Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde açıklanan yeni “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” üzerindeki tartışmalar sürüyor. Özellikle kıdem tazminatının 60 yaşından önce alınamayacağına dair yapılan düzenleme, çalışanlar ve sendikalar arasında tepkilere yol açtı.
Yeni sistem, kıdem tazminatını kapsamıyor. Mevcut sistemde 17 milyon çalışanın Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) çıkışına yönelik önemli bir adım atılıyor. Türkiye’deki mevcut sistemde çalışanların maaşlarından yüzde 3 kesilip, Otomatik Katılım Sistemi (OKS) adı altında oluşturulan birikim hesaplarına aktarılıyor ve devlet tarafından da katkı sağlanıyor.
Bu yeni düzenleme, Otomatik Katılım Sistemi’ni daha da geliştirmeyi amaçlıyor. Eğer bu sistem işlerse, çalışanlar gelecekte daha düşük emekli maaşı alma endişesi taşımadan çalışmaya devam edebilirler. Bu da devletin emeklilik sisteminin sürdürülebilmesi için kritik bir adım olarak görülüyor ve ikinci ve üçüncü basamak emeklilik sistemlerinin oluşturulmasına yol açıyor.
Mevcut Otomatik Katılım Sistemi, yani Otomatik BES, ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşecek ve tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak çalışanlara sunulacak. Bu düzenleme kapsamında çalışanın maaşından her ay yüzde 3 kesilmeye devam ederken, işverenler de belirli bir oranda katkı sağlayacaklar. İşveren katkı oranı henüz netleşmemiş olsa da en az yüzde 3 olması planlanıyor. Yani, çalışanın maaşından yüzde 3 kesilecek, işveren yüzde 3 katkı yapacak ve devlet ise yüzde 30 katkı sağlayacak. Örneğin, bugün asgari ücretle çalışan bir kişinin maaşından her ay 400 lira BES için kesiliyor ve işveren de 400 lira katkı yapacaksa, bu kişinin BES’teki birikimi aylık olarak bin 40 lira, yıllık olarak ise 12 bin 480 lira olacak.
Ayrıca, bu sisteme katkı yapacak işverenlere çeşitli destekler sağlanması planlanıyor. Ancak tamamlayıcı emeklilik sisteminin çalışanlar için zorunlu olup olmayacağı henüz netleşmemiş durumda ve ilerleyen dönemde belirlenecektir.