Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel enerji fiyatlarında yaşanan artışın Türkiye’ye etkilerini sınırlamak için eşel mobil sisteminin devreye alındığını belirterek, uygulama olmasaydı mazotun litresinin 90 liraya, benzinin ise yaklaşık 79 liraya çıkacağını söyledi. Şimşek, enerji şokunun enflasyon ve dış denge üzerinde baskı oluşturduğunu ancak alınan önlemlerle bu etkinin önemli ölçüde sınırlandığını ifade etti.
Küresel Enerji Şokunun Türkiye’ye Etkisi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bölgedeki savaşın küresel ekonomide ciddi bir enerji arz şokuna yol açtığını belirten Şimşek, Türkiye’nin enerji arzı konusunda doğrudan bir sorun yaşamadığını ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin dış denge ve enflasyon üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının oldukça düşük seviyede olduğunu dile getiren Şimşek, buna rağmen küresel piyasalardaki fiyat artışlarının Türkiye ekonomisini etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Şimşek, dünyada büyük bir arz şoku yaşandığını vurgulayarak Türkiye’nin bu gelişmelerden tamamen bağımsız kalamayacağını ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki artışın dış dengede ilave açık oluşturduğunu belirten Şimşek, söz konusu gelişmenin enflasyonist etkiler de doğurduğunu söyledi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin hem hane halkı hem de reel sektör üzerindeki baskısını azaltmak için eşel mobil sisteminin devreye alındığını aktardı.
Eşel Mobil Sistemiyle Akaryakıt Fiyatlarındaki Artış Sınırlandı
Bakan Şimşek, akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV bulunduğunu hatırlatarak, eşel mobil sistemi üzerinden ÖTV’den feragat edildiğini ve böylece küresel fiyat şokunun vatandaşa yansımasının sınırlandığını bildirdi.
Şimşek, eşel mobil uygulaması devreye alınmamış olsaydı bugün litresi 90 lira seviyesine çıkacak mazotun 73 liranın altında olduğunu belirtti. Benzin fiyatına ilişkin de bilgi veren Şimşek, eşel mobil sistemi olmasaydı benzinin litre fiyatının yaklaşık 79 liraya ulaşacağını, mevcut durumda ise yaklaşık 65 lira seviyesinde bulunduğunu söyledi.
Bu uygulama sayesinde enerji fiyatlarındaki şokun önemli bir bölümünün vatandaşlara, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere, sanayicilere ve esnafa yansıtılmadığını dile getiren Şimşek, eşel mobil sisteminin hem alım gücünü hem de üretim ve ticaret faaliyetlerini destekleyen bir mekanizma olarak kullanıldığını ifade etti.
Enflasyondaki Artışın Daha Sınırlı Kalması Hedeflendi
Mehmet Şimşek, büyük bir küresel şoka rağmen bütçede oluşan alanın vatandaşın alım gücünü korumak amacıyla kullanıldığını belirtti. Eşel mobil sisteminin devreye alınmaması halinde enflasyondaki artışın çok daha belirgin olacağını söyleyen Şimşek, mevcut yansımanın üçte bir oranına dahi ulaşmadığını ifade etti.
Ham petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan pompa fiyatlarına yansıtılması durumunda enflasyonun çok daha yüksek seviyelere çıkacağını belirten Şimşek, eşel mobil sistemiyle enflasyon üzerindeki baskının da sınırlandığını kaydetti.
Şimşek, iş dünyasının rekabet gücünü önemsediklerini vurgulayarak eşel mobil uygulamasıyla çiftçinin, esnafın, sanayicinin ve ihracatçının desteklendiğini söyledi. Bakan Şimşek, bu adımın temel amacının vatandaşın alım gücünü ve Türkiye’nin rekabet gücünü korumak olduğunu ifade etti.
Eşel Mobilin Bütçeye Maliyeti Açıklandı
Bakan Şimşek, eşel mobil sisteminin bütçe üzerindeki etkisine de değindi. Uygulamanın ilk iki ayda bütçeye maliyetinin 90 milyar lira olduğunu belirten Şimşek, bunun yaklaşık 2 milyar dolara karşılık geldiğini söyledi.
Yıl genelinde benzer koşulların devam etmesi halinde toplam etkinin yaklaşık 600 milyar liraya ulaşabileceğini bildiren Şimşek, bugünkü fiyatlarla 13-14 milyar dolarlık bir büyüklükten söz edildiğini ifade etti.
Bütçe disiplininin sağlanmamış olması durumunda bu adımın atılmasının mümkün olmayacağını belirten Şimşek, kamuda tasarruf, gelir artırıcı önlemler, harcama kontrolü ve bütçe açığındaki düşüş sayesinde eşel mobil sisteminin uygulanabildiğini kaydetti. Şimşek, bütçede sağlanan performansın enerji şokunun etkisini sınırlandırmada önemli rol oynadığını dile getirdi.
