Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Londra’da yaptığı “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı sunumda enflasyonla mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, gıda ve enerji fiyatlarında arz kaynaklı baskıların sürdüğünü belirtirken, iç talepteki yavaşlama ve hizmet sektöründe fiyat katılığının azalmasının dezenflasyon sürecini desteklediğini ifade etti.
Dezenflasyon Sürecinde Talep Koşulları Öne Çıkıyor
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon görünümünde gıda ve enerji fiyatlarının etkili olmaya devam ettiğini söyledi. Karahan, bu iki kalemde arz yönlü gelişmeler nedeniyle yukarı yönlü baskıların sürdüğünü, buna karşılık iç talepte gözlenen yavaşlamanın fiyat artışlarını sınırlayıcı yönde etki yaptığını belirtti.
Karahan’a göre, hizmet sektöründe fiyat katılığının azalması da dezenflasyon sürecini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Jeopolitik gerilimlerin azalması halinde gıda ve enerji enflasyonundaki yükseliş eğiliminin zayıflayabileceğini ifade eden Karahan, fiyatlama davranışlarında iyileşmenin sürece katkı sağlayacağını vurguladı.
Sunumda paylaşılan verilere göre, yılın ilk beş ayında temel mallarda birikimli enflasyon yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde hizmetlerde fiyat artışı yüzde 19,6 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde enflasyon yüzde 19,7’ye yükseldi. Enerji grubunda ise ilk beş aylık artış yüzde 24,8 seviyesine ulaştı.
Gıda Fiyatlarında İşlenmemiş Ürünlerin Etkisi Arttı
Gıda fiyatlarındaki yükselişte işlenmemiş ürünlerin belirleyici rol oynadığı bildirildi. Özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarında görülen artış, gıda enflasyonundaki yukarı yönlü seyrin temel unsurlarından biri oldu.
Verilere göre, geçen yılın ilk beş ayında taze meyve ve sebze fiyatlarındaki artış yüzde 25,8 düzeyindeyken, bu yıl aynı dönemde söz konusu oran yüzde 42’ye çıktı. Bu gelişme, arz koşullarının gıda fiyatları üzerindeki etkisinin belirginleştiğini gösterdi.
Hizmet Enflasyonunda Kira ve Eğitim Kalemleri Yavaşladı
TCMB sunumunda, hizmet sektöründeki fiyat katılığının bazı kalemlerde azaldığına dikkat çekildi. Özellikle kira ve eğitim hizmetlerinde fiyat artış hızının geçen yıla kıyasla gerilemesi, hizmet enflasyonundaki daha ılımlı görünümü destekledi.
Yılın ilk beş ayında kira fiyatlarındaki artış, geçen yıl aynı dönemdeki yüzde 25,8 seviyesinden yüzde 16,6’ya indi. Eğitim hizmetlerinde ise fiyat artışı yüzde 28,2’den yüzde 15,7’ye geriledi. Bu tablo, hizmet kalemlerinde fiyatlama davranışlarında kısmi bir normalleşmeye işaret etti.
Enflasyon Beklentilerindeki Bozulma Sınırlı Kaldı
Karahan, jeopolitik gelişmelere rağmen enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını belirtti. İç talepteki yavaşlamanın fiyatlama davranışlarında iyileşmeyi destekleyeceğini ifade eden Karahan, beklentilerdeki görünümün dezenflasyon süreci açısından yakından izlendiğini aktardı.
Haziran ayında 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,8 olarak ölçüldü. Aynı dönemde reel sektörün enflasyon beklentisi yüzde 33,1, hanehalkının beklentisi ise yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşti. Özellikle hanehalkı enflasyon beklentilerindeki gerilemenin geniş bir tabana yayıldığı belirtildi.
