Türkiye’nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) bu sabah 244,1 baz puana gerileyerek Şubat 2020’den bu yana görülen en düşük seviyeyi test etti. CHP Kurultay davasının 24 Ekim’e ertelenmesinin ardından siyasi belirsizliğin azalmasına paralel risk algısındaki iyileşme, göstergedeki düşüşte etkili oldu.
Piyasalarda Belirsizliğin Azalması ve Risk Primi
Kararın ardından piyasalarda pozitif bir eğilim gözlenirken, ülke riskini yansıtan CDS göstergesi son beş yılın dip seviyesine indi. Siyasi belirsizliğin azalması ve para politikasına ilişkin beklentilerin rasyonel çerçevede sürmesi, risk priminde geri çekilmeyi destekledi. Bu tablo, Türkiye’nin kredi geri ödeme kabiliyetine yönelik algının güçlendiğine işaret ediyor.
Borçlanma Maliyeti ve Yatırımcı Güveni
CDS’teki düşüş Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerini aşağı çekebileceği gibi yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik iştahını da artırabilir. Bankalar ve şirketlerin yurt dışından daha uygun faizle finansman bulma imkanının genişlemesi, reel sektör üzerinde katalizör etkisi yaratabilir. Kısaca, risk primindeki gerileme ülke riskinde iyileşme, daha düşük borçlanma maliyeti ve yatırımcı güveninde artış anlamına geliyor.
CDS Nedir?
Kredi temerrüt takası (Credit Default Swap—CDS), bir ülke hazinesine ya da şirkete verilen borcun geri ödenmeme riskine karşı alınan sigorta niteliğindeki finansal sözleşmedir. Türkçe’de “kredi risk primi” olarak da anılan bu araç, çoğunlukla herhangi bir borsa düzenlemesine tabi olmayan tezgâhüstü (OTC) piyasalarda işlem görür. CDS primi ne kadar düşükse, söz konusu borçlunun temerrüt riskine yönelik algı o kadar düşük kabul edilir.