BBVA Research, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı eylül ayı görünüm raporunda dolar/TL için öngördüğü kademeli değer kaybı patikasını korurken, kur hareketinin kontrollü kalabilmesi için reel faizlerin en az yüzde 4-5 bandında tutulması gerektiğine dikkat çekti.
Dolar/TL’de Aylık Yüzde 1,5-2 Nominal Değer Kaybı Beklentisi
Kurumun yayımladığı baz senaryoda, dolar/TL tarafında aylık yüzde 1,5 ile yüzde 2 aralığında nominal değer kaybı öngörüsü yinelendi. Bu patikanın sert bir kur şokundan ziyade kademeli ve öngörülebilir bir ayarlamaya işaret ettiği vurgulandı.
Dolarizasyon baskısının mevcut aşamada sınırlı kaldığı belirtilen raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın güçlü rezerv tamponlarının dış şoklara karşı finansal istikrarı korumada ana kalkan rolü üstlendiği kaydedildi.
Reel Faiz İçin Kritik Eşik: En Az Yüzde 4-5
BBVA Research, kurdaki kademeli değer kaybı patikasının sürdürülebilmesi adına para politikasında kritik bir eşik belirledi. Analistler, kısa vadede gerçekleşen enflasyona göre hesaplanan reel faizlerin en az yüzde 4-5 düzeyinde kalması gerektiğini değerlendirdi.
Sıkı finansal koşulların makroihtiyati tedbirlerle desteklenerek bir süre daha korunacağı tahmin edilirken, kur istikrarı ile reel faiz dengesi arasındaki korelasyonun yakından izlenmeye devam edeceği ifade edildi.
Enflasyon Beklentisi Yüzde 30’da Korundu
Kurum, Türkiye için 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu tahminini yüzde 30 seviyesinde sabit tuttu. Buna karşın raporda, yukarı yönlü risklerin varlığını koruduğunun altı çizildi.
Fiyatlama davranışlarındaki güçlü atalet, yüksek küresel enerji maliyetleri ve beklentilerin henüz tam anlamıyla çıpalanamamış olması temel risk başlıkları olarak sıralandı. Bu tablonun, politika faizinde hızlı bir gevşeme yerine sıkı duruşun daha uzun süre muhafaza edilmesini zorunlu kıldığı bildirildi.
Büyüme Tahminleri ve Enerji Fiyatlarının Dış Dengeye Etkisi
Türkiye ekonomisinin yılın ilk yarısındaki yüzde 2,5’lik büyüme performansını hatırlatan BBVA Research, 2026 yılı geneli için büyüme tahminini yüzde 3 seviyesinde korudu. Büyümeye ilişkin risklerin hafif aşağı yönlü olduğu belirtilirken, 2027 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3,5-4 aralığında açıklandı.
Yüksek enerji ithalat maliyetlerinin dış denge üzerinde yarattığı baskıya dikkat çekilen raporda; turizm gelirleri, ihracatın dirençli yapısı ve iç talepteki yavaşlamanın bu baskıyı kısmen dengelediği ifade edildi.
Maliye politikasında ise geniş çaplı bir gevşeme yerine; sosyal transferler, gelir politikaları ve sübvansiyonlu kredi paketleri üzerinden seçici destekleme adımlarının devreye alınması bekleniyor.