featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Vergi düzenlemesi TBMM’de kabul edildi

Vergi düzenlemesi TBMM’de kabul edildi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Vergiye yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanunla kamu alacaklarının tecilinden yurt dışı kazançlara yönelik vergi istisnasına, nitelikli hizmet merkezlerinden varlıkların Türkiye’ye getirilmesine kadar birçok alanda yeni hükümler getirildi.

Kamu Borçlarında 72 Aya Kadar Tecil İmkanı

Kanunla Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da değişikliğe gidildi. Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi, haciz uygulanması ya da haczedilmiş malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazılı başvuru yapılması ve teminat gösterilmesi şartıyla kamu alacağı ertelenebilecek.

Alacaklı amme idaresi veya yetkili kılacağı makamlar, bu kapsamdaki borçları 72 ayı aşmamak üzere faiz uygulanarak tecil edebilecek. Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı 1 milyon lirayı aşmadığı durumlarda teminat şartı aranmayacak.

Tecil edilecek kamu alacağının 1 milyon liranın üzerinde olması halinde ise teminat, bu tutarı aşan kısmın yarısı üzerinden belirlenecek. Cumhurbaşkanı, söz konusu tutarı 10 katına kadar artırma, yarısına kadar indirme, yeniden kanuni seviyesine getirme ve alacaklı amme idareleri itibarıyla farklı tutarlar belirleme yetkisine sahip olacak.

Veraset ve İntikal Vergisinde Yeni Oran

Kanunla Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’na yeni bir hüküm eklendi. Düzenleme, Türkiye’ye yabancı kaynak girişini teşvik etmeyi amaçlıyor.

Gelir Vergisi Kanunu kapsamında Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden istisna tutulan kişiler için, bu istisnadan yararlanılan süre içinde veraset yoluyla gerçekleşen mal intikallerinde alınacak vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.

Teknogirişim Şirketlerinde Pay Senetlerine Gelir Vergisi Düzenlemesi

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen kriterleri taşıyan teknogirişim şirketlerinde çalışan personele işverenlerce bedelsiz ya da indirimli verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnası yeniden düzenlendi.

Bu kapsamda istisnaya konu edilebilecek üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak belirlendi. Pay senetlerinin elde tutulma süreleri de yeniden düzenlenirken, iktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı işverenden gecikme faiziyle tahsil edilecek.

Pay senetlerinin 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması durumunda istisna edilen verginin yüzde 75’i, 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise yüzde 25’i gecikme faiziyle işverenden alınacak.

Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlara Vergi İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu’na “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı yeni bir madde eklendi. Buna göre, Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacak.

Bu kişilerin, kapsama girmeden önce Türkiye’de elde ettikleri gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetlerinin bulunması istisnadan yararlanmalarına engel teşkil etmeyecek.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek. Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek. Söz konusu kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak.

Bu kapsamda yabancı ülkelerde ödenen vergiler, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecek. İstisna şartlarının taşınmadığının sonradan belirlenmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaına uğramış sayılacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Söz konusu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Nitelikli Hizmet Personeline Ücret İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan bir diğer değişiklikle, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerine yönelik gelir vergisi istisnası getirildi.

Bu personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olacak. Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bölgeler ile İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için bu sınır brüt asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.

Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan 3 ve 5 katlık sınırları birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar indirme ya da iki katına kadar artırma yetkisine sahip olacak.

Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı Kanuna Eklendi

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Nitelikli hizmet merkezi” başlığıyla yeni bir hüküm ilave edildi. Buna göre nitelikli hizmet merkezi; en az 3 farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirketlere veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak amacıyla kurulan ve yıllık hasılatının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden ya da şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlandı.

Bu merkezler; finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı gibi alanlarda faaliyet gösterebilecek.

Ayrıca yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları, eğitim hizmetleri, satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni ürün testleri ve laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetleri de bu kapsamda değerlendirilecek.

Yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı ise yalnızca Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat ya da avukat ortaklığından alınmak suretiyle sunulabilecek. Bu hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personeli kabul edilecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü alarak uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleyecek.

Transit Ticaret ve Nitelikli Hizmet Kazançlarına Vergi İndirimi

Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nda da değişiklik yapıldı. Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançlarda indirim oranı yüzde 95 olarak uygulanacak.

