featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Citi’den Türkiye için faiz analizi

Citi’den Türkiye için faiz analizi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Citigroup Ekonomisti İlker Domaç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl sonunda politika faizini piyasa beklentilerinin üzerinde tutacağını öngördü. Citi analizinde, TCMB’nin yıl sonu politika faizinin yüzde 32 yerine yüzde 34,50 seviyesinde kalabileceği belirtilirken, yılın ikinci yarısında faiz indirimleri için alanın daraldığına dikkat çekildi.

TCMB’nin Enflasyon Raporu Sonrası Faiz Beklentileri Değişti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın savaş sonrasında yayımladığı ilk enflasyon raporunda enflasyon ara hedeflerini yukarı yönlü revize etmesi, piyasalarda para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesine neden oldu. Citi de söz konusu raporun ardından, yılın ikinci yarısında faiz indirimi yapılmasına yönelik alanın ortadan kalktığı değerlendirmesinde bulundu.

Citigroup Ekonomisti İlker Domaç’a göre, TCMB’nin enflasyon patikasına ilişkin daha yüksek hedefler açıklaması, sıkı para politikası duruşunun daha uzun süre korunabileceğine işaret ediyor. Bu çerçevede Citi, politika faizinde yıl sonu için piyasa beklentisi olan yüzde 32 seviyesinin altında bir gevşeme alanı görmüyor.

Citi Yıl Sonu Politika Faizini Yüzde 34,50 Bekliyor

Citi’nin değerlendirmesine göre TCMB, yıl sonunda politika faizini yüzde 34,50 seviyesinde tutabilir. Bu tahmin, piyasanın yüzde 32 olan genel beklentisinin üzerinde bulunuyor.

Analizde, faiz indirimi sürecine ilişkin beklentilerin enflasyon görünümü, kur hareketleri ve piyasa güveniyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Enflasyon hedeflerinde yapılan yukarı yönlü güncellemenin ardından, Merkez Bankası’nın erken bir gevşeme adımı atmasının daha zor hale geldiği belirtildi.

TCMB’den Arka Kapı Sıkılaşma Adımı

İlker Domaç, TCMB’nin resmi politika faizinde değişikliğe gitmeden para politikasında örtülü bir sıkılaşma uyguladığını ifade etti. Citi analizinde, Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermesinin fiili olarak 300 baz puanlık bir sıkılaşma anlamına geldiği kaydedildi.

Bu uygulama, politika faizinin sabit bırakıldığı dönemlerde fonlama koşullarının daha sıkı hale gelmesine yol açıyor. Böylece TCMB, resmi faiz oranını değiştirmeden piyasadaki likidite ve fonlama maliyetleri üzerinden sıkılaştırıcı bir etki oluşturuyor.

Örtülü Sıkılaşmanın Etkinliği Kur Hareketlerine Bağlı

Citi, TCMB’nin arka kapıdan attığı sıkılaştırıcı adımların teknik olarak geri döndürülebilir olduğuna dikkat çekti. Ancak analize göre bu tür adımların etkili olabilmesi, Türk lirasındaki değer kaybı hızının enflasyon görünümüyle uyumlu şekilde yönetilmesine bağlı bulunuyor.

Raporda, kurdaki değer kaybının enflasyon farkından daha yavaş ilerlemesinin Türk mallarının küresel pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi. Bu durum, ihracat performansı ve dış denge açısından izlenen temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Kur Politikası İçin Faiz Artırımı Vurgusu

İlker Domaç’a göre, piyasa güvenini zedelemeden kurdaki değer kaybı hızını ayarlamanın en inandırıcı yolu, bu adımı yeni bir faiz artırımıyla desteklemekten geçiyor. Citi analizinde, yalnızca örtülü sıkılaşma adımlarının kur üzerindeki baskıyı yönetmekte sınırlı kalabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Bu çerçevede, TCMB’nin politika faizi, enflasyon hedefleri ve kur politikası arasındaki dengeyi koruması, yılın geri kalanında para politikasının ana belirleyicileri arasında yer alacak.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!