Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile ASELSAN, ithal olarak temin edilen ürünlerin yerli imkanlarla üretilip belgelendirilmesine ilişkin “millileştirme” faaliyetlerinin yaygınlaştırılması için işbirliği yaptı.
TSE tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin sanayisini güçlendirecek, ithal edilen ürünlerin yerli olanaklarla üretilmesinin önünü açacak “raylı sistemler ve diğer konuları içeren çerçeve işbirliği protokolü”, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, ASELSAN Genel Müdürü Haluk Görgün, ASELSAN Ulaşım Güvenlik Enerji ve Sağlık Sektör Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Çelik ile ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Nuh Yılmaz tarafından imzalandı.
TSE Başkanı Şahin, imza töreninde gerçekleştirdiği konuşmada, Enstitü ve ASELSAN’ın kuruluş amacı, misyonları ve hedefleri açısından ortak noktaya sahip olduğunu ifade etti.
Bunun sanayide ve teknolojide dışa bağımlılığı azaltmak ve küresel aktör olmak için yapıldığını belirten Şahin, ASELSAN’ın, ülkenin gözbebeği ve gurur kaynağı kuruluşlarından biri olduğunun altını çizdi. Şahin, şunları söyledi:
“Enstitümüzün temel faaliyet alanları olan standardizasyon, uygunluk değerlendirme ve eğitim alanları tüm sektörleri yatay olarak kesmektedir. Dolayısıyla Enstitü olarak temel amaçlarımızdan biri, sanayicimizin uygunluk değerlendirme ve eğitim alanındaki ihtiyaçları konusunda altyapımızı güçlendirerek sanayicimizin maliyetlerini düşürüp kalite seviyesini yükseltmek, aynı zamanda da uygunluk değerlendirme sektöründeki dışa bağımlılığı azaltıp yerlileşmeyi ve yerlilik oranını artırmaktır. Bu doğrultuda Enstitümüzün en temel paydaşlarından biri de ASELSAN’dır.”
ASELSAN ve TSE’nin işbirliğini daha stratejik ve sistemli hale getirmek adına protokol imzaladığına değinen Şahin, şunları söyledi:
“Bu protokol vasıtasıyla ASELSAN’ın yurt içinde ve dışındaki enerji, ulaşım, savunma, güvenlik, sağlık, bilgi teknolojileri, haberleşme gibi sektörlerde yürüttüğü program ve projelerde standardizasyon, belgelendirme, gözetim, muayene, test, laboratuvar faaliyetleri, mühendislik ile millileştirme, tedarikçi geliştirme, kaynak bulma, oluşturma faaliyetlerinde birlikte hareket etmeyi amaçlıyoruz. Öncelik vereceğimiz alanlar, rüzgar enerjisi, demir yolu sistemleri, alt sistemler ve aksamları, araç homologasyon, kamera test, belgelendirme, laboratuvar altyapılarının kullanılması ve tedarikçi değerlendirme alanlarıdır.”
“Bilgi birikimimizi aktarmak için sorumluluk taşıyoruz”
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Görgün de Türkiye’nin batıya göre en büyük avantajlarından birinin insan kaynağı olduğunu ifade etti.
Bir ürünün standardizasyon, sertifikasyon, çevre koşulları, kalite testleri sonrasında değerinin artarak kilogramı 1000 dolar olabilecek bir sisteminin parçası olduğunu söyleyen Görgün, “Türkiye’nin şu anda ihracatı kilogram başına 1,5 dolar civarında. ASELSAN’ın kilogram başı ihracatı 1000 dolar civarında. Onun için bazen sahadaki alt yüklenicilerimize ve beraber çalıştığımız firmalara ek olarak yeni oyuncular katmak adına, teşvik etmek için de bunları söylüyorum, herkes savunma sanayinin parçası olabilir.” dedi.
Savunma sanayisinde elde edilen bilgi birikimiyle Türkiye’nin sivil alandaki teknolojik ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına da sorumluluk taşıdıklarını belirten Görgün, şunları söyledi:
“Bu birlikteliği çok anlamlı buluyorum. Birlikte yapacağımız çok işler var. Bizim çalışanlarımız iyi mühendislerdir. İyi okullardan çıkmış, Türkiye’nin en güzide kurumunda çalışmış, yıllarca gözde olan projelerde alın teri, akıl teri dökmüş arkadaşlarımızdır. Sizlerin de çok önemli saha tecrübeniz var. Bu tecrübeyle birlikte ülkemize hizmet edeceğiz. Dilerim ki bu yaklaşımlar diğer güzide firmalara da örnek olur, devamı gelir.”
Protokolle, TSE ve ASELSAN, rüzgar enerjisi, demir yolu sistemleri, alt sistemleri, aksamları, araç homologasyon, kamera test/belgelendirme, laboratuvar altyapılarının kullanılması ve tedarikçi değerlendirme konularında ortak çalışma gerçekleştirecek.
ASELSAN’ın tedarik ekosisteminin güçlendirilmesi için yan sanayi faaliyet alanlarında mevcut ve potansiyel firmalar denetlenecek, yetkinlik değerlendirmesi ve belgelenmesi adına işbirlikleri yapılacak. İthal olarak temin edilen ürünlerin yerli imkanlarla üretilmesine yönelik yürütülen “millileştirme” faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve yeni firmaların tespit edilmesi alanında ortak çalışma yapacak.