Küresel yatırımcılar, 2026 yılına carry trade işlemlerinden elde edilen güçlü getirilerle girerken, uluslararası yatırım bankalarının tercihleri gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelmiş durumda. Morgan Stanley ve Citigroup gibi önde gelen finans kuruluşları, Türk Lirası’nı carry trade açısından öne çıkan para birimleri arasında gösteriyor.
Carry trade işlemleri, yılın ilk ayında da ivmesini korurken, yatırımcıların düşük faizli para birimlerinden borçlanarak daha yüksek getirili gelişmekte olan ülke para birimlerine yöneldiği görülüyor. Bu eğilim, küresel piyasalarda risk iştahının sürdüğüne işaret ediyor.
Carry Trade Getirileri Yükselişini Sürdürüyor
Gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik ilgi, dolar satışı üzerinden yapılan işlemlerle destekleniyor. Bloomberg tarafından takip edilen ve sekiz gelişmekte olan piyasanın getirilerini ölçen endekse göre, carry trade işlemleri yılın ilk ayında yüzde 1,3 artış kaydetti. Bu işlemlerden elde edilen toplam getiri, geçen yıl yüzde 18 seviyesine ulaşarak 2009’dan bu yana en yüksek düzeyini görmüştü.
Büyük yatırım bankaları, söz konusu kazançların 2026 yılı boyunca da devam edebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. ABD dolarındaki zayıflama eğilimi ve gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek reel faiz oranları, bu stratejinin cazibesini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Dolar Üzerindeki Baskı ve Gelişen Piyasalara Yönelim
ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının dolar üzerinde baskı oluşturduğu bir ortamda, yatırımcıların “dolar sat – gelişmekte olan ülke para birimi al” stratejisine ilgisi sürüyor. Enflasyonun birçok ülkede yavaşlama sinyalleri vermesine karşın, para politikalarının temkinli ve kademeli şekilde gevşetilmesi, yüksek faiz ortamının korunmasına neden oluyor.
Bu durum, carry trade işlemleri açısından gelişmekte olan ülke para birimlerini daha cazip hale getiriyor ve küresel fon akımlarını bu piyasalara yönlendiriyor.
Morgan Stanley’in Tercihleri Arasında Türk Lirası
Morgan Stanley Gelişmekte Olan Piyasalar Stratejisi Başkanı James Lord, carry trade işlemlerinde sıkı para politikası uygulayan ve merkez bankası güvenilirliği yüksek ülkelerin ön plana çıktığını belirtiyor. Bu çerçevede bankanın 2026 yılı için öne çıkardığı para birimleri arasında Brezilya reali, Türk lirası ve Çek korunası bulunuyor.
Latin Amerika para birimleri carry trade performansında dikkat çekerken, Brezilya reali geçen yıl sağladığı yüzde 23,5’lik getirinin ardından 2026’da şu ana kadar yüzde 4,5 oranında kazanç elde etti. Enflasyonun merkez bankasının hedef aralığına yaklaşmasına rağmen ülkede politika faizinin yüzde 15 seviyesinde bulunması, reali yatırımcılar açısından cazip kılıyor.
Citi’den Türk Lirası Vurgusu
Citi stratejistleri de dolar karşısında Brezilya realini tercih eden kurumlar arasında yer alırken, Türk lirasına yönelik olumlu beklentilerini koruyor. Buna karşılık, geçen yıl zayıf performans sergileyen Hint rupisi 2026’da da değer kaybetmeye devam ederken, carry trade açısından yaklaşık yüzde 2 oranında gerileme yaşadı. Endonezya rupisi de benzer şekilde yatırımcılar için olumsuz bir tablo ortaya koydu.
Rekor Getiriler ve Volatilite Takibi
Bloomberg verilerine göre, carry trade stratejileri açısından en yüksek yıllık getiri yüzde 25 ile 2003 yılında kaydedilmişti. Bu seviyelere yeniden ulaşılabilmesi için doların zayıflama eğilimini sürdürmesi ve gelişmekte olan ülke para birimlerindeki dalgalanmaların sınırlı kalması önem taşıyor.
Yatırımcılar, uzun süren sakin dönemin ardından üç haftanın en yüksek seviyesine çıkan JPMorgan volatilite göstergesini yakından izliyor. Bank of America stratejisti Alex Cohen, volatilitenin düşük seyretmesi halinde carry trade işlemlerinin güçlü performansını koruyabileceğini belirtirken, jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.