featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Goldman Sachs’tan Türkiye ihracat analizi

Goldman Sachs’tan Türkiye ihracat analizi

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Goldman Sachs, Türkiye’nin ihracat performansını incelediği raporda reel ihracatın 2022-2024 döneminde büyük ölçüde yatay seyrettiğini, 2025’in ikinci yarısından itibaren ise gerilemeye başladığını bildirdi. Kuruluş, ihracattaki ivme kaybının cari işlemler dengesi ve Türkiye’nin dış pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’nin Reel İhracatındaki Güçlü Dönem Sona Erdi

Goldman Sachs’ın “Türkiye İhracat Yavaşlamasının Anatomisi” başlıklı raporunda, ihracattaki zayıflamanın nedenleri, ürün grupları ve hedef pazarlar bazında ele alındı. Cari denge üzerindeki etkilerin yanı sıra mevcut ekonomi politikalarının ihracat görünümüne olası yansımaları da incelendi.

Rapora göre Türkiye, 2009-2019 yılları arasında gelişmekte olan ekonomiler içinde reel ihracatını en güçlü artıran ülkeler arasında yer aldı. Ancak bu performans son yıllarda belirgin şekilde zayıfladı.

Reel ihracatın 2022 ile 2024 yılları arasında büyük ölçüde durgunlaştığı, 2025’in ikinci yarısından itibaren ise aşağı yönlü bir görünüm sergilemeye başladığı kaydedildi.

Cari Açığın 60 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor

Goldman Sachs, ihracat performansındaki bozulmanın Türkiye’nin cari işlemler dengesi üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu belirtti.

Kuruluş, cari işlemler açığının 2026 yılı sonunda yaklaşık 60 milyar dolara ulaşacağını tahmin etti. Bu tutarın Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 3,5’ine karşılık geleceği öngörüldü.

İhracat gelirlerindeki zayıflamanın devam etmesi halinde dış ticaret ve cari denge üzerindeki baskının artabileceğine işaret edildi.

Ara Malı İhracatında Pazar Payı Kaybı Yaşanıyor

Raporda, ihracattaki yavaşlamanın ilk olarak ara mallarında başladığı, daha sonra tüketim mallarına yayıldığı belirtildi. Sermaye mallarının ise diğer ürün gruplarına kıyasla daha dirençli bir performans gösterdiği ifade edildi.

Türkiye’nin ara malı ihracatında yaşadığı pazar payı kayıplarının büyük ölçüde Çin kaynaklı rekabetten kaynaklandığı bildirildi. Avrupa dışındaki pazarlarda da Türk ihracatçılarının rekabet gücünün zayıfladığı kaydedildi.

Çin’in ara malı ihracatındaki güçlü konumunun, Türkiye’nin benzer ürün gruplarındaki dış satışlarını ve pazar payını sınırladığı belirtildi.

Tüketim Mallarında Avrupa Pazarı Baskı Altında

Tüketim mallarındaki pazar payı kayıplarının ise ağırlıklı olarak Çin dışındaki ihracatçılar tarafından doldurulduğu ifade edildi.

Özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa pazarındaki paylarını artırdığı, bu durumun Türkiye’nin bölgedeki tüketim malı ihracatını olumsuz etkilediği aktarıldı.

Avrupa ve Orta Doğu ekonomilerindeki büyüme hızının zayıflaması da Türkiye’nin bu bölgelere yönelik ihracatındaki gerilemenin başlıca nedenleri arasında gösterildi.

Çin Rekabeti Türkiye’yi Daha Fazla Etkiliyor

Goldman Sachs, Çin kaynaklı ihracat rekabetinin birçok ülke üzerinde baskı oluşturduğunu ancak Türkiye’nin ihracat yapısı nedeniyle bu etkiden daha fazla etkilendiğini değerlendirdi.

Türkiye’nin ihracatının önemli bölümünün ara malları ve tüketim mallarından oluşması, Çinli üreticilerle rekabeti daha belirgin hale getiriyor.

Raporda, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin de Türkiye’ye benzer bir ihracat profiline sahip olduğu belirtildi. Ancak bu ülkelerin ihracatının belirli pazarlarda yoğunlaşmasının, Çin kaynaklı rekabet baskısını kısmen sınırlandırdığı ifade edildi.

İhracat Fiyatlarındaki Artış Rekabet Gücünü Zayıflattı

Goldman Sachs, Türkiye’nin ihracat fiyatlarının özellikle 2019’dan bu yana Polonya ve Mısır gibi rakip ülkelere göre daha hızlı yükseldiğine dikkat çekti.

İhracat fiyatlarındaki artışın, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki fiyat avantajını azaltarak rekabet gücü üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

Üretim maliyetleri, enerji fiyatları, ücretler ve döviz kuru hareketlerinin ihracat fiyatları üzerinde etkili olduğu, bu görünümün pazar payı kayıplarını hızlandırabileceği ifade edildi.

İhracattaki Zayıflama Dezenflasyon Programını Etkileyebilir

Raporda, rekabet gücündeki gerilemenin cari işlemler açığını büyüttüğü ve bunun Türkiye’de uygulanan dezenflasyon programı açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi.

Ekonomi yönetiminin dış dengedeki baskıların farkında olduğu ve önceki dönemlere kıyasla politika değişiklikleri için daha geniş bir hareket alanına sahip bulunduğu kaydedildi.

Goldman Sachs, mevcut ekonomi politikasının önceliklerinden birinin dış dengenin yeniden istikrara kavuşturulması olduğunu bildirdi. Ancak dış dengeyi desteklemek amacıyla atılabilecek adımların enflasyondaki düşüş hızını sınırlayabileceği öngörüldü.

Türk Lirasındaki Değer Kaybı Faiz Politikasını Etkileyebilir

Goldman Sachs, finansal istikrarın korunması açısından ekonomideki dolarizasyondan uzaklaşma eğiliminin sürdürülmesinin önem taşıdığını belirtti.

Türk lirasında beklenenden daha hızlı değer kaybı yaşanması halinde, döviz talebini ve enflasyon baskılarını sınırlamak amacıyla politika faizinin piyasa beklentilerinden daha yüksek seviyelerde tutulmasının gerekebileceği ifade edildi.

Raporda, ihracat rekabetinin güçlendirilmesi, cari açığın kontrol altında tutulması ve Türk lirasına güvenin korunmasının ekonomi politikalarının temel başlıkları arasında yer aldığı kaydedildi.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!