Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak mali disiplin, cari açıktaki iyileşme ve rezerv yeterliliği sayesinde yıl sonunda manşet enflasyonun yüzde 30’un altına çekilmesini hedeflediklerini söyledi. Şimşek, programın iç ve dış şoklara rağmen rayında ilerlediğini, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında da bu yıl küresel ilk 10’a girmesini beklediklerini ifade etti.
İç ve dış şokların programa etkisi
Şimşek, kısa vadede dış koşulların ve iç gelişmelerin programa geçici olarak olumsuz yansıdığını belirtti. Mart ayında yaşanan iç şok, nisan başındaki ticaret savaşı kaynaklı gelişmeler ve bölgede ortaya çıkan çatışmaların etkilerine rağmen “Türkiye programı rayında tuttu” dedi.
Küresel görünüm ve büyüme
Bakan, küresel ticarette korumacılığın yapısal bir sorun haline geldiğine dikkat çekti. Gelecek yıl dünya ticaretindeki büyümenin yüzde 2’nin altına inebileceğini, buna karşın Türkiye ekonomisinde büyümenin yüzde 3 civarında sürmesini öngördüğünü söyledi. Türkiye’nin ihracatının yüzde 62’sinin serbest ticaret anlaşmalarının bulunduğu 54 ülkeye yapıldığını hatırlatan Şimşek, bölgesel entegrasyonun önemine vurgu yaptı.
Enflasyon ve cari açıkta iyileşme
Mali disiplinin tesis edildiğini, cari açıkta yapısal iyileşme ve rezerv yeterliliğinin sağlandığını söyleyen Şimşek, “Yıl sonunda enflasyonu yüzde 30’un altına indirmeyi hedefliyoruz” dedi. Temel ürünlerde enflasyonun yüzde 20’nin altına gerilediğini, gıdada ise son gelişmelerle yeniden yüzde 30’un üzerine çıktığını aktardı. Deprem harcamalarının (yaklaşık 90 milyar dolar) enflasyon üzerinde belirgin etkisi olduğunu belirten Şimşek, 2026’da enflasyonun daha az hissedileceğini ifade etti. Zirai don olaylarının da enflasyonu olumsuz etkilediğini kaydetti.
Bütçe dengesi ve CDS
Deprem sonrası bütçe açığının GSYH’ye oranla yüzde 5’in üzerine çıktığını hatırlatan Şimşek, alınan tedbirlerle bu yılın yüzde 3,6 civarında tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) bu sabah itibarıyla son beş yılın en düşük seviyesine indiğini de kaydetti.
Finansmana erişim ve konkordato
Rezerv yeterliliğinde “rahat” bir konumda olduklarını belirten Şimşek, ihracatçıların piyasa faizinin yaklaşık yarısı seviyelerinde krediye erişebildiğini, bu nedenle finansmana erişimde sorun yaşanmadığını ifade etti. Konkordatoya başvuranların payının yüzde 1’in altında olduğunu belirterek, kötüye kullanım iddialarına karşı Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma grubunda değerlendirme yaptıklarını söyledi.
KKM ve Yuvam hesaplarında güncel durum
Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) zirvede 143,9 milyar dolara ulaştığını, mevcut durumda 8,7 milyar dolara gerilediğini belirten Şimşek, aralık itibarıyla vadelerin tamamlanmasıyla KKM’nin gündemden çıkacağını ifade etti. Yurt dışı yerleşiklerin açtığı Yuvam hesaplarının da 12,3 milyar dolarlık zirveden yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine indiğini söyledi. Şimşek, KKM’den çıkışın makro-finansal istikrar açısından değerli olduğunu ve piyasa düzenini bozmadan kademeli biçimde gerçekleştirildiğini vurguladı.
Savunma sanayi ve ihracat hedefi
NATO kararıyla küresel savunma sanayi harcamalarının 2030’ların ortasında yıllık 6 trilyon dolara ulaşacağını belirten Şimşek, Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Devam eden yaklaşık 1.400 projenin bulunduğunu aktaran Bakan, Türkiye’nin bu yıl küresel savunma sanayi ihracatında ilk 10 ülke arasına girmesini beklediklerini ifade etti.