Türkiye’nin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP), enflasyonda yeniden güçlü bir düşüş eğilimi oluşturulması için para ve maliye politikasından konut, gıda ve enerji arzına kadar uzanan sekiz temel başlığı öne çıkardı. Programda 2026 sonunda yüzde 28,4’e gerilemesi beklenen enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a indirilmesi hedefleniyor.
Jeopolitik gerilimler, küresel ticarette artan belirsizlikler, tarımsal üretimdeki arz koşulları ve maliyet yönlü baskılar nedeniyle son dönemde yavaşlayan dezenflasyon sürecinin, yılın kalan bölümünde ve 2027’den itibaren yeniden ivme kazanması öngörülüyor.
Yıllık enflasyon yüzde 75’ten yüzde 31,51’e geriledi
Haziran 2024’te başlayan dezenflasyon süreci, sıkı para politikası ve iç talepteki dengelenmenin etkisiyle devam etti.
2024 yaz aylarında yüzde 75 seviyelerine ulaşan yıllık tüketici enflasyonu, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,51’e kadar geriledi.
Bu süreçte sıkı para politikası duruşunun korunması, maliye ve gelirler politikalarının para politikasını desteklemesi, iç talebin daha ılımlı seyretmesi ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme etkili oldu.
Bununla birlikte dezenflasyonun son dönemde önceki hızını kaybetmesi, yeni dönemde uygulanacak politikaların kapsamını daha önemli hale getirdi.
Jeopolitik riskler dezenflasyonu yavaşlattı
OVP’de enflasyon görünümü açısından dış kaynaklı risklere de dikkat çekiliyor.
2026’nın ocak-ağustos döneminde ABD/İsrail-İran Savaşı ve bölgedeki diğer jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerinden maliyet baskısını artırdığı belirtiliyor.
Küresel ticarette devam eden belirsizliklerin yanı sıra tarımsal üretimdeki arz koşulları ve diğer maliyet yönlü gelişmeler de enflasyondaki düşüşün geçici olarak yataylaşmasına neden olan faktörler arasında gösteriliyor.
Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş; akaryakıt, ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden fiyatlama davranışlarını etkileyebilecek önemli bir risk başlığı olarak değerlendiriliyor.
OVP’de 2029 için yüzde 9 enflasyon hedefi
Orta Vadeli Program’daki enflasyon patikasına göre tüketici enflasyonunun 2026 sonunda yüzde 28,4 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
Programda sonraki yıllar için öngörülen oranlar şöyle:
- 2026: Yüzde 28,4
- 2027: Yüzde 21
- 2028: Yüzde 13,5
- 2029: Yüzde 9
Program döneminin temel hedeflerinden biri, dezenflasyon sürecini kesintisiz hale getirerek fiyatlama davranışlarındaki ataleti azaltmak ve enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olarak belirlendi.
Enflasyonun düşüşü için 8 kritik gelişme
OVP’de önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecinin hızlanmasında sekiz başlığın belirleyici olması bekleniyor:
- Para politikasındaki kararlı duruşun sürdürülmesi: Enflasyon beklentileri ve iç talep üzerinde sıkılaştırıcı etkinin korunması hedefleniyor.
- Maliye politikasının dezenflasyona güçlü destek vermesi: Kamu harcamaları, bütçe politikası ve diğer mali araçların para politikasıyla eşgüdümünün sürdürülmesi öngörülüyor.
- Yurt içi talepte dengelenmenin devam etmesi: Talep koşullarının enflasyon üzerinde yeniden güçlü bir baskı yaratmaması amaçlanıyor.
- Türk lirasındaki istikrarlı görünümün korunması: Kur hareketlerinin maliyetler ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkisinin sınırlandırılması hedefleniyor.
- Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sürmesi: Hanehalkı, reel sektör ve piyasa katılımcılarının beklentilerindeki düşüşün fiyatlama davranışlarına yansıması bekleniyor.
- Hizmet enflasyonundaki ataletin zayıflaması: Özellikle kira ve hizmet gruplarında geriden gelen fiyat ayarlamalarının zaman içerisinde etkisini kaybetmesi öngörülüyor.
- Konut ve gıdada arz yönlü tedbirlerin güçlenmesi: Arz kapasitesini artıracak politikalarla fiyat baskılarının azaltılması hedefleniyor.
- Enerji fiyatlarının normalleşmesi: Petrol, doğal gaz ve diğer enerji maliyetlerinde gerilemenin üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonu desteklemesi bekleniyor.
Hizmet enflasyonu ve beklentiler yakından izlenecek
Programın en kritik alanlarından birini hizmet fiyatlarındaki katılık oluşturuyor. Mal fiyatlarında maliyet ve talep koşullarındaki değişiklikler daha hızlı etkili olabilirken, kira ve diğer hizmet gruplarında fiyatların daha gecikmeli uyarlanması enflasyondaki düşüş hızını sınırlayabiliyor.
Bu nedenle OVP döneminde hizmet enflasyonundaki ataletin kademeli biçimde zayıflaması ve beklentilerdeki iyileşmenin fiyatlama davranışlarına daha güçlü yansıması bekleniyor.
Konut ve gıda tarafında uygulanması planlanan arz yönlü politikalar da para politikasının doğrudan kontrol edemediği fiyat baskılarının azaltılmasında tamamlayıcı araçlar arasında değerlendiriliyor.
Enerji fiyatlarındaki normalleşme kritik önem taşıyor
Son dönemde jeopolitik gelişmelerle yeniden yükselen enerji fiyatları, OVP’deki enflasyon patikasının önemli dış risklerinden biri konumunda bulunuyor.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarında normalleşme sağlanması halinde ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetlerinin hafiflemesi ve bunun tüketici fiyatlarına zaman içinde yansıması bekleniyor.
OVP’nin 2029’da yüzde 9 enflasyon hedefi, sıkı para politikasının yanı sıra maliye politikasındaki eşgüdümün, iç talepteki dengelenmenin, Türk lirasındaki istikrarın ve özellikle enerji, konut ve gıda tarafındaki arz koşullarının birlikte iyileşeceği bir politika çerçevesine dayanıyor.