Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kamuoyunda “evim sistemi” olarak adlandırılan tasarruf finansman sektörüne yönelik kapsamlı kısıtlama ve operasyonel standartları 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla devreye alıyor. Faizsiz finansman modeliyle gayrimenkul ve taşıt edinmek isteyen milyonlarca katılımcıyı doğrudan ilgilendiren yeni düzenleme; sözleşme adedine sınırlama getirirken azami finansman tutarlarını artırıyor ve havuz varlıklarının değerlendirilmesine sıkı kurallar koyuyor.
Sözleşme Sayısına Kota ve Yeni Tutar Limitleri
Yeni mevzuatla birlikte aynı katılımcının sisteme dahil edebileceği sözleşme adedine kesin sınırlar çizildi. Bireysel risklerin yoğunlaşmasını önlemeyi hedefleyen kurallar uyarınca bir kişi aynı anda en fazla bir taşıt ile bir konut veya çatılı iş yeri sözleşmesi akdedebilecek. Böylece bir katılımcı veya risk grubunun bünyesindeki aktif sözleşme sayısı en fazla iki ile sınırlandırılarak spekülatif çoklu araç ve gayrimenkul alımlarının önüne geçildi.
Kişi ve risk grubu bazındaki sözleşme büyüklükleri güncellenerek tavan limitler şu şekilde belirlendi:
- Taşıt Finansmanı: Azami sözleşme tutarı 6 milyon 250 bin TL.
- Konut veya Çatılı İş Yeri Finansmanı: Azami sözleşme tutarı 62 milyon 500 bin TL.
- Toplam Risk Limiti: Bir kişi veya risk grubuna ait tüm sözleşmelerin toplam parasal büyüklüğü en fazla 62 milyon 500 bin TL.
Yüksek tutarlı sözleşmelerin tanımlanmasında kullanılan eşik değerler de yükseltildi. Taşıt finansmanında yüksek tutarlı sınır 2 milyon 509 bin 800 liradan 5 milyon liraya, konut ve iş yerinde ise 6 milyon 274 bin 500 liradan 12 milyon 500 bin liraya taşındı. Bu nitelikteki sözleşmelerin toplam sözleşme portföyü içindeki payı yüzde 5 ile sınırlandırılırken; 1 Ocak 2025’ten sonra kurulan şirketlere intibak kolaylığı tanınarak tavan oran 30 Haziran 2027’ye kadar yüzde 15, 2027’nin ikinci yarısında ise yüzde 10 olarak belirlendi.
Havuz Varlıklarına Likidite ve Düşük Risk Şartı
Finansal Kurumlar Birliği’ne (FKB) iletilen operasyonel talimat çerçevesinde, tasarruf fon havuzlarında ve şirket hesaplarında toplanan kaynakların spekülatif ya da riskli alanlara yönelmesi engellendi. Tasarruf finansman şirketlerinin kaynaklarını değerlendirebileceği finansal araçlar şu enstrümanlarla sınırlandırıldı:
- Katılım bankalarında açılacak Türk lirası cinsi özel cari veya katılma hesapları,
- Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen, altına dayalı olmayan Türk lirası cinsi yurt içi kira sertifikaları (sukuk),
- Risk değeri 1 veya 2 seviyesinde olan Türk lirası cinsi katılım esaslı yatırım fonları.
Havuzlarda bekleyen kaynakların atıl kalmasını önlemek amacıyla, günlük getirisiz bakiyenin bir önceki ay sonundaki havuz toplamının binde 2’sini aşamayacağı hükme bağlandı. Merkez Bankası EFT kapanışından sonra havuza intikal eden bakiyelerin bir sonraki iş gününün hesabına dahil edileceği kaydedildi.
Sistemin İşleyiş Modeli ve Maliyet Dengesi
Bankacılık sektöründeki kredi maliyetleri karşısında katılımcıların yöneldiği tasarruf finansman şirketlerinde maliyet yapısı hizmet bedeli esasına dayanıyor. Sistemde talep edilen finansman hacminin yaklaşık yüzde 7’si organizasyon (hizmet) bedeli olarak tahsil edilirken; bunun dışında yalnızca noter, tapu ve ipotek harçları gibi yasal giderler tüketiciye yansıtılıyor.
Katılımcılar, azami 60 ay vadeye tabi taşıt veya 120 ay vadeye tabi konut sözleşmelerinde finansmana hak kazanabilmek için tutarın yüzde 45’lik kısmını peşin ya da taksitler halinde biriktirmek zorunda bulunuyor. 1 milyon liralık bir taşıt finansmanı örneğinde 70 bin liralık hizmet bedelinin ardından 450 bin liralık tasarruf tamamlandığında kalan 550 bin liralık finansman tutarı şirket tarafından karşılanıyor. Taksit ödemeleriyle peşinatın birikim süreci uzadıkça enflasyonist erime ve mal fiyatındaki artış riski tüketici aleyhine işlerken, biriken tasarruflara katılım bankalarındaki mevduat faizi veya kâr payı benzeri bir getiri işletilmiyor.