Petrol piyasalarında dikkatler yeniden Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelere yöneldi. Citi, Brent petrol için orta vadede düşüş öngörüsünü korurken, Goldman Sachs bölgede tırmanabilecek gerilimin arz dengesi ve fiyatlar üzerinde yeniden baskı oluşturabileceğini bildirdi.
Küresel finans kuruluşları Citi ve Goldman Sachs, Brent petrol fiyatları ile Orta Doğu kaynaklı arz risklerine ilişkin yeni değerlendirmelerini paylaştı. Her iki kurumun analizlerinde de ABD-İran hattındaki diplomatik temaslar, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik görünümü ve Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatları öne çıktı.
Citi, Brent Petrol İçin Orta Vadeli Tahminlerini Açıkladı
Citigroup, ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli şekilde açılması durumunda Brent petrol fiyatlarının 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 70 dolar/varil seviyesinde oluşabileceğini belirtti. Banka, 2027 yılı için ise Brent petrol ortalama fiyat tahminini 65 dolar/varil olarak açıkladı.
Citi, temel senaryosunda değişikliğe gitmeyerek 2026’nın üçüncü çeyreğine ilişkin Brent ham petrol ortalama fiyat beklentisini 75 dolar/varil seviyesinde korudu. Bankanın değerlendirmesinde, küresel petrol piyasasında arz-talep dengesinin yeniden arz fazlasına dönebileceği yönündeki beklenti dikkat çekti.
Citi analistleri, geçen cuma yayımladıkları önceki değerlendirmede Brent petrol fiyatlarının yıl sonuna kadar 60 dolar/varil seviyesine gerileyebileceğini öngörmüştü. Bu tahminde, küresel üretim görünümündeki toparlanma ve talep tarafındaki sınırlı seyrin etkili olabileceği belirtildi.
Goldman Sachs’tan Hürmüz Boğazı İçin Risk Uyarısı
Goldman Sachs ise Hürmüz Boğazı’nda yeniden artabilecek gerilimin deniz taşımacılığını aksatması halinde Orta Doğu petrol arzındaki toparlanmanın yavaşlayabileceği uyarısında bulundu. Banka, bölgedeki güvenlik risklerinin yalnızca sevkiyatları değil, üretimin yeniden devreye alınma hızını da etkileyebileceğini ifade etti.
Goldman Sachs’ın analizine göre, Basra Körfezi’ndeki ham petrol üretimi haziran ayında savaş öncesi seviyelerin yaklaşık 10,5 milyon varil/gün altında kaldı. Orta Doğu’daki üreticilerin son bir ay içinde kapatılan kuyuları yeniden faaliyete almaya başladığı belirtilirken, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni kesintilerin bu toparlanmayı sınırlayabileceği kaydedildi.
Banka analistleri, son tanker saldırılarının Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere ilişkin risklerin devam ettiğini gösterdiğini vurguladı. Ateşkes sürecine yönelik belirsizlik nedeniyle taşımacılık şirketlerinin boğazı kullanma konusunda daha temkinli hareket edebileceği, bunun da kısa vadede petrol akışları üzerinde baskı yaratabileceği aktarıldı.
Basra Körfezi’nden Petrol Akışlarında Dalgalanma
Goldman Sachs’ın tahminlerine göre, son tanker saldırılarının ardından Basra Körfezi’nden petrol akışları normal seviyelerin yaklaşık yüzde 70’ine geriledi. Daha önce Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ardından ilk 10 gün içinde petrol akışlarının savaş öncesi seviyelerin yüzde 80’inin üzerine çıktığı belirtilmişti.
Bankaya göre, Basra Körfezi kaynaklı petrol akışları ve fiyatlara yönelik riskler iki yönlü seyrediyor. Müzakerelerin 60 gün boyunca sürmesi, taşımacılık şirketlerine güvenlik garantileri verilmesi ve Tahran’ın ham petrol satışları için yeni muafiyet alması halinde sevkiyatların temmuz sonuna kadar toparlanabileceği ifade edildi.
Buna karşılık, diplomatik görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması ve tanker saldırılarının artması durumunda petrol akışlarında yeni düşüşler yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Bu senaryoda Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen sevkiyatlarda aksama riski öne çıkarken, küresel petrol fiyatlarında oynaklığın artabileceği değerlendirildi.
Brent Petrol Fiyatlarında Arz Fazlası Baskısı
Goldman Sachs, geçen ay Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlanmasının ardından fiyat tahminlerini aşağı yönlü revize eden bankalar arasında yer almıştı. Banka, ham petrol piyasasında yeniden arz fazlası oluşabileceğine ilişkin görüşünü de korudu.
Citi ve Goldman Sachs’ın son değerlendirmeleri, petrol piyasasında fiyatlamaların yalnızca üretim ve talep görünümüne değil, Orta Doğu’daki jeopolitik risklere de duyarlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumu, Basra Körfezi’nden yapılan sevkiyatların seyri ve ABD-İran müzakerelerine ilişkin gelişmeler, Brent petrol fiyatları açısından belirleyici başlıklar arasında yer alıyor.