sukuk ihraçlarını sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Finans kuruluşlarının ve reel sektör şirketlerinin uygun maliyetli finansman fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceği öngörüldü.
Bununla birlikte bölgesel çatışmalar, jeopolitik gerilimler ve uluslararası piyasalardaki oynaklık, ihraç takvimlerini ve yatırımcı talebini sınırlayabilecek başlıca riskler arasında gösterildi. Küresel faiz görünümü ve risk iştahındaki değişimlerin de Türkiye kaynaklı borçlanma araçlarının fiyatlanması üzerinde etkili olabileceği kaydedildi.
Türkiye’nin Kamu Borcunun Düşük Seviyede Olduğu Belirtildi
Raporda değerlendirmelerine yer verilen Fitch Ratings Küresel İslami Finans Başkanı Bashar Al Natoor, Türkiye’nin kamu borcunun düşük seviyelerde bulunduğunu söyledi. Al Natoor, ülkenin zorlu piyasa koşullarında dahi uluslararası finansman kaynaklarına erişimini sürdürebildiğini belirtti.
Türkiye’nin hem geleneksel tahvil hem de sukuk piyasalarında düzenli bir ihraççı konumunda bulunduğuna işaret eden Al Natoor, dış finansmana erişimin korunmasının borç sermaye piyasasının gelişimini destekleyen unsurlardan biri olduğunu ifade etti.
Yabancı Yatırımcının Yerel Para Piyasasına Katılımı Geriliyor
Fitch Ratings, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin yatırımcı güveni ve piyasa likiditesi açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Jeopolitik belirsizliklerin artması halinde uluslararası yatırımcıların gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik talebinin zayıflayabileceği belirtildi.
Bashar Al Natoor, yabancı yatırımcıların son dönemde ihraç edilen dolar cinsinden Türk devlet tahvilleri ve sukuklarına yönelik talebinde belirgin bir değişiklik yaşanmadığını söyledi. Buna karşılık Türk lirası cinsinden borçlanma araçlarının işlem gördüğü yerel piyasaya yabancı yatırımcı katılımının azaldığını ifade etti.
Al Natoor, “Yabancı yatırımcıların son dönemde ihraç edilen dolar cinsinden Türk devlet sukuk ve tahvillerine olan talebi değişmedi, ancak yerel para birimi piyasasına yabancı katılım düşüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı yatırımcıların döviz cinsinden ihraçlara olan ilgisini korumasına karşın yerel para birimi piyasasındaki paylarının azalması, kur riski ve piyasa oynaklığına ilişkin hassasiyetlerin sürdüğünü gösterdi. Fitch, ihraç faaliyetlerinin seyri açısından yatırımcı güveni, küresel likidite koşulları ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin belirleyici olmaya devam edeceğini bildirdi.