Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı için planladığı para politikası çerçevesini ve hedeflerini içeren kapsamlı bir metin yayımladı.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) Uygulaması Tamamen Sonlandırılacak
TCMB’nin 2025 yılına ilişkin en dikkat çeken hedeflerinden biri, Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını yıl içerisinde tamamen sonlandırmak. Metinde, 20 Aralık 2024 itibarıyla KKM hesaplarının toplam mevduat içindeki payının %6,2’ye gerilediği, Türk lirası mevduatların payının ise %58,6’ya yükseldiği belirtildi. Bu değişimin Türk lirası mevduatlara olan geçişi teşvik ettiği ve KKM’nin kaldırılmasının uygun bir zemin oluşturduğu ifade edildi.
Fiyat İstikrarı ve Enflasyon Hedefleri
Raporda, TCMB’nin fiyat istikrarını temel hedef olarak benimsemeye devam edeceği vurgulandı. Hükümetle birlikte belirlenen enflasyon hedefinin %5 olarak korunduğu belirtilirken, enflasyon hedeflemesi rejiminin sürdürüleceği ifade edildi. Metinde, TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olarak belirsizlik aralığının %2 puan olarak belirlendiği ve bu çerçevede “Açık Mektup” yazma mekanizmasının devrede olacağı hatırlatıldı.
Para Politikası Araçları ve Karar Mekanizması
TCMB’nin temel politika aracı olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı kullanılmaya devam edecek. Fiyat istikrarını desteklemek için gereken parasal sıkılık düzeyinin sürdürüleceği belirtilirken, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmak amacıyla makro ihtiyati adımların devreye alınacağı ifade edildi. Ayrıca, faiz oranlarının oynaklığını azaltmak ve finansal piyasaların istikrarlı bir şekilde işlemesini sağlamak için likidite yönetim araçlarının etkin biçimde kullanılacağı belirtildi.
Para Politikası Kurulu ve Şeffaflık İlkeleri
2025 yılı boyunca Para Politikası Kurulu (PPK), önceden açıklanan bir takvime göre toplam 8 toplantı gerçekleştirecek. Toplantı kararlarının kısa gerekçeleri aynı gün kamuoyuyla paylaşılacak, detaylı değerlendirmeler ise 5 iş günü içerisinde yayımlanacak. TCMB’nin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun olarak iletişim stratejisini sürdüreceği ifade edildi.
Sadeleşme ve Finansal İstikrar Adımları
2024 yılında başlatılan sadeleşme adımlarının 2025 yılında da devam edeceği duyuruldu. Menkul kıymet tesisine ilişkin düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması ve piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmaya yönelik adımların enflasyon, faizler ve döviz kurları üzerindeki etkilerinin detaylı bir şekilde analiz edileceği belirtildi. Raporda, tahvil getiri eğrisinin para politikası duruşuyla ilişkisinin güçlendirilmesi için uygulamaların devam edeceği ifade edildi.
Dezenflasyon Süreci ve Kredi Politikaları
2025 yılında dezenflasyon sürecinin belirginleşmesi hedefleniyor. Türk lirası varlıklara olan talebin artış göstermesi beklenirken, kredi büyüme sınırlarının dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla gözden geçirileceği belirtildi. Özellikle ticari kredilerde ve ihtiyaç kredilerinde aylık büyüme sınırlarının aşağı çekildiği, kredi kartı faiz oranlarının ise farklılaştırıldığı vurgulandı.
Rezerv Politikası ve Döviz İşlemleri
Raporda, uluslararası rezervlerin güçlendirilmesinin 2025 yılında da büyük önem arz ettiği vurgulandı. 13 Aralık itibarıyla swap hariç net rezervlerin 50,1 milyar dolar seviyesine ulaştığı ifade edildi. Döviz kuru rejiminin dalgalı olarak sürdürüleceği ve TCMB’nin döviz kurlarını belirlemeye yönelik bir hedefi olmadığı hatırlatıldı. Döviz likiditesinin dengelenmesi için bankalara sağlanan imkanların devam edeceği açıklandı.
Türk Lirası Reeskont Kredileri ve Yeni Uygulamalar
2024 yılında 563,8 milyar lira olarak gerçekleşen Türk lirası reeskont kredileri, döviz rezervlerine yaklaşık 16,8 milyar dolar katkı sağladı. 2025 yılında ihracatçı skoru uygulamasına geçileceği ve ulusal para cinsinden ticareti destekleyen kredi tahsislerinin artacağı duyuruldu.
Sonuç: Sürdürülebilir Bir Ekonomik Strateji
TCMB’nin 2025 yılı para politikası, Türk lirasının güçlendirilmesini, fiyat istikrarını sağlamayı ve finansal istikrarı desteklemeyi hedefliyor. KKM uygulamasının sonlandırılması gibi önemli dönüşüm adımları, sadeleşme politikaları ve şeffaf iletişim ilkeleriyle destekleniyor. Bu kapsamlı strateji, Türkiye ekonomisinin orta vadede daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını amaçlıyor.