Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçları, yüksek enflasyon, faizlerdeki katılık ve Orta Doğu’da devam eden savaşın şirket bilançoları üzerindeki baskısını ortaya koydu. Analistler tarafından takip edilen 609 şirketin 289’u yılın ilk üç ayında zarar açıklarken, zarar eden şirketlerin toplam içindeki payı yüzde 47,45’e yükseldi.
Zarar Açıklayan Şirket Sayısı 289’a Çıktı
Borsa İstanbul’da finansal sonuçları izlenen şirketlerde yılın ilk çeyreğine ilişkin tablo, kârlılık tarafında zayıflamaya işaret etti. Analistler tarafından takip edilen 609 şirketin 320’si ilk üç ayı kârla tamamlarken, 289 şirket zarar açıkladı.
Pusula Yatırım Araştırma Departmanı’nın verilerine göre, 2025 yılının son çeyreğinde zarar eden şirket sayısı 266 seviyesindeydi. Bu sayı 2026’nın ilk çeyreğinde 289’a yükseldi. Böylece zarar eden şirketlerin toplam içindeki payı yüzde 43,68’den yüzde 47,45’e çıktı.
Bu veriler, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin neredeyse yarısının yılın ilk çeyreğinde negatif finansal sonuçlarla karşı karşıya kaldığını gösterdi.
Yüksek Enflasyon ve Faiz Baskısı Bilançolara Yansıdı
Şirket bilançolarında görülen bozulmada yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve faiz indirimlerinin durması etkili oldu. Analistler, dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesi nedeniyle faizlerde aşağı yönlü hareketin sınırlı kaldığını belirtti.
Yüksek faiz ortamı, özellikle borçluluk seviyesi yüksek şirketler açısından finansman giderlerini artırırken, iç talepteki zayıflama da gelir ve kârlılık görünümünü baskıladı. Enflasyon muhasebesinin kaldırılmasıyla birlikte ertelenmiş vergi giderlerinde yaşanan artış da bazı şirketlerin dönem zararına geçmesinde etkili olan unsurlar arasında yer aldı.
En Zayıf Performans Taş, Toprak, Çimento ve Enerji Sektörlerinde Görüldü
Yılın ilk çeyreğinde sektörler arasında en zayıf performans taş, toprak, çimento; enerji ve dayanıklı tüketim malları alanlarında izlendi. Bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin maliyet baskıları, talep koşulları ve finansman giderleri nedeniyle kârlılıkta belirgin zorlanma yaşadığı görüldü.
Dayanıklı tüketim malları sektöründe yüksek faiz ortamının tüketici talebi üzerindeki etkisi öne çıkarken, enerji sektöründe maliyet ve piyasa koşullarına bağlı baskılar finansal sonuçlara yansıdı. Taş, toprak ve çimento sektöründe ise hem iç talep koşulları hem de maliyet yapısı bilançolar üzerinde belirleyici oldu.
Orta Doğu’daki Savaş Şirket Performanslarını Etkiledi
Orta Doğu’da devam eden savaş da Borsa İstanbul şirketlerinin ilk çeyrek performansını etkileyen başlıklar arasında yer aldı. Analistler, savaşın yılın ilk çeyreğinde şirket bilançolarında kısmen hissedildiğini, etkilerin ikinci çeyrek sonuçlarında daha görünür hale gelebileceğini ifade etti.
Jeopolitik risklerin artması; enerji maliyetleri, ihracat pazarları, lojistik süreçleri ve yatırımcı risk algısı üzerinde baskı oluşturdu. Bu gelişmeler, özellikle dış ticaret bağlantısı güçlü olan şirketler ve maliyetleri küresel fiyatlamalardan etkilenen sektörler açısından yakından takip ediliyor.
İkinci Çeyrek İçin Daha Zayıf Bilanço Beklentisi
Analistler, 2026 yılının ikinci çeyrek finansal sonuçlarında zarar açıklayan şirket sayısının daha da artabileceğini belirtti. İlk çeyrekte sınırlı şekilde hissedilen savaş etkilerinin ikinci çeyrekte daha açık biçimde görülebileceği ifade edildi.
Piyasa değerlendirmelerinde, ikinci çeyreğe ilişkin daha karamsar bir tabloya girildiği vurgulandı. Yüksek faiz ortamı, enflasyonist baskılar, ertelenmiş vergi giderleri ve jeopolitik risklerin şirket kârlılıkları üzerindeki etkisinin devam edeceği değerlendiriliyor.
BIST 100 Endeksi 14.598 Puana Geriledi
Borsa İstanbul’da bilanço dönemi ve küresel risk başlıkları piyasa fiyatlamalarında etkili olmayı sürdürdü. BIST 100 endeksi son işlem gününde yüzde 1,23 değer kaybederek 14.598 puana geriledi.
Endeksteki düşüşte şirket kârlılıklarına ilişkin zayıf görünüm, Orta Doğu kaynaklı belirsizlikler ve yüksek faiz ortamının piyasa üzerindeki baskısı öne çıktı. Borsa İstanbul’da yatırımcılar, ikinci çeyrek bilanço döneminde şirketlerin kârlılık performansını ve sektör bazlı ayrışmaları yakından izlemeye devam ediyor.