Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini değiştirmedi. TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı.
Böylece Merkez Bankası, ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık faiz indiriminin ardından politika faizini üst üste beşinci toplantıda değiştirmemiş oldu.
TCMB beşinci kez faizi sabit tuttu
Merkez Bankası, mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında yapılan PPK toplantılarında da politika faizinde değişikliğe gitmemişti.
Eylül toplantısında da aynı politika sürdürülerek faiz yüzde 37 seviyesinde korundu.
Böylece yılın başındaki 100 baz puanlık indirimin ardından TCMB, sonraki beş toplantıda politika faizini sabit bırakmış oldu.
Piyasa beklentisiyle uyumlu karar
Eylül toplantısı öncesinde ekonomistlerin büyük bölümü TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de tutmasını bekliyordu.
Ekonomistlerin 2026 yıl sonuna ilişkin politika faizi tahminlerinin medyanı ise yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Bu beklenti, piyasanın yılın kalan bölümünde sınırlı faiz indirimi ihtimalini tamamen dışlamadığını gösteriyor.
Bir sonraki faiz kararı 22 Ekim’de
TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 22 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.
Ekim toplantısında faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından enflasyonun ana eğilimi, iç talep göstergeleri ve önümüzdeki haftalarda açıklanacak fiyat verileri yakından takip edilecek.
Para Politikası Kurulu’nun karar metninde ise şu ifadelere yer verildi:
“Aylık dalgalanmalara karşın, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalması iç talepteki zayıf seyri teyit etmektedir. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatları enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”
OVP tahminlerindeki artış faiz indirimi beklentilerini frenledi
Ağustos ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,8 seviyesinden yüzde 31,5’e doğru sınırlı bir geri çekilme kaydetti. Buna karşın güncellenen Orta Vadeli Program’da (OVP) enflasyon projeksiyonlarının kayda değer ölçüde yukarı çekilmesi, olası faiz indirimi adımlarına yönelik beklentileri baskıladı. Yeni program kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon öngörüsü yüzde 16 düzeyinden yüzde 28,4’e yükseltilirken, 2027 sonuna dair tahmin de yüzde 9 seviyesinden yüzde 21’e revize edildi.
Küresel bankaların faiz öngörüleri ayrışıyor
Piyasadaki bu görünümün ardından uluslararası finans kuruluşlarının faiz patikasına dair tahminleri de şekillendi. Morgan Stanley ve JPMorgan, Merkez Bankası’nın ekim ve aralık aylarındaki toplantılarında 100’er baz puanlık indirime gideceğini tahmin ediyor. Bank of America (BofA) ise yalnızca ekim ayında 100 baz puanlık tek bir indirim öngörerek yıl sonu politika faizinin yüzde 36 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Öte yandan Bloomberg Economics faiz oranının yüzde 35’e kadar gerileyebileceğini değerlendirirken, Goldman Sachs politika faizinin sene sonuna dek yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılacağı kanaatini koruyor.”