Küresel piyasalarda, Orta Doğu’da gerilimin hafifleyebileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle toparlanma eğilimi öne çıkarken, yatırımcıların dikkati bugün açıklanacak ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı ile Fed Başkanı Jerome Powell’ın vereceği mesajlara çevrildi. Jeopolitik risklerin enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenirken, para piyasalarında Fed’in mart toplantısında politika faizini sabit bırakacağı beklentisi ağırlık kazanıyor.
Orta Doğu’da son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’dan gelen misillemelerin ardından yükselen gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olarak öne çıktı. Buna karşın, çatışmaların kısa vadede yatışabileceğine ilişkin beklentiler piyasalarda sınırlı da olsa iyimserliği destekledi. Yine de bölgedeki gelişmelerin uzun vadede ekonomik görünüm üzerindeki etkisine ilişkin belirsizlik sürüyor.
Fed’in Mart 2026 toplantısı piyasaların ana gündeminde
Fed’in 2026 Mart toplantısı, küresel piyasalarda günün en önemli başlıkları arasında yer alıyor. ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı; petrol fiyatları, altın piyasası ve enflasyon beklentileri açısından kritik önem taşıyor. Yılın başında Fed’in 2026 içinde iki faiz indirimi yapabileceğine yönelik beklentiler öne çıkarken, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin yeniden güç kazanması bu beklentilerin zayıflamasına neden oldu.
Artan enerji maliyetleri, enflasyon görünümüne ilişkin kaygıları artırırken, Fed’in yayımlayacağı politika metninde bu başlıklara ne ölçüde yer verileceği de yakından takip ediliyor. Uzmanlar, mevcut toplantıda politika faizinin değiştirilmemesini bekliyor. Bununla birlikte, toplantı sonrasında yapılacak açıklamaların yılın geri kalanına ilişkin para politikası görünümüne dair daha net sinyaller vermesi öngörülüyor.
Fed faiz kararı 18 Mart 2026’da açıklanacak
ABD Merkez Bankası’nın mart ayı faiz kararı, 18 Mart 2026 Çarşamba günü saat 21.00’de duyurulacak. Kararın ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşmasının ise saat 21.30’da başlaması bekleniyor.
Toplantı sonrasında yayımlanacak ekonomik projeksiyonlar ile Powell’ın değerlendirmeleri, yalnızca faiz patikasına değil, aynı zamanda ABD ekonomisinin genel görünümüne ilişkin ipuçları açısından da önem taşıyor. Piyasalar, Fed’in büyüme, enflasyon ve istihdam görünümüne dair güncel yaklaşımını dikkatle izleyecek.
Para piyasalarında faizlerin sabit tutulacağı beklentisi öne çıkıyor
Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in bu toplantıda politika faizini sabit bırakacağı yönünde güçlü bir beklentiye işaret ediyor. Buna rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fed’e faiz oranlarını derhal düşürmek amacıyla özel bir toplantı yapılması çağrısında bulunması dikkat çekti. Trump’ın faiz indirimine yönelik açıklamaları, karar öncesinde siyasi söylemlerin de gündemde kalmasına neden oldu.
Piyasa oyuncuları, faiz oranlarında bir değişiklik beklemese de Powell’ın açıklamalarında kullanılacak tonun, yıl içinde atılabilecek adımlar açısından belirleyici olacağını değerlendiriyor. Özellikle eylül ayının, yılın ilk olası faiz indirimi için öne çıkan dönemlerden biri olduğu ifade ediliyor.
ABD ekonomisine ilişkin veriler Fed beklentilerini şekillendiriyor
Geçen hafta açıklanan verilere göre ABD ekonomisi, 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 0,7 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. Daha önce yayımlanan öncü verilerde, aynı döneme ilişkin büyümenin yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilmişti. Aşağı yönlü revizyon, ekonomik aktivitenin ivmesine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan, Fed’in enflasyon göstergeleri arasında yakından izlediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ocakta aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 3,1 artış gösterdi. Gıda ve enerji kalemlerinin hariç tutulduğu bu veri, piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Söz konusu görünüm, enflasyonda istenen hızda bir yavaşlamanın henüz tam olarak sağlanamadığına işaret ederken, Fed’in temkinli duruşunu koruması yönündeki beklentileri destekledi.
FOMC kararı ve Powell’ın mesajları yakından izlenecek
Makroekonomik veri akışının yanı sıra, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) mart toplantısından çıkacak kararlar da yatırımcıların ana gündem maddeleri arasında bulunuyor. Karar metninde yer alacak ifadeler, ekonomik aktiviteye ilişkin değerlendirmeler ve enflasyon görünümüne yönelik vurgular, piyasalarda yön belirleyici unsurlar arasında yer alacak.
Özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskı oluşturma ihtimali, Fed’in iletişiminde öne çıkabilecek başlıklardan biri olarak görülüyor. Bu nedenle yalnızca faiz kararı değil, karar sonrasında yapılacak sözlü yönlendirmeler de piyasa fiyatlamaları üzerinde etkili olabilir.
2026 Fed toplantı takvimi açıklandı
Fed, 2026 yılı boyunca toplam 8 kez faiz kararı için toplanacak. Yılın geri kalanındaki toplantı tarihleri de piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Buna göre Fed’in 2026 takvimi mart ayında 17-18 Mart, nisan ayında 28-29 Nisan, haziran ayında 16-17 Haziran, temmuz ayında 28-29 Temmuz, eylül ayında 15-16 Eylül, ekim ayında 27-28 Ekim ve aralık ayında 8-9 Aralık tarihlerindeki toplantılardan oluşuyor.