Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın son çeyreğinde iki kez 100’er baz puanlık faiz indirimi yaparak politika faizini 2026 sonunda yüzde 35’e çekmesini bekliyor. Banka, iç ekonomik koşulların giderek faiz indirimlerini desteklediğini ancak yüksek enerji fiyatları ve bozulan dış koşulların TCMB’yi temkinli davranmaya zorladığını belirtti.
Deutsche Bank analisti Yiğit Onay tarafından yayımlanan değerlendirmede, TCMB’nin son Para Politikası Kurulu toplantısında beklentiler doğrultusunda politika faizini değiştirmediğine dikkat çekildi.
Ağustosta fiili olarak 300 baz puanlık gevşeme sağlandı
Deutsche Bank, TCMB’nin ağustos ayının ikinci yarısında fonlama kompozisyonunu yeniden haftalık repo kanalına kaydırmasının yaklaşık 300 baz puanlık fiili gevşeme anlamına geldiğini değerlendirdi.
Banka, bu adımın ardından enerji fiyatları üzerinden enflasyon, cari denge ve bütçe görünümüne ilişkin dış risklerin arttığı bir dönemde TCMB’nin hemen yeni bir faiz indirimi yapma ihtiyacının azaldığını belirtti.
Notta, temmuz toplantısına kıyasla Merkez Bankası’nın enflasyon görünümüne ilişkin daha yapıcı bir ton benimsediği ifade edildi. Buna karşılık dış koşullardaki bozulmanın para politikasında hızlı bir gevşemeyi sınırladığı kaydedildi.
“İç koşullar daha düşük faizi destekliyor”
Deutsche Bank, TCMB’nin ileriye dönük yönlendirmesinde temmuz toplantısına kıyasla önemli bir değişiklik bulunmadığını belirtti.
Yiğit Onay, mevcut görünümü şu çerçevede değerlendirdi:
“İç koşullar giderek daha düşük faiz oranlarını gerektiriyor, ancak dış ortam henüz yeterli güveni sağlamıyor.”
Banka, TCMB’nin rezerv birikiminin bir miktar durakladığını ancak cari pozisyonlardan kaynaklanan çıkışlara rağmen rezerv kayıplarının sınırlı kaldığını bildirdi. Bu görünümün, iç dinamiklerin genel olarak olumlu yönde ilerlediğine işaret ettiği belirtildi.
Petrol fiyatları faiz indirimi için en önemli risklerden biri
Deutsche Bank’a göre dış koşullar, önceki PPK toplantısından bu yana belirgin şekilde kötüleşti.
Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin kısa vadeli enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü riskleri artırdığı ifade edildi.
Banka, TCMB’nin enerji fiyatlarına ilişkin risklere daha fazla ağırlık vermesinin, ağustosta gerçekleşen yaklaşık 300 baz puanlık fiili gevşemenin hemen ardından yeni bir faiz indiriminin erken olacağı görüşüyle uyumlu olduğunu belirtti.
Dördüncü çeyrekte iki faiz indirimi bekleniyor
Deutsche Bank, enerji fiyatlarındaki belirsizliğin yılın son çeyreği açısından en önemli risk unsurlarından biri olmaya devam ettiğini vurguladı.
Buna rağmen mevcut koşulların daha da kötüleşmeyip istikrar kazanması halinde bankanın temel senaryosu değişmedi.
Bu senaryoya göre TCMB’nin dördüncü çeyrekte iki kez 100 baz puanlık faiz indirimi yapması ve politika faizini yıl sonunda yüzde 35’e çekmesi bekleniyor.
2027 ortasında enflasyon için yüzde 26,5 tahmini
Deutsche Bank, 2026’nın ikinci yarısında yaşanan enerji şokunun ardından oluşacak olumlu baz etkilerinin 2027’nin ilk yarısında dezenflasyonu desteklemesini bekliyor.
Bankanın tahminine göre yıllık enflasyon 2027 ortalarında yaklaşık yüzde 26,5’e gerileyebilir.
Bu görünümün, TCMB’nin pozitif reel faiz tamponunu koruyarak politika faizini 2027’nin ikinci çeyreğinin sonuna doğru yüzde 31,5 seviyesine indirmesine imkan sağlayabileceği değerlendiriliyor.
2027 sonu için faiz tahmini yüzde 30
Deutsche Bank, 2027 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 25, politika faizi tahminini ise yüzde 30 olarak koruyor.
Söz konusu tahminler, Türkiye’de seçimlerin 2028 yılının ilk yarısında gerçekleştirileceği varsayımına dayanıyor. Bankanın faiz patikasındaki temel risk ise enerji fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelerek enflasyon ve dış denge üzerindeki baskıyı artırması olarak öne çıkıyor.