Savunma Sanayisinin Ekonomideki Rolüne Vurgu
Şimşek, açıklamalarında Türkiye’nin savunma sanayisine de değindi. Türkiye’nin güçlü bir savunma sanayisine sahip olduğunu belirten Şimşek, bu kapasitenin ülkenin çatışmalardan uzak durmasına katkı sağlayan caydırıcı bir unsur olduğunu söyledi.
Savunma sanayisinin yalnızca güvenlik alanında değil, sanayide yüksek katma değerli dönüşüm açısından da önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisi ve hizmetlerde uzun süredir önemli bir merkez konumunda bulunduğunu belirtti. Şimşek, bu avantajların daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Yeni Düzenlemeyle İhracat ve Doğrudan Yatırımlar Desteklenecek
Meclise sunulan teklifin ihracatı, doğrudan yatırımları ve çok uluslu şirketlerin bölgesel merkezlerini Türkiye’ye çekmeyi amaçladığını belirten Şimşek, bu başlıklar üzerinde uzun süredir çalışıldığını söyledi.
Finansmanın kalitesini artırmanın önemine işaret eden Şimşek, borç yaratmayan doğrudan sermaye girişlerinin Türkiye ekonomisi açısından öncelikli olduğunu ifade etti. Şimşek, Türkiye’ye uzun vadeli ve kalıcı sermaye çekmenin ekonomi politikalarının temel hedeflerinden biri olduğunu belirtti.
Transit Ticaret Teşviki Güçlendirilecek
Bakan Şimşek, yeni düzenleme kapsamında öne çıkan başlıklardan birinin transit ticaret olduğunu söyledi. Singapur, Hollanda ve Hong Kong gibi ülkelerin önemli transit ticaret merkezleri olduğunu hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin de bu alandaki potansiyelini artırmayı hedeflediğini bildirdi.
Transit ticaret teşvikinin yeni olmadığını ancak düzenlemeyle önemli ölçüde güçlendirileceğini belirten Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde transit ticaret faaliyeti yürüten firmalara yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası sağlanacağını açıkladı. İstanbul Finans Merkezi dışında Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde transit ticaret yapan firmalar için ise kurumlar vergisi istisnasının yüzde 95 olarak uygulanması planlanıyor.
Şimşek, bu adımın kısa vadede hemen sonuç vermeyebileceğini ancak orta ve uzun vadede Türkiye’nin önemli bir ticaret merkezi haline gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
İmalatçı İhracatçılar İçin Kurumlar Vergisi İndirimi Planlanıyor
Şimşek, düzenlemenin ihracat ve imalat sanayisini teşvik etmeye yönelik olduğunu belirterek Türkiye’de genel kurumlar vergisi oranının yüzde 25, finans sektörü için ise yüzde 30 olduğunu hatırlattı.
Yeni teklifin kabul edilmesi halinde imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, diğer ihracatçılar için ise yüzde 14’e indirilmesinin hedeflendiğini kaydeden Şimşek, bu düzenlemenin Türkiye’nin yatırım çekme kapasitesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin büyük bir iç pazara sahip olduğunu belirten Şimşek, amaçlarının hem yurt içinden hem de küresel ölçekte ihracata dayalı imalat sanayi yatırımlarını Türkiye’ye çekmek olduğunu ifade etti. Bu yolla yatırımların artırılması ve dış ticaret açığının azaltılması hedefleniyor.
Küresel Şirketlerin Hizmet Merkezleri İçin Vergi Avantajı
Bakan Şimşek, nitelikli hizmet merkezlerinin Türkiye’ye taşınmasını teşvik etmek istediklerini de açıkladı. Google, Microsoft ve Apple gibi küresel şirketlerin hizmet faaliyet merkezlerini Türkiye’ye getirmesinin hedeflendiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin sanayi ve hizmetler alanında güçlü bir üs konumunda bulunduğunu söyledi.
Şimşek, hizmet merkezini Türkiye’ye taşıyan ve gelirlerinin en az yüzde 80’ini yurt dışından elde eden şirketler için İstanbul Finans Merkezi’nde 20 yıl süreyle kurumlar vergisinin sıfırlanacağını bildirdi. Merkezin İstanbul Finans Merkezi dışında konumlanması halinde ise kurumlar vergisinde yüzde 95 indirim sağlanması planlanıyor.
Bu kapsamda nitelikli istihdam desteklerinin de gündemde olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’den ve yurt dışından çalışacak personel için 4 ila 6 asgari ücrete kadar gelir vergisi istisnası sunulacağını söyledi. Şimşek, Türkiye’ye gelmek isteyen büyük şirketlerin bulunduğunu ve bu alanda ciddi ilgi beklediklerini ifade etti.
Yurt Dışından Sermaye Girişine Yeni Statü
Şimşek, yurt dışından sermaye girişini teşvik etmek amacıyla yeni bir statü oluşturulacağını söyledi. Dünyada vergi avantajlarına bağlı olarak yüksek gelir gruplarının ikametlerini farklı ülkelere taşıyabildiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu hareketlilikten pay almasının hedeflendiğini ifade etti.