Endüstri bölgeleri içinde, yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bölgeler ile İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumlar için bu oran yüzde 100 olacak.

İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın, ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekecek. Ayrıca aracılık faaliyetine konu malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de bulunmaması şartı aranacak.

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, yalnızca bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançlarda da yüzde 95 indirim uygulanacak. Endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında belirlenen kurumlar için bu oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek.

Bu indirim, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacak. Düzenleme, 1 Temmuz 2026’dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Üretim ve Zirai Faaliyet Kazançlarında Kurumlar Vergisi Oranı

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, sanayi sicil belgesine sahip olan ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyeti yürüten kurumların yalnızca bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanacak.

Bu kapsamda indirimden yararlanan kazançlar için ihracat kazançlarına uygulanan 5 puanlık indirim ayrıca uygulanmayacak. Hüküm, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar için geçerli olacak. Özel hesap dönemine tabi kurumlarda ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve sonraki vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanacak.

Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Hesabında Yeni Düzenleme

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı hükmünde de değişikliğe gidildi. Transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezleri kazançlarına sağlanan indirimler ile İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında finansal hizmet ihracına yönelik kurumlar vergisi kazanç indirimi, yurt içi asgari kurumlar vergisinin hesaplamasına esas kurum kazancından düşülebilecek.

Bu hüküm, 1 Temmuz 2026’dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançları için geçerli olacak.

Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesine Teşvik

Kanunla, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesine yönelik yeni bir düzenleme yapıldı. Gerçek ve tüzel kişilere ait para, altın, döviz, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilerek ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen hükme göre, gerçek veya tüzel kişiler, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirebilecek.

Bildirilen varlıkların, bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda ilgili kişiler adına açılan hesaplara transfer edilmesi gerekecek. Yurt dışından fiziki olarak getirilen varlıklar ise bu hesaplara yatırılacak ve Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilecek.

Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları da 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka ya da aracı kurumlara yatırılarak tevsik edilmesi zorunlu olacak.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında vergiyi peşin tahsil edecek. Tahsil edilen vergi, bildirimi izleyen ayın 15’inci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ilgili vergi dairesine beyan edilerek ödenecek.

Vergi oranı, bildirilen varlığın belirli sürelerle vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde düşebilecek. Buna göre en az 5 yıl tutulma taahhüdünde vergi oranı yüzde 0, en az 4 yıl için yüzde 1, en az 3 yıl için yüzde 2, en az 2 yıl için yüzde 3, en az 1 yıl için ise yüzde 4 olarak uygulanacak.

1 Ocak 2027’den 31 Temmuz 2027’ye kadar yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artış eklenecek. Bildirim süresinin Cumhurbaşkanı yetkisiyle uzatılması halinde ise bu tarihten sonraki bildirimlerde vergi oranı toplamda 1 puan artırımlı uygulanacak.

Bu kapsamda ödenen vergi gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek. Bildirime konu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında gider ya da indirim olarak kabul edilmeyecek.

Bildirilen Varlıklara Vergi İncelemesi Yapılmayacak

Düzenlemeye göre, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak. Ancak diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmeyecek.

Başka nedenlerle başlayan vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararları sonucunda bulunan matrah farkının, madde kapsamında bildirilen varlıklardan kaynaklandığının belirlenmesi halinde ve bildirilen varlık tutarı matrah farkına eşit ya da daha yüksekse tarhiyat yapılmayacak. Bildirilen varlık tutarının matrah farkından düşük olması halinde yalnızca aradaki fark üzerinden vergi tarhiyatı uygulanacak.

Bildirilen varlıkların süresi içinde Türkiye’ye getirilmemesi, banka veya aracı kurum hesaplarına transfer edilmemesi, bildirilen vergilerin zamanında ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması veya düzenlemede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi halinde vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamasına ilişkin hükümlerden yararlanılamayacak.

Cumhurbaşkanı, 31 Temmuz 2027 tarihini her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatabilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, bildirimi, işletmeye dahil edilmesi ve uygulamada kullanılacak bilgi ve belgelere ilişkin usul ve esasları belirleyecek.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!