featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. OECD Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

OECD Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. OECD, mart ayında yüzde 3,3 olarak açıkladığı Türkiye büyüme tahminini yüzde 3,1’e indirirken, 2027 yılına ilişkin yüzde 3,8’lik büyüme beklentisini değiştirmedi. Raporda, yılın ilk yarısındaki zayıf seyrin ardından iç talepte toparlanma beklendiği, ancak enerji fiyatları ve enflasyon görünümünün ekonomi üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğü belirtildi.

Türkiye İçin 2026 Büyüme Tahmini Aşağı Çekildi

OECD, üç ayda bir yayımladığı Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini güncelledi. Kuruluş, mart ayında yüzde 3,3 olarak duyurduğu 2026 yılı büyüme beklentisini son raporunda yüzde 3,1 seviyesine indirdi.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında zayıf bir görünüm sergilediği, ancak Orta Doğu’daki çatışmaların olumsuz etkilerinin hafiflemesiyle birlikte iç talepte toparlanma beklendiği ifade edildi. OECD’ye göre bu toparlanmanın desteğiyle Türkiye ekonomisinin 2026 genelinde yüzde 3,1 büyümesi öngörülüyor.

Kuruluş, 2027 yılına ilişkin Türkiye büyüme tahminini ise yüzde 3,8’de sabit bıraktı. Böylece OECD, gelecek yıl için daha güçlü bir büyüme temposunun korunabileceğine yönelik önceki beklentisini değiştirmedi.

Küresel Büyüme Tahmini de Revize Edildi

OECD, yalnızca Türkiye için değil, küresel ekonomi için de büyüme tahminlerinde güncellemeye gitti. Kuruluş, bu yıl dünya ekonomisine ilişkin büyüme beklentisini yüzde 2,9’dan yüzde 2,8’e indirdi.

Buna karşılık 2027 yılı için küresel büyüme tahmini yüzde 3’ten yüzde 3,1’e yükseltildi. Raporda, küresel görünümde enerji fiyatları, jeopolitik riskler, ticaret koşulları ve finansman maliyetlerinin belirleyici olmayı sürdürdüğü vurgulandı.

Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmede ise özellikle enerji ve gübre fiyatlarındaki artışların enflasyon ve cari denge üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Enerji ve Gübre Fiyatları Enflasyon Baskısını Artırıyor

OECD raporunda, İran savaşı nedeniyle yükselen enerji ve gübre fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde maliyet baskısı oluşturduğu belirtildi. Türkiye’nin bu ürünlerde ithalata bağımlı olması nedeniyle fiyat artışlarının cari açık ve enflasyonu yükseltici etki yarattığı ifade edildi.

Bununla birlikte raporda, arz riskinin sınırlı olduğuna dikkat çekildi. OECD, Türkiye’nin enerji ve gübre ithalatının ağırlıklı olarak deniz trafiğinde aksama yaşanan Basra Körfezi ile bağlantılı olmayan bölgelerden yapılması nedeniyle tedarik tarafındaki risklerin düşük kaldığını bildirdi.

Enerji maliyetlerindeki artış, üretim giderleri ve tüketici fiyatları üzerinde baskı yaratırken, gübre fiyatlarındaki yükselişin tarımsal maliyetler kanalıyla gıda fiyatlarını etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Enflasyonla Mücadele Politika Önceliği Olarak Öne Çıktı

OECD, Türkiye’de enflasyonun hızlı şekilde düşürülmesinin temel politika önceliği olduğunu belirtti. Raporda, fiyat istikrarının sağlanması için para politikasında sıkı duruşun korunması gerektiği vurgulandı.

Kuruluş, gerekli görülmesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz artırması gerektiğini ifade etti. OECD’ye göre yüksek emtia fiyatları ve enerji maliyetleri devam ettiği sürece, temmuz 2025’te başlayan faiz indirimlerine verilen aranın korunması bekleniyor.

Raporda, politika faizinin ancak kademeli bir süreçle 2027 sonuna kadar yüzde 20 seviyesine indirilebileceği öngörüldü. Bu tahmin, enflasyonla mücadelenin para politikası açısından belirleyici başlık olmaya devam edeceğine işaret etti.

Bütçe Açığında Artış Beklentisi

OECD, Türkiye’de bütçe açığına ilişkin tahminlerini de raporda paylaştı. Kuruluş, kısmi mali sıkılaşmaya rağmen artan faiz yükü ve enerji desteklerinin kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Buna göre bütçe açığının geçen yılki yüzde 2,9 seviyesinden bu yıl yüzde 3,3’e yükselmesi bekleniyor. OECD, gelecek yıl ise bütçe açığının yüzde 3,4 seviyesine çıkacağını tahmin etti.

Raporda, faiz giderleri ve enerji desteklerinin bütçe dengesi üzerinde etkili olduğu vurgulanırken, mali politikanın enflasyonla mücadeleyi destekleyecek şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekildi.

İç Talepte Toparlanma Beklentisi Korunuyor

OECD’nin son raporu, Türkiye ekonomisinde 2026 yılının ilk yarısındaki zayıf görünümün ardından iç talepte toparlanma beklendiğini ortaya koydu. Orta Doğu’daki çatışmaların olumsuz etkilerinin azalması, büyüme görünümünü destekleyebilecek unsurlar arasında gösterildi.

Buna karşın enerji fiyatlarının yüksek seyri, enflasyon baskısı, cari açık üzerindeki riskler ve sıkı para politikası koşulları büyüme performansını sınırlayan başlıklar olarak öne çıktı. OECD’nin yüzde 3,1’lik 2026 büyüme tahmini, Türkiye ekonomisinde daha ölçülü bir büyüme görünümüne işaret ederken, 2027 için yüzde 3,8’lik beklenti korundu.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!