Borsa İstanbul, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yapmasına rağmen savaşın ilk iki haftasında sert değer kaybı yaşadı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma ortamı, endeksler üzerinde baskı oluştururken, BIST 100’ün piyasa değerinde yaklaşık 20 milyar dolarlık erime meydana geldi. Bu dönemde en sert düşüş ise bankacılık hisselerinde görüldü.
Savaş öncesinde zirve seviyelerini test eden Borsa İstanbul endeksleri, artan jeopolitik riskler, yabancı yatırımcı çıkışı ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle aşağı yönlü hareket etti. BIST 100 endeksi, savaşın başlamasından bu yana yüzde 4,56 gerileyerek 13 bin 93 puan seviyesinde tutundu.
BIST 100’de piyasa değeri 970 milyar lira azaldı
Savaşın etkisinin hissedildiği iki haftalık dönemde BIST 100 endeksinin piyasa değeri 13,76 trilyon liradan 12,79 trilyon liraya geriledi. Böylece endeksin toplam piyasa değerinde 970 milyar liralık kayıp oluştu.
Dolar bazında bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıktı. BIST 100’ün piyasa değeri 314,4 milyar dolardan 295,5 milyar dolara düşerken, toplam kayıp yaklaşık 20 milyar dolara yaklaştı. Bu gerileme, savaşın Borsa İstanbul üzerindeki etkisinin yalnızca puan bazlı değil, piyasa büyüklüğü açısından da belirgin olduğunu ortaya koydu.
Bankacılık endeksi en fazla değer kaybeden sektör oldu
Savaşın ilk iki haftasında endeksler arasında en büyük kayıp bankacılık tarafında yaşandı. Likit bankacılık endeksi yüzde 18,31, bankacılık endeksi ise yüzde 17,86 oranında düştü. Böylece jeopolitik gerilim ve sıkı para politikası beklentileri, en sert etkiyi banka hisselerinde gösterdi.
Analistler, bu gerilemede yabancı yatırımcı satışlarının yanı sıra petrol fiyatlarındaki yükseliş ve artan belirsizliklerin etkili olduğuna işaret ediyor. Bu gelişmelerin, sıkı para politikasının beklenenden daha uzun süre devam edebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdiği, bunun da özellikle bankacılık hisselerinde baskı yarattığı belirtiliyor.
Yabancı yatırımcı çıkışı satış baskısını artırdı
Borsa İstanbul endeksleri, savaş öncesinde şubat ayı ortasında zirve seviyelerini görmüştü. Yabancı yatırımcı ilgisi ve hız kazanan halka arzların desteğiyle hem yatırımcı sayısı hem de getiriler yükseliş eğilimi göstermişti. Ancak şubat sonuna doğru savaş endişelerinin gündeme gelmesiyle birlikte piyasada ilk satış dalgası başladı.
28 Şubat’ta başlayan ilk saldırı öncesinde, 27 Şubat kapanışına göre değerlendirildiğinde, endekslerin önemli bölümünde ilk iki haftada sert düşüşler yaşandı. Yabancı yatırımcıların savaşın ilk haftasında hisse senedi piyasasından çıkış yapması da bu süreçte satış baskısını artıran başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Madencilik, metal, holding ve ulaştırma hisselerinde de kayıp görüldü
Bankacılık hisselerinin ardından birçok sektör endeksinde de değer kaybı yaşandı. Madencilik endeksi iki haftalık dönemde yüzde 11,2 gerilerken, metal ana endeksi yüzde 10,19 düştü. İletişim endeksi yüzde 6,98, holdingler endeksi yüzde 6,69, mali endeks yüzde 6,57 oranında değer kaybetti.
Ulaştırma endeksi yüzde 5,5, inşaat endeksi ise yüzde 4,19 düşüş gösterdi. Böylece savaşın etkisi yalnızca belirli hisselerle sınırlı kalmayarak, Borsa İstanbul’da sektörler geneline yayılan bir zayıflamaya dönüştü.
Kimya, sigorta ve bilişim endeksleri pozitif ayrıştı
Savaşın ilk iki haftasında yükseliş kaydeden sınırlı sayıdaki sektörün başında kimya endeksi geldi. Kimya endeksinde ağırlığı yüzde 50’nin üzerinde olan TÜPRAŞ hisselerinin, petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle son iki haftada yüzde 20,6 yükselmesi, endeksin pozitif ayrışmasında belirleyici oldu.
Aynı dönemde sigorta endeksi yüzde 6,95, aracı kurumlar endeksi yüzde 6,83, bilişim endeksi ise yüzde 5,65 artış gösterdi. Halka arz endeksi de yeni halka açılan şirketlerde ilk işlemlerde görülen güçlü yükselişlerin etkisiyle yüzde 5,35 getiri sağladı.
En sert düşüş Kiler Holding, Vakıfbank ve DOCO’da görüldü
Mart ayının ilk iki haftasında ve savaş döneminde en fazla değer kaybeden hisse yüzde 42,74 ile Kiler Holding oldu. Şirket hisselerinde yaşanan düşüşte, savaş gündeminden bağımsız olarak MSCI endeksinde bir üst endekse geçişinin durdurulmasının ardından taban serisinin etkili olduğu belirtildi.
Bankacılık hisseleri arasında ise en fazla değer kaybı yüzde 20,16 ile Vakıfbank’ta görüldü. Vakıfbank’ı yüzde 19,63 ile Yapı Kredi ve yüzde 19,52 ile Akbank izledi. Son dönemde yabancı yatırımcının ilgi gösterdiği hisseler arasında yer alan Akbank’taki sert gerileme de dikkat çekti.
Havacılık sektörüne hizmet veren DOCO hisseleri de aynı dönemde yüzde 20,65 değer kaybetti. Bu tablo, savaşın etkisinin yalnızca endeksler üzerinde değil, şirket bazlı fiyatlamalarda da sert dalgalanmalara yol açtığını gösterdi.
Altın fiyatları geriledi, tahvil faizleri yükseldi
Savaşın etkileri yalnızca hisse senedi piyasasıyla sınırlı kalmadı. Dolar endeksinin güçlenmesi ve belirsizliklerin artmasıyla birlikte altın fiyatlarında da düşüş yaşandı. Mart ayının ilk iki haftasında gram altın yüzde 4,03, serbest piyasada çeyrek altın ise yüzde 3,8 değer kaybetti.
Ons altın da aynı dönemde yüzde 4,62 düşerek 5 bin 20 dolar seviyesine geriledi. Buna karşılık gösterge devlet tahvillerinde faizler yükseldi. İki yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 39,82’ye, beş yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 36,33’e, on yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 33,25’e çıktı. Tüm vadelerde tahvil faizlerinde yükselişin 3 puanın üzerinde gerçekleştiği görüldü.