Borsa İstanbul’da yatırım fonlarına ilişkin belirsizliklerin etkisiyle satış baskısı yeni haftada da devam etti. Geçen haftayı yüzde 8,18 kayıpla tamamlayan BIST 100 endeksi gün içerisinde yüzde 2’nin üzerinde gerilerken, işlem gören 607 hissenin 134’ü taban fiyatı gördü. Para piyasası fonlarından ise bir haftada 313,7 milyar TL çıkış yaşandı.
Tasfiye kapsamına alınan fonların portföylerindeki hisselere yönelik satış baskısı, devam eden adli soruşturmalar ve tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceğine ilişkin belirsizlikler piyasadaki oynaklığı artırıyor. Öte yandan 131 fonun varlıklarının tek bir havuzda toplanmasına yönelik bir model üzerinde çalışıldığı da öne sürülüyor.
BIST 100’de haftalık kayıp yüzde 8,18’e ulaştı
BIST 100 endeksi geçen haftayı yüzde 8,18 düşüşle tamamladıktan sonra yeni haftaya da satış ağırlıklı başladı.
Gün içerisinde yüzde 2’nin üzerinde değer kaybeden endeks, 13 bin puanın altına geriledi. Böylece BIST 100’ün Mart 2025’ten bu yana en düşük seviyesini gördüğü belirtildi.
Borsa İstanbul’da işlem gören 607 hissenin yalnızca 21’i pozitif bölgede günü tamamlarken, 134 hisse taban fiyatını gördü.
Açılışta ise 140 hissenin yüzde 5 veya daha fazla değer kaybetmesi, satış baskısının piyasanın geniş bölümüne yayıldığını gösterdi.
Finansal kiralama ve halka arz hisselerinde sert düşüş
Satışlar bazı sektör ve tema endekslerinde daha belirgin hale geldi.
Halka Arz Endeksi’nde gün içindeki kayıp yüzde 8’i aşarken, Finansal Kiralama ve Faktoring Endeksi yüzde 9,6 geriledi.
Fon tasfiyesi sürecindeki portföylerde yüksek ağırlığa sahip bazı şirketlerin paylarında art arda taban fiyat hareketleri görülmesi, bu hisselerdeki likidite ve fiyatlama sorunlarını piyasaların ana gündemlerinden biri haline getirdi.
18 hissenin BIST 100 ağırlığı yüzde 9,19
Marbaş Menkul Değerler, taban serisi devam eden 18 hissenin BIST 100 üzerindeki olası etkisini belirli varsayımlar altında analiz etti.
Analize göre söz konusu 18 şirketin BIST 100 içerisindeki toplam ağırlığı yüzde 9,19 seviyesinde bulunuyor. Bu grup içerisinde Destek Finans Faktoring’in tek başına yüzde 4,02’lik ağırlığa sahip olduğu belirtildi.
Marbaş’ın senaryosunda, endeksteki diğer hisselerin fiyatlarının sabit kaldığı ve söz konusu 18 hissenin 10 iş günü daha taban fiyatından işlem gördüğü varsayıldı.
Bu durumda BIST 100 üzerindeki toplam negatif etkinin yaklaşık 795 puana ulaşabileceği hesaplandı.
Bu hesaplama bir endeks hedefi veya piyasa tahmini değil, yalnızca belirli fiyat ve ağırlık varsayımları altında oluşturulan senaryo analizini ifade ediyor.
Beş hisse toplam etkinin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor
Marbaş Menkul Değerler’in çalışmasında, hesaplanan etkinin büyük bölümünün sınırlı sayıdaki hissede yoğunlaştığı belirtildi.
Destek Finans Faktoring, Katılımevim, Işıklar Enerji Yatırım Holding, Ral Yatırım Holding ve Kuyaş, analizdeki toplam negatif etkinin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturdu.
Diğer 83 BIST 100 şirketinin değişmediği varsayımı altında, söz konusu hisselerde taban fiyat serisinin 10 iş günü daha devam etmesi halinde endeks üzerinde yaklaşık yüzde 6’lık ek düşüş etkisi oluşabileceği hesaplandı.
