Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, politika faizinde beklentilere paralel olarak 250 baz puanlık indirime gitti. Böylece faiz oranı %45 seviyesine çekildi.
Yılın İlk Faiz Kararı Açıklandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 2025 yılının ilk toplantısında politika faizine ilişkin kararını duyurdu. 250 baz puanlık indirimle politika faizi %45 olarak belirlendi. Bu karar, ekonomistlerin beklentileri doğrultusunda alındı.
Sabit Faiz Döneminden İndirim Sürecine Geçiş
Merkez Bankası, aralık ayında yaklaşık iki yıl aradan sonra faiz indirimine başlamış ve politika faizini 250 baz puan düşürerek indirim sürecini başlatmıştı. Ocak ayında da benzer bir adım atan TCMB, faiz oranını %45’e indirerek, toplamda iki ayda 500 baz puanlık bir indirim gerçekleştirmiş oldu.
Ekonomistlerin Tahmini Gerçekleşti
Ekonomistlerin medyan tahmini, ocak ayındaki PPK toplantısında 250 baz puanlık bir indirim yapılması yönündeydi. TCMB’nin bu kararı, piyasa beklentileriyle uyumlu bir şekilde alındı.
Sabit Faiz Politikası ve Yeni Dönem
Merkez Bankası, önceki süreçte üst üste 8 toplantıda politika faizini sabit tutmuştu. Ancak aralık ayında başlatılan faiz indirimleri, ekonomi politikalarında bir geçiş dönemine işaret ediyor. Bu strateji, 2025 yılı ekonomik hedefleri doğrultusunda kademeli bir şekilde uygulanmaya devam ediyor.
Toplantıdan sonra yapılan açıklamada şöyle denildi:
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 47,5’ten yüzde 45’e indirilmesine karar vermiştir.
Aralık ayında enflasyonun ana eğilimi gerilerken, öncü veriler ocak ayında öngörülerle uyumlu bir artışa işaret etmektedir. Bu gelişmede, zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek hizmet kalemleri öne çıkmaktadır. Temel mal enflasyonu ise görece düşük seyretmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler yurt içi talebin enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelerde bulunduğunu göstermektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme eğilimi sergilemekle birlikte, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini güçlendirmektedir. Maliye politikasının artan eşgüdümü de bu sürece önemli katkı sağlayacaktır. Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Bu doğrultuda, politika faizi; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir. Kurul, kararlarını enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla alacaktır. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenecek ve sterilizasyon araçları ek tedbirlerle etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Bu doğrultuda, tüm para politikası araçları kararlılıkla kullanılacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.