Orta Doğu’da şiddetlenen savaşın ardından para ve emtia piyasalarında yaşanan hareketlilik, Türkiye’de mevduat faizlerini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın TL’yi destekleyici adımlar atması ve politika faizini sabit tutarak piyasaya sıkı duruş mesajı vermesi sonrasında, bankalar mevduat faiz oranlarını yukarı yönlü güncelledi. Son haftalarda yüzde 39-41 aralığında seyreden oranların yüzde 43-44 bandına çıkması, tasarruf sahiplerinin mevduata yönelimini yeniden güçlendirdi.
Orta Doğu’daki gelişmeler piyasalarda dengeleri değiştirdi
28 Şubat’ta başlayan İsrail, ABD ve İran arasındaki çatışmaların giderek sertleşmesi, küresel piyasalarda risk algısını artırdı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve petrol tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle arz endişeleri öne çıkarken, petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. Aynı dönemde altın fiyatlarında yaşanan gerileme ise yatırım araçları arasındaki dengelerin yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
Savaşın etkisiyle hem döviz hem de emtia piyasalarında dikkat çekici fiyat hareketleri yaşanırken, yurt içinde yatırımcıların odağı mevduat faizleri, altın ve döviz arasındaki getiri dengesine çevrildi.
TCMB’den faiz kararı sonrası sıkı duruş mesajı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçen hafta gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Bu karar, piyasalar tarafından TL’yi desteklemeye yönelik sıkı duruşun korunacağı mesajı olarak değerlendirildi.
Geçen yıl temmuz ayından bu yana TCMB’nin faiz indirimleriyle birlikte kredi ve mevduat faizlerinde gerileme yaşanmıştı. Ancak son dönemde atılan adımlar sonrasında bu eğilim tersine döndü. Özellikle bankacılık sektöründe hem kredi faizlerinde hem de mevduat faizlerinde yeniden yükseliş gözlenmeye başladı.
Mevduat faizlerinde yön değişti
Merkez Bankası’nın sıkı likidite yaklaşımı ve TL’yi destekleyen adımları, mevduat tarafında daha belirgin bir faiz artışını beraberinde getirdi. Daha önce yüzde 39-41 bandında şekillenen mevduat oranlarının, son güncellemelerle yüzde 43-44 aralığına yükseldiği görüldü.
Bankaların mevduat faizlerini yukarı çekmesinde birden fazla unsur etkili oldu. Çatışmaların ardından bir miktar tasarrufun dövize yönelmesi, bankaların TL mevduat hedeflerini koruma ihtiyacını artırdı. TL mevduat hedeflerinde sapma oluşmasının maliyetleri yükseltebilmesi nedeniyle, bankalar hem dövize geçişi sınırlamak hem de yeni TL kaynak yaratmak amacıyla daha yüksek faiz teklif etmeye başladı.
Fonlama maliyetlerindeki artış bankaları yeni oranlara yöneltti
Mevduat faizlerindeki yükselişte, Merkez Bankası’nın fonlama tarafındaki uygulamaları da etkili oldu. TCMB’nin haftalık repo ihalesini geçici süreyle durdurması ve piyasayı günlük gecelik faiz oranı üzerinden yüzde 40 seviyesinden fonlamayı tercih etmesi, bankaların borçlanma maliyetlerini artırdı.
Bu tablo, bankaların daha önce haftalık yüzde 37 seviyesinden sağladıkları fonlamaya kıyasla daha yüksek maliyetle karşılaşmalarına neden oldu. Artan maliyetlerin mevduat faizlerine yansımasıyla birlikte, bankalar müşterilere sundukları oranları yukarı yönlü revize etti.
Mevduat faizleri daha da yükselir mi?
Mevduat faizlerinin seyrinde döviz piyasasındaki hareketlerin belirleyici olmaya devam ettiği değerlendiriliyor. Döviz çıkışının hızlanması halinde, bu hareketi sınırlamak amacıyla Merkez Bankası’nın ilave adımlar atabileceği belirtiliyor. Aynı şekilde enflasyonda yukarı yönlü bir ivmelenme de faizler üzerinde etkili olabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Bununla birlikte mevcut görünümde, zorunlu bir tetikleyici gelişme ortaya çıkmadığı sürece Merkez Bankası’nın faiz artırımı yönünde yeni bir adım atmasının beklenmediği ifade ediliyor. Son dönemde döviz çıkış hızının yavaşlaması nedeniyle, piyasa mevduat faizlerinde ek ve güçlü bir yükseliş alanının sınırlı olduğu yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.
1 milyon TL’nin 32 günlük net getirisi ne kadar oldu?
Güncel oranlara göre, yıllık basit yüzde 44 faiz üzerinden değerlendirilen 1 milyon TL’lik bir mevduatın 32 günlük net getirisi yaklaşık 29 bin TL seviyesinde hesaplanıyor. Bankaların sunduğu oranlara göre bu tutar değişiklik gösterebilse de, mevcut tablo mevduatın kısa vadeli yatırım araçları arasında öne çıkmasına neden oluyor.
Yüksek faiz ortamı, özellikle kısa vadede düzenli ve öngörülebilir getiri arayan yatırımcılar açısından mevduatı yeniden güçlü bir alternatif haline getirmiş durumda.
Altındaki kayıplar sonrası mevduat yeniden öne çıktı
Geçen yılın öne çıkan yatırım araçlarından biri olan altında son dönemde yaşanan değer kaybı, yatırımcı tercihlerinde değişime yol açtı. Mevduat faizlerinin reel anlamda yüksek seviyelere ulaşması, bu alandaki ilgiyi artırdı. Piyasada yabancı yatırımcıların dolar borçlanıp Türk lirasına geçerek TL faizi elde etmeye çalıştığı bir dönemde, mevduat ve para piyasası fonları kısa vadeli ve görece düşük riskli seçenekler arasında gösteriliyor.
Bu gelişmeler, özellikle güvenli ve sabit getiriyi önceleyen yatırımcılar açısından mevduatın yeniden daha cazip bir noktaya taşındığına işaret ediyor.
Gram altın için 6.900 TL seviyesi gündemde
Altın fiyatlarına ilişkin teknik görünümde ise aşağı yönlü sinyallerin öne çıktığı belirtiliyor. Ons altında kısa vadede kalıcı bir yükseliş beklentisinin zayıf olduğu, fiyatların 4.900 dolar seviyesine doğru geri çekilme ihtimalinin arttığı ifade ediliyor.
Ons altındaki bu hareketin gram altın fiyatlarına da yansıması beklenirken, gram altında 6.900 TL seviyesine kadar bir gevşeme olasılığının gündemde olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle piyasada, mevduat faizi ile altın getirisi arasındaki karşılaştırma önümüzdeki dönemde de yatırımcıların yakın takibinde kalmayı sürdürüyor.