featured

FED faiz kararı için 3 kritik senaryo

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küresel piyasaların bu haftaki en kritik gündem maddesi ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği para politikası toplantısı olacak. CME FedWatch verilerine göre piyasalar 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini yüzde 85’in üzerinde fiyatlarken, faizin sabit tutulması olasılığı yaklaşık yüzde 13,5 seviyesinde bulunuyor.

Kararın ardından Fed Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajlar; dolar endeksi, ABD tahvil getirileri, altın ve gümüş gibi kıymetli metaller ile gelişmekte olan ülke varlıklarının yönü açısından yakından izlenecek.

Fed faiz artırırsa 2023’ten bu yana bir ilk olacak

Fed’in son faiz artışı 26 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleşmişti. Banka bu toplantıda politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 5,25-5,50 aralığına yükseltmişti.

Fed daha sonra faizleri uzun süre bu seviyede tutmuş, 2024 ve 2025 yıllarında ise faiz indirim döngüsüne geçmişti.

Son faiz indirimi 10 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilmiş ve politika faizi 25 baz puan düşürülerek yüzde 3,50-3,75 aralığına çekilmişti.

Fed, 2026 yılında bugüne kadar politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ocak, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında faiz yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakıldı.

Temmuz toplantısında üç Fed üyesi 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullanmasına rağmen çoğunluk faizin değiştirilmemesi yönünde karar verdi.

Böylece politika faizi yaklaşık dokuz aydır yüzde 3,50-3,75 bandında bulunuyor. Eylül toplantısında 25 baz puanlık artış yapılması halinde Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırmış olacak.

Piyasalar sadece faiz kararına değil mesajlara da odaklandı

Analistler açısından toplantının kritik noktası yalnızca faiz oranının ne olacağı değil.

Karar metninde kullanılacak ifadeler, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısındaki açıklamaları ve önümüzdeki döneme ilişkin faiz patikası konusunda verilecek sinyaller piyasa fiyatlamaları üzerinde doğrudan etkili olabilir.

Özellikle enflasyon görünümü, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Fed’in daha fazla sıkılaşmaya ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin değerlendirmeler yakından takip edilecek.

Güvercin senaryo: 25 baz puan artış ancak devam sinyali yok

İlk senaryoda Fed’in beklentilere paralel olarak 25 baz puanlık faiz artışı yapması ancak sonrasında yeni faiz artışlarına yönelik güçlü bir sinyal vermemesi öngörülüyor.

Bu tablo piyasalar tarafından daha “güvercin” bir faiz artışı olarak yorumlanabilir.

Böyle bir durumda dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerinde ilk etapta sınırlı yükseliş görülebilir. Altın ve gümüş gibi kıymetli metaller ile gelişmekte olan ülke varlıklarında ise başlangıçta baskı oluşsa da Fed’in ilave sıkılaşma konusunda isteksiz olduğu algısının güçlenmesi küresel risk iştahını destekleyebilir.

Nötr senaryo: Fed sonraki adımlar için yönlendirme yapmaz

İkinci senaryoda Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı gerçekleştirmesi ancak karar metninde ve Kevin Warsh’ın açıklamalarında sonraki toplantılara ilişkin belirgin bir yönlendirme vermemesi öne çıkıyor.

Bu durumda piyasaların ilk fiyatlamanın ardından yeniden makroekonomik verilere odaklanması bekleniyor.

ABD enflasyon ve istihdam verileri, petrol fiyatlarındaki seyir ve enerji maliyetleri Fed’in bundan sonraki para politikası kararları açısından belirleyici hale gelebilir.

Bu senaryoda yatırımcıların her yeni veri sonrasında aralık toplantısına ve 2027 faiz patikasına ilişkin beklentilerini yeniden fiyatlaması beklenebilir.

Şahin senaryo: Yeni faiz artışları gündeme gelebilir

Piyasalar açısından en sert senaryo ise Fed’in 25 baz puanlık artışa ek olarak enflasyonla mücadele için ilave faiz artışlarının gerekli olabileceği mesajını vermesi olacak.

Fed’in bu yönde bir açıklama yapması halinde dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerinde daha güçlü yükseliş görülebileceği değerlendiriliyor.

Buna karşılık faiz getirisi sağlamayan altın ve gümüş gibi kıymetli metallerde satış baskısı artabilir. Gelişmekte olan ülke para birimleri ve hisse piyasaları da daha güçlü dolar ve yükselen ABD faizlerinden olumsuz etkilenebilir.

Bu senaryoda da Fed’in sonraki adımları ekonomik verilere bağlı olacağı için enflasyon, istihdam ve enerji fiyatları piyasa açısından önemini koruyacak.

Faizin sabit tutulması sürpriz olarak değerlendirilecek

CME FedWatch fiyatlamalarında Fed’in faizi sabit bırakma ihtimali yaklaşık yüzde 13,5 seviyesinde bulunuyor.

Bu nedenle politika faizinin yüzde 3,50-3,75 aralığında tutulması piyasa beklentilerinin dışında kalan sürpriz bir karar olarak değerlendirilebilir.

Fed’in faiz kararının ardından özellikle Başkan Kevin Warsh’ın enflasyon, enerji fiyatları ve gelecekteki faiz artışlarına ilişkin mesajları, ilk piyasa tepkisinin kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.

FED faiz kararı için 3 kritik senaryo
Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!