featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Merkez bankalarına savaş ayarı

Merkez bankalarına savaş ayarı

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ve İsrail’in İran’da başlattığı askeri operasyonun ardından Orta Doğu’da artan gerilim, yalnızca bölgesel dengeleri değil küresel piyasaları da etkiledi. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyonist baskıyı artırması, merkez bankalarının para politikasında daha sıkı adımlar atabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

Küresel Piyasalarda Faiz Beklentileri Yeniden Şekilleniyor

Enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu yukarı yönlü etkileme ihtimali, para piyasalarında yeni projeksiyonlara yol açtı. Buna göre, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) önümüzdeki dört toplantıda politika faizini sabit tutacağı, yılın son çeyreğinde ise faiz artırımı ihtimalinin güç kazandığı değerlendiriliyor.

Ekim ve aralık aylarında olası faiz artışlarına yönelik beklentiler, küresel likidite koşullarının daha da sıkılaşabileceğine işaret ediyor.

TCMB’den Sıkılaşma Adımları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da jeopolitik gelişmelerin yurt içi piyasalara etkisini sınırlamak amacıyla mart ayı başında bir dizi önlem açıkladı. 2 Mart’ta devreye alınan uygulamalarla birlikte fonlama maliyeti yükseltilirken, politika faizinin yüzde 37 seviyesinden üst bant kullanımıyla yüzde 40’a, ardından yüzde 41 seviyesine yaklaştığı ifade edildi.

12 Mart’ta gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında ise alınan tedbirlerin etkilerinin izleneceği ve enflasyonda kalıcı bir bozulma görülmesi halinde ilave sıkılaşma adımlarının gündeme gelebileceği mesajı verildi. Bu gelişmeler doğrultusunda, nisan ayına ilişkin faiz indirimi beklentileri zayıfladı.

Ticari Kredilerde Faiz Artışı Gündemde

Ekonomistler, mevcut koşullarda finansman maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekerken, faizlerde yukarı yönlü hareketin kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor. Ticari kredi faizlerinde beklenen artışın temel nedeninin ise döviz talebini sınırlamak olduğu belirtiliyor.

TCMB’nin son dönemde döviz rezervlerini güçlendirmeye odaklandığı, kurda yaşanabilecek yukarı yönlü hareketlerin enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamayı hedeflediği ifade ediliyor. Bu kapsamda, kredi genişlemesi yoluyla oluşabilecek fazla Türk lirası likiditesinin dövize yönelmesini engellemek amacıyla kredi faizlerinde artış planlandığı değerlendiriliyor.

Döviz ve Enflasyon Dengesi Öncelik Olmayı Sürdürüyor

Kur hareketlerinin enflasyon üzerindeki etkisi, para politikası kararlarında belirleyici olmaya devam ediyor. Merkez Bankası’nın rezerv yönetimi ve faiz politikası aracılığıyla fiyat istikrarını korumaya yönelik adımlar attığı, mevcut küresel gelişmelerin ise bu süreci daha hassas hale getirdiği görülüyor.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!