Yeni düzenlemeyle sermayesini Türkiye’ye getiren kişilere, yurt dışından elde edip Türkiye’ye getirdikleri gelirler için 20 yıl süreyle vergi istisnası sağlanması planlanıyor. Şimşek, Türkiye’de çalışarak elde edilen kazançların vergilendirileceğini ancak yurt dışından kazanılıp Türkiye’ye getirilen gelirlerin vergiden istisna tutulacağını belirtti.
Geçmişte varlık barışı uygulamalarının yapıldığını hatırlatan Şimşek, yeni düzenlemenin önceki uygulamalardan farklı yönleri olacağını söyledi. Şimşek, yalnızca kaynağın Türkiye’ye getirilmesini veya beyan edilmesini yeterli görmeyeceklerini, vergi muafiyetinden yararlanılabilmesi için kaynağın sistemde belirli bir süre tutulmasını isteyeceklerini vurguladı.
Normal şartlarda yüzde 5 vergi öngördüklerini ifade eden Şimşek, bu oranın Cumhurbaşkanı tarafından yüzde 10’a çıkarılabileceğini ya da sıfıra indirilebileceğini söyledi. Vergi oranlarının, kaynağın bankada veya Hazine kağıtları ile tahvillerde tutulma süresine ve kullanılan finansal enstrümana göre farklılaştırılması planlanıyor.
Vergi Borçlarında Taksitlendirme Kolaylığı
Bakan Şimşek, vergi ödeme iradesi bulunan ancak ekonomik koşullar nedeniyle zorluk yaşayan mükellefler için taksit sayısının artırılmasına yönelik Meclisten yetki istediklerini söyledi.
Mevcut durumda 36 aya kadar vade imkanı bulunduğunu hatırlatan Şimşek, bu sürenin 72 aya kadar çıkarılmasının gündemde olduğunu bildirdi. Vergi borçlarının yapılandırılmasında teminat konusunun da ele alındığını belirten Şimşek, özellikle esnaf ve KOBİ’ler için belirli bir seviyeye kadar teminat aranmaması yönünde esneklik sağlanmasının planlandığını aktardı.
Şimşek, piyasadan yapılandırma talebi geldiğini belirterek yetkilerin alınmasının ardından daha uzun vadeli taksitlendirme için bir çerçeve oluşturulacağını söyledi. Faiz konusunda Bakanlığın yetkisi bulunduğunu belirten Şimşek, hiçbir koşulda enflasyonun altında kalmayacak şekilde taksitlendirme ve yapılandırma kolaylığı sağlanabileceğini, ancak bunun af niteliği taşımayacağını ifade etti.
Hayat Pahalılığıyla Mücadele Öncelikli Başlık
Şimşek, Orta Vadeli Program’ın yılda bir kez eylül ayında açıklandığını hatırlatarak ekonomi yönetiminin önceliklerinde değişiklik olmadığını söyledi. Dezenflasyon sürecinin korunacağını belirten Şimşek, enflasyonun düşürülmesi ve hayat pahalılığıyla mücadelenin en önemli öncelik olduğunu vurguladı.
Petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle yaz aylarında yeni bir değerlendirme yapılacağını belirten Şimşek, 2026 yılının gözden geçirilerek 2027 ve sonrası için orta vadeli perspektifin sunulacağını söyledi. Şimşek, yıl içinde enflasyonu yüzde 20 ve hatta yüzde 20’nin altında görmeyi beklediklerini ancak yaşanan enerji şokuyla birlikte enflasyonun bir miktar daha yüksek seyredebildiğini ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın enflasyonu doğrudan yaklaşık 1,1 puan yükselttiğini belirten Şimşek, petroldeki her 10 dolarlık artışın cari açığı doğrudan 3-4 milyar dolar artırdığını bildirdi. Doğal gazda benzer bir artış yaşanması halinde bu etkinin yaklaşık 5 milyar dolar seviyesine çıkabileceğini söyleyen Şimşek, petrol fiyatının 65 dolar yerine 95 dolar seviyesinde olması durumunda yaklaşık 15 milyar dolarlık ilave açık oluşabileceğini ifade etti.
Bütçe açığının yüzde 3,5’ten yüzde 4’e çıkabileceğini belirten Şimşek, cari açığın milli gelire oranında 1-2 puanlık artışın yönetilebilir olduğunu söyledi. Piyasalarda yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 27’ye yükseldiğini aktaran Şimşek, ekonomi yönetiminin hedefinin enflasyonu yeniden yüzde 20’li seviyelere indirmek olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin bölgesel krize güçlü bir pozisyonda girdiğini belirten Şimşek, 2023 ortasına kıyasla ciddi rezerv birikimi sağlandığını ve bunun enerji şokunun daha sınırlı hissedilmesine katkı sunduğunu ifade etti. Şimşek, enflasyonda da mesafe alındığını belirterek bu yıl güçlü bir odaklanmayla enflasyonun yeniden yüzde 20’li rakamlara indirilmesinin hedeflendiğini söyledi.