BBVA Research, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın gerçekleştirdiği son faiz indiriminin ardından Türkiye ekonomisine ilişkin yeni bir değerlendirme raporu yayımladı. Çalışmada, ülkede enflasyondaki düşüş eğiliminin devam ettiği belirtilirken, çekirdek göstergeler ve hizmet fiyatlarındaki katılığın para politikası açısından temkinli duruşun korunmasını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kuruluş, Merkez Bankası’nın ocak ayı toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indirimi daha yapabileceğini öngörüyor.
Raporda, aralık ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalmasının ve yılın başındaki vergi düzenlemelerinin politika faizinde ek bir gevşeme için alan oluşturduğu vurgulandı. Bununla birlikte fiyat dinamiklerindeki yapısal unsurların karar süreçlerinde ihtiyatlı bir yaklaşım gerektirdiği değerlendiriliyor.
Aralık Ayı Enflasyonu Beklentilerin Altında Kaldı
BBVA Research tarafından yapılan analizlere göre, aralık ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 0,9 oranında artış gösterdi. 2025 yılının sonu itibarıyla yıllık enflasyon ise yüzde 30,9 seviyesine gerileyerek düşüşünü sürdürdü. Manşet enflasyonun yüzde 1’in altında gerçekleşmesi, enerji fiyatlarındaki azalış ve mevsimsel olarak daha zayıf seyreden çekirdek enflasyon göstergelerinden destek aldı.
Ancak kuruluşun mevsimsellikten arındırılmış hesaplamaları, aynı dönemde tüketici fiyat endeksinin aylık yüzde 1,6’ya yükseldiğine işaret etti. Bu artışta özellikle hizmetler ile gıda fiyatlarındaki hareketlerin belirleyici olduğu belirtilerek, yavaşlama eğilimine rağmen bazı kalemlerde dirençli bir görünümün sürdüğü kaydedildi.
Çekirdek ve Hizmet Enflasyonundaki Direnç Dikkat Çekiyor
Raporda, çekirdek enflasyon göstergelerindeki katılığın devam ettiği ayrıntılı biçimde ele alındı. Hizmet enflasyonundaki kalıcı direnç ile çekirdek mallarda gözlenen sınırlı iyileşmenin, enflasyonun geneline ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdiği ifade edildi. Döviz kurundaki değer kaybının hız kesmesine rağmen çekirdek fiyatlama davranışlarında kayda değer bir gevşemenin henüz oluşmadığı vurgulandı.
Mevsimsel etkilerden arındırılmış çekirdek B ve C göstergelerinin aralık ayında aylık bazda sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,0 seviyelerinde gerçekleştiği hatırlatılarak, çekirdek enflasyonda daha belirgin bir düşüş için zamana ihtiyaç olduğu değerlendirildi. Bu tablo, para politikasının enflasyonla mücadelede kontrollü adımlarla ilerlemesi gerektiğine yönelik görüşleri güçlendiriyor.
Enflasyon Eğilim Göstergelerinde Sınırlı İlerleme
BBVA Research’ün değerlendirmesinde, altı farklı enflasyon eğilim göstergesinin ortalamasının aralık ayında yalnızca kademeli bir iyileşme gösterdiği belirtildi. Söz konusu ortalama, kasım ayındaki yüzde 1,94 seviyesinden yüzde 1,8’e geriledi. Buna karşılık Merkez Bankası tarafından yakından takip edilen medyan enflasyonun aylık yüzde 1,64 düzeyinde gerçekleşmesinin daha olumlu bir görünüm sunduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca, enflasyon dağılımına ilişkin göstergelerin de iyileşme sinyali verdiği kaydedilerek, fiyat artışlarının sektörler arasındaki yayılımının yavaşlamaya başladığına dikkat çekildi. Bununla birlikte bu gelişmelerin henüz erken aşamada olduğu ve genel eğilimi köklü biçimde değiştirmediği vurgulandı.
Vergi Düzenlemeleri Beklentilerin Çıpalanmasına Katkı Sağlayabilir
Kuruluş, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin idari fiyat ve vergi ayarlamalarını da para politikası görünümü açısından değerlendirdi. Rapora göre, akaryakıt, alkol ve tütün ürünlerinde üretici fiyatlarının altında kalan vergi artışları ile Merkez Bankası’nın yüzde 19’luk üst tahmin bandıyla uyumlu bazı idari fiyat ayarlamalarının, enflasyon beklentilerinin çıpalanmasına katkı sunması bekleniyor.
Bununla birlikte, asgari ücrette yapılan yüzde 27’lik artışın fiyatlar üzerinde yaratabileceği baskının tamamen ortadan kalkmadığı ifade edildi. Ayrıca TÜFE metodolojisinde yapılması beklenen olası değişikliklere dair belirsizliklerin de sürdüğü belirtilerek, bu unsurların enflasyon dinamikleri üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiği kaydedildi.
Merkez Bankası’ndan Ocak Ayında 150 Baz Puan İndirim Öngörüsü
BBVA Research, aralık ayında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalmasının, ocak ayında para politikasında ek bir gevşemeye imkan tanıyabileceğini belirtti. Gıda fiyatları tarafında olumsuz bir sürpriz yaşanmaması halinde, ocak ayı enflasyonunun yüzde 4’ün altına gerileyebileceği öngörülüyor. Bu görünümün, TCMB’ye ocak toplantısında bir kez daha 150 baz puanlık faiz indirimi için hareket alanı oluşturduğu ifade edildi.
Raporda, enflasyon beklentilerinin aralık ayındaki iyileşmeye rağmen 2026 yılı için Merkez Bankası’nın yüzde 16’lık medyan tahmini ile yüzde 19’luk üst bandının üzerinde kalmaya devam ettiği de hatırlatıldı. Kuruluş, bu nedenle TCMB’nin karar süreçlerinde ihtiyatlı bir iletişim ve veri odaklı yaklaşım benimsemeyi sürdürebileceğini değerlendiriyor.
BBVA Research yetkilileri, Türkiye’de para politikası bileşiminin etkinliğini, enflasyon göstergelerindeki seyri ve TÜFE tarafında yapılması planlanan revizyonları yakından takip edeceklerini belirtti. Kuruluşun 2026 yıl sonuna ilişkin yüzde 25’lik enflasyon tahmini, piyasa ortalamasının üzerinde yer alırken, fiyat görünümüne ilişkin risk dengesi analizlerde önemli bir başlık olmayı sürdürüyor.
Merkez Bankası’nın ocak ayında alacağı faiz kararına yönelik beklentiler, aralık ayı verilerinin ardından daha güçlü biçimde şekillenmiş durumda. Türkiye ekonomisine ilişkin güncel göstergeler, yurt içi ve küresel gelişmelerle birlikte piyasa aktörleri tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.