Orta Doğu’da ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkes, küresel piyasalarda risk algısını iyileştirirken Türkiye’nin kredi risk priminde (CDS) belirgin düşüşe yol açtı. Tahvil faizlerindeki gerileme ve artan risk iştahı, gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelimi destekledi.
Türkiye’nin CDS’i 17 Baz Puan Geriledi
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), uluslararası piyasalardaki iyimserliğin etkisiyle 17 baz puan düşerek 268 baz puana indi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından önce 235 baz puan seviyelerinde bulunan CDS, mart ayında 327 baz puana kadar yükselmişti.
Ateşkesle birlikte jeopolitik risklerin azalması, Türkiye’nin borçlanma maliyetleri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Ateşkes Açıklaması ve Müzakere Süreci
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a tanınan sürenin dolmasına kısa süre kala yaptığı açıklamada, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin olumlu sonuçlandığını duyurdu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in öncülüğünde gerçekleştirilen temasların ardından tarafların ateşkes konusunda uzlaştığı bildirildi.
Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasını ve karşılıklı saldırıların iki hafta süreyle durdurulmasını içeren öneriyi kabul ettiğini belirterek, bunun karşılıklı bir ateşkes niteliği taşıdığını ifade etti. İran’dan iletilen 10 maddelik teklifin müzakere için uygun bir zemin oluşturduğu da açıklamada yer aldı.
Küresel Tahvil Faizlerinde Düşüş
Ateşkesin ardından küresel tahvil piyasalarında alıcılı seyir güç kazandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan düşüşle yüzde 4,24 seviyesine gerilerken, 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,73’e, 5 yıllık tahvil faizi ise yüzde 3,86’ya indi.
Küresel finans sisteminde referans kabul edilen ABD tahvil faizlerindeki gerileme, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının artabileceğine işaret ediyor.
TCMB’den Likiditeyi Destekleyici Adımlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), jeopolitik gelişmelerin etkisiyle döviz piyasalarında oluşabilecek dalgalanmaları sınırlamak amacıyla çeşitli likidite adımları attı. Bankaların yeniden swap işlemlerine yönelmesi, sistemde döviz likiditesine ilişkin bir sorun bulunmadığını ortaya koydu.
TCMB, bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemlerini devreye aldı. Bu uygulama ile hem piyasalardaki Türk lirası likiditesinin desteklenmesi hem de döviz rezervlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Söz konusu adım, kredi ve faiz tarafında oynaklığın sınırlandırılmasına katkı sağlarken, bankacılık sisteminde likidite dengelerinin korunmasına yönelik bir araç olarak öne çıkıyor.
Küresel Risk İştahı Artıyor
Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte piyasalarda olumlu fiyatlamaların güç kazandığı görülüyor. Analistler, risk iştahındaki artışın özellikle gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik talebi destekleyebileceğini belirtiyor.