Uluslararası derecelendirme kuruluşu World Rating, 9 Ocak 2026 tarihli Türkiye Sovereign Rating Raporu’nda Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para kredi notunu “BB”, uzun vadeli yerel para kredi notunu ise “BBB-” olarak teyit etti. Kuruluş, kredi notu görünümünü “Stabil” olarak korudu.
Not Kararının Gerekçeleri Açıklandı
World Rating’in değerlendirmesinde, kredi notunun teyidinde Türkiye’nin döviz rezervlerinde son dönemde kaydedilen nicel ve nitel iyileşmelerin belirleyici olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca para politikasına dayalı enflasyonla mücadelede elde edilen sonuçlar ile son üç yılda uygulanan makroekonomik politika çerçevesindeki piyasa rasyonalitesine dikkat çekildi.
Raporda, Türkiye ekonomisinin mali performansındaki güçlenme ve dış kırılganlıklardaki azalışın en temel göstergelerinden birinin döviz rezervlerinin ulaştığı seviye olduğu belirtildi.
Transfer ve Konvertibilite Riski Vurgusu
Kuruluş, Türkiye’nin döviz cinsinden yükümlülüklerine ilişkin stres volatilitesindeki orta vadeli sakinliğin, “Transfer ve Konvertibilite Riski” açısından temel belirleyici unsur olduğuna işaret etti. Bu istikrarın orta vadeden uzun vadeye taşınması halinde, söz konusu risk notunun mevcut “BB-” seviyesinden bir kademe daha yukarı çıkarılabileceği ifade edildi.
Yerel Para Notu Yatırım Yapılabilir Seviyede
World Rating, metodolojik açıdan Türkiye’nin mali performans göstergelerindeki iyileşmenin yalnızca görünüm değişikliğiyle değil, uzun vadeli yabancı para kredi notunun “BB-” seviyesinden “BB” seviyesine yükseltilmesini gerektirdiğini kaydetti.
Raporda ayrıca Türkiye’nin uzun vadeli yerel para kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeyi temsil eden ilk basamak olan “BBB-” düzeyinde bulunduğu vurgulandı. Türkiye’nin kendi para birimi cinsinden borç ödeme kapasitesinin yatırım yapılabilir seviyenin altına düşmediği belirtilirken, bazı derecelendirme kuruluşlarının yerel para notunu yabancı para notuyla aynı seviyede değerlendirmesinin metodolojik açıdan tutarsız olduğu ifade edildi.
Küresel Entegrasyon ve Finansal Yapı
Açıklamada, Türkiye ekonomisinin hacimsel büyüklük ve çeşitlilik açısından uzun dönemli bir yetersizlik sorunu bulunmadığına dikkat çekildi. Dış finansmana erişim kapasitesi ile bankacılık sektörü başta olmak üzere finansal piyasaların küresel entegrasyonunun yeterli düzeyde olduğu belirtildi. Avrupa Birliği ile uyum sürecindeki ilerlemenin küresel entegrasyonu daha da güçlendireceği değerlendirmesi yapıldı.