featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. TCMB kur politikasında hızlanmaya gidebilir

TCMB kur politikasında hızlanmaya gidebilir

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küresel enerji fiyatlarındaki artış ve bozulan enflasyon beklentileri, Türkiye’de para politikası tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İran kaynaklı arz şokunun etkisiyle yükselen maliyetler ve kurun mevcut seyri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz politikasında daha hızlı adımlar atabileceğine yönelik beklentileri güçlendiriyor.

Küresel Enerji Krizi Enflasyonu Tetikliyor

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kısıtlamaları, küresel enerji arzında aksamalara yol açarak enflasyonist baskıları artırıyor. Ateşkes ortamına rağmen sevkiyatın tam anlamıyla normale dönmemesi, fiziksel piyasalarda sıkışıklığın sürdüğünü ortaya koyuyor.

Enerji piyasalarındaki gelişmeler özellikle Avrupa’da etkisini belirgin şekilde hissettiriyor. Jet yakıtı arzındaki daralma nedeniyle bazı büyük havayolu şirketlerinin uçuş iptallerine yöneldiği belirtilirken, Singapur’da jet yakıtı fiyatlarının kısa sürede iki katına çıkarak 185 dolara ulaştığı ifade ediliyor. Bu tablo, küresel ölçekte risk priminin yüksek kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.

Talep Zayıflığı Enflasyonu Sınırlıyor

Maliyet yönlü baskılar güçlü seyrini korurken, talep tarafında gözlenen yavaşlama dikkat çekiyor. Bu durum, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı kısmen dengeleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.

TCMB’nin nisan ayına ilişkin Para Politikası Kurulu metni de bu çerçevede değerlendiriliyor. Metnin görece güvercin bir ton taşıdığı, büyüme ile enflasyon arasındaki dengenin gözetildiği ve daha temkinli bir politika patikasına işaret ettiği ifade ediliyor.

TCMB Rezervlerinde Toparlanma Eğilimi

Merkez Bankası’nın rezervlerinde son dönemde toparlanma gözleniyor. Savaş öncesinde yaklaşık 70 milyar dolar seviyesinde bulunan net yabancı para pozisyonunun kısa sürede 8 milyar dolara kadar gerilediği, ateşkes sonrası ise yeniden yükselişe geçtiği belirtiliyor. Güncel veriler, net pozisyonun 35 milyar dolar seviyesine ulaştığını gösteriyor.

Brüt rezervler ise 174,5 milyar dolarla son bir ayın en yüksek seviyesine çıktı. Bunun yanı sıra, yurt içi yerleşiklerin döviz talebinin sınırlı kalması da dikkat çeken gelişmeler arasında yer alıyor.

Reel Sektörde Döviz Açığı Yükseliyor

Reel sektör tarafında ise kırılganlıkların arttığı görülüyor. TCMB verilerine göre, şirketlerin net döviz pozisyon açığı şubat itibarıyla 200 milyar dolar seviyesine ulaşarak 2018’den bu yana en yüksek düzeyi gördü.

Bu artışta, Türk lirası cinsinden kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesi etkili oluyor. Bankacılık sektöründe kredi faizlerinin yüzde 50 ile 70 bandında bulunması, şirketleri döviz cinsi borçlanmaya yönlendirirken finansman yapısında riskleri artırıyor.

Enflasyon Beklentilerinde Bozulma

Nisan ayı verileri, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın hızlandığını ortaya koyuyor. Hem hanehalkı hem de reel sektör tarafında beklentilerin yükseldiği, enflasyonun düşeceğine yönelik inancın zayıfladığı belirtiliyor. Jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış, bu eğilimi destekleyen temel faktörler arasında yer alıyor.

Kur Politikası Tartışmaları Öne Çıkıyor

Mevcut ekonomik görünümde Türk lirasının reel olarak değerlenmesi, ihracatçı sektörler açısından risk oluşturuyor. Bu çerçevede, döviz kuruna ilişkin beklentiler de yukarı yönlü güncelleniyor.

Piyasalarda dolar/TL kurunun yıl sonunda 51–52 bandına ulaşabileceği öngörülürken, kur artış hızının mevcut seviyelerin üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, TCMB’nin kademeli ilerleyen kur politikasında daha hızlı bir ayarlamaya gidebileceği yönündeki beklentileri artırıyor.

Yabancı Yatırımcı İlgisi Artıyor

Finansal piyasalarda son dönemde yabancı yatırımcı girişlerinde toparlanma sinyalleri dikkat çekiyor. Hisse senedi piyasalarına haftalık bazda yaklaşık 0,6 milyar dolarlık giriş gerçekleştiği, ülke risk primini gösteren CDS oranlarında ise gerileme yaşandığı belirtiliyor. Bu gelişmeler, Türkiye varlıklarına yönelik algının kısmen iyileştiğine işaret ediyor.

Küresel Para Politikası ve Piyasa Gündemi

Küresel ölçekte ise merkez bankalarının para politikaları yakından izleniyor. Federal Reserve’in faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, Avrupa ve İngiltere’de “bekle-gör” yaklaşımının öne çıktığı ifade ediliyor.

Fed cephesinde ayrıca Jerome Powell hakkındaki soruşturmanın kapanması ve Kevin Warsh’un olası başkanlık sürecine ilişkin değerlendirmeler gündemde yer alıyor. Warsh’un daha sıkı bir para politikası yaklaşımı benimseyebileceği belirtiliyor.

Küresel Piyasalar ve Emtia Fiyatları

Enerji arzına ilişkin risklere rağmen küresel piyasalarda risk iştahının korunduğu görülüyor. Teknoloji hisselerinin öncülüğünde yükseliş sürerken, özellikle ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı bilançolar yakından takip ediliyor. Microsoft, Alphabet, Amazon, Meta ve Apple’ın finansal sonuçları piyasaların yönü açısından önem taşıyor.

Emtia tarafında ise Brent petrol 107 dolar seviyesine çıkarak son üç haftanın en yüksek düzeyini gördü. LNG fiyatlarında yüzde 60 artış yaşanırken, altının ons fiyatı 4.700 doların üzerinde kalmayı sürdürüyor. Kripto para piyasasında ise Bitcoin 80 bin dolar seviyesine yaklaşarak dikkat çekiyor.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!