Para piyasası fonlarından bir haftada 313,7 milyar TL çıktı
Satış baskısı yalnızca hisse senedi piyasasında görülmedi.
TEFAS verilerine göre para piyasası fonlarından geçen hafta toplam 313 milyar 717,8 milyon TL çıkış gerçekleşti.
Para piyasası fonlarından ayrılan yatırımcı sayısı da 54 bini aşarken, bu fonlarda halen 3,96 milyonun üzerinde yatırımcı bulunduğu belirtildi.
Fonlardan çıkışların yalnızca işlemleri durdurulan veya tasfiye kapsamına alınan ürünlerle sınırlı kalmaması dikkat çekti.
Büyük bankalar tarafından yönetilen para piyasası fonlarında da satış görülmesi, yatırımcıların yaşanan belirsizlik döneminde daha geniş ölçekte fonlardan çıkış yaparak farklı finansal araçlara veya nakde yöneldiğine işaret etti.
Goldman Sachs da son değerlendirmesinde para piyasası fonlarından çıkan kaynakların önemli bölümünün TL mevduat hesaplarına yöneldiğini bildirmişti.
Fon soruşturmasının kapsamı genişliyor
Fon piyasasındaki satışlarla eş zamanlı olarak yürütülen adli soruşturmanın kapsamı da genişliyor.
Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ paylarına ilişkin soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı iddiaları üzerine 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Bunlardan 15’i gözaltına alınırken firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü açıklandı.
Soruşturmanın mali boyutunda ise Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı bazı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketleri için tedbir uygulandı.
Bu işlemler devam eden soruşturma kapsamında alınan koruma tedbirleri niteliğinde bulunuyor ve ilgili kişilerin cezai sorumluluklarının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
131 fon için tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı
SPK, yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunu tasfiye sürecine aldı.
İlk açıklamada tasfiyenin en fazla üç ay içerisinde tamamlanması öngörülürken, Kurul daha sonra fonların portföy yapıları ve piyasa koşullarını dikkate alarak azami süreyi 6 aya çıkardı.
Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirilmiş durumda.
Fon portföylerindeki varlıkların yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilerek nakde çevrilmesi ve elde edilen tutarların yatırımcılara payları oranında dağıtılması planlanıyor.
Tasfiye edilen fonlar için “ortak havuz” seçeneği
Tasfiye sürecinin nasıl yönetileceğine ilişkin yeni seçeneklerin de değerlendirildiği öne sürülüyor.
Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre SPK’nın tasfiye kararı verdiği 131 fonun portföyündeki varlıkların ortak bir havuz altında toplanması seçenekler arasında bulunuyor.
Modelin hayata geçirilmesi halinde varlık satışları ve yatırımcıların geri ödeme talepleri daha merkezi bir yapı üzerinden yönetilebilir.
Ancak çalışmanın henüz erken aşamada olduğu, ortak havuzun hangi kurum tarafından yönetileceğinin ve fonlar arasındaki kayıp dağılımının nasıl hesaplanacağının netleşmediği belirtiliyor.
Nitelikli yatırımcı statüsü için halen 10 milyon TL olan finansal varlık sınırının yeniden artırılması da değerlendirilen seçenekler arasında gösteriliyor.
Belirsizlik fiyatlamaların merkezinde
Fon piyasasındaki çıkışlar, tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan hisselerde görülen taban hareketleri ve devam eden soruşturma, Borsa İstanbul’da kısa vadeli fiyatlamaların ana unsurları haline geldi.
Tasfiye sürecinin hangi yöntemle yürütüleceği, fon varlıklarının piyasaya hangi hızla çıkarılacağı ve olası ortak havuz modelinin detayları netleşene kadar özellikle ilgili fonların yüksek pozisyon taşıdığı hisselerde oynaklığın piyasaların gündeminde kalması bekleniyor.