Ekonomik Aktivitede Yavaşlama Sinyalleri
TCMB Başkanı Karahan, ekonomik faaliyete ilişkin göstergelerde yavaşlama işaretleri görüldüğünü söyledi. Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 büyüdüğünü hatırlatan Karahan, kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini bildirdi.
Perakende satışlar ve kart harcamalarının da iç talepteki yavaşlamaya işaret ettiğini belirten Karahan, bu görünümün talep kaynaklı enflasyonist baskıların sınırlanması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Kredi Büyümesinde İvme Kaybı Yaşanıyor
Karahan’ın sunumunda kredi büyümesine ilişkin veriler de yer aldı. 12 Haziran itibarıyla toplam kredi büyümesinin yüzde 25,5’e gerilediği bildirildi. Bireysel kredilerde büyüme yüzde 41,6 olurken, kur etkisinden arındırılmış ticari kredilerde büyüme yüzde 20,5 seviyesinde gerçekleşti.
Kredi büyümesindeki yavaşlama, sıkı para politikası duruşunun finansal koşullar üzerindeki etkilerinden biri olarak öne çıktı. Karahan, kredi kanalındaki gelişmelerin iç talep ve enflasyon görünümü açısından takip edildiğini belirtti.
Enerji Fiyatları Cari Denge Üzerinde Baskı Oluşturuyor
Enerji fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde baskı yarattığını ifade eden Karahan, iç talepteki yavaşlamanın bu baskının cari açık üzerindeki etkisini sınırladığını söyledi. İhracatın dış talepteki yeniden dengelenmenin katkısıyla dirençli seyrini koruduğunu belirten Karahan, dış ticaret açığının ikinci çeyrekte gerilediğini kaydetti.
Cari işlemler açığının milli gelire oranının tarihsel ortalamalara kıyasla ılımlı seviyelerde bulunduğu ifade edildi. Bu görünümde ihracattaki dirençli seyir, iç talepteki dengelenme ve turizm gelirlerinin katkısı etkili oldu.
Turizm Gelirlerinde Olumlu Görünüm Korunuyor
Karahan, turizm gelirlerine ilişkin verilerin olumlu seyrini sürdürdüğünü açıkladı. Ocak-nisan döneminde seyahat gelirlerinin 13 milyar dolara ulaştığını belirten Karahan, aynı dönemde Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının 13,3 milyon olduğunu aktardı.
Turizm gelirlerindeki güçlü seyrin cari dengeye destek verdiği belirtildi. Seyahat gelirleri ve ziyaretçi sayısındaki artış, dış finansman ihtiyacı ve döviz gelirleri açısından öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
Türk Lirası Varlıklara Talep Güçlü Seyrediyor
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Türk lirası varlıklara yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini söyledi. Yeniden dolarizasyon riskine karşı sıkı para politikası duruşu, makroihtiyati tedbirler ve güçlü rezerv pozisyonunun TL varlıkları desteklediğini ifade etti.
Karahan’ın paylaştığı verilere göre, 30 Mart-19 Haziran döneminde hanehalkı net 4 milyar dolar döviz satışı gerçekleştirdi. Aynı dönemde hanehalkının net kıymetli maden satışı ise 300 milyon dolar oldu.
Mevduat ve yatırım fonları dahil edildiğinde Türk lirası varlıkların toplam içindeki payı 17 Haziran itibarıyla yüzde 60,3’e yükseldi. Yalnızca mevduatlar dikkate alındığında TL payı yüzde 61,1 olarak gerçekleşti.
TCMB Rezervleri 157 Milyar Dolar Seviyesinde
Karahan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezerv görünümüne ilişkin son verileri de paylaştı. Buna göre, TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri 19 Haziran itibarıyla 157 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Swap hariç net rezervlerin ise aynı tarih itibarıyla 35 milyar dolar olduğu bildirildi. Güçlü rezerv pozisyonunun, finansal istikrarın desteklenmesi ve Türk lirası varlıklara olan talebin korunması açısından önemli olduğu belirtildi.