Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye’nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) “gri listesinden” çıkarılması için çalışmalarını hızlandırdı.
FATF tarafından belirlenen 7 eksiklikten 5’i giderildi ve kalan 2 eksiklik üzerinde çalışmalar devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda ilgili bakanlıklar ve kurumların yöneticileri, 10 Temmuz Pazartesi günü ilk toplantılarını gerçekleştirdi.
Bu toplantı ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, hızlı ve etkili bir koordinasyon süreci başlattı. Aklama suçu ve terörizmin finansmanıyla ilgili eğitim ve farkındalık çalışmaları hızlandırılacak. Aklama suçu ve terörizmin finansmanıyla ilgili ihtisas cumhuriyet savcılıkları ve görevli mahkemeler bütün illerde oluşturulurken, kolluk tarafında soruşturma yapılma süreciyle ilgili rehberler hazırlandı. Farkındalığı artıracak eğitimler hız kazanacak.
Ayrıca, özel çalışma büroları oluşturulurken, Türkiye’nin uluslararası kamuoyu nezdindeki olumlu imajını güçlendirmek için teknik ekipler kuruldu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin FATF tarafından belirlenen uluslararası standartlara uygun olarak kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelede kararlılıkla ilerlediğini belirtti. Şimşek, FATF tarafından belirlenen 7 eksiklikten 5’inin giderildiğini ve kalan 2 eksiklik üzerinde çalışmaların hızla sürdüğünü ifade etti.
Toplantıda, eksikliklerin etkin bir koordinasyonla hızlı bir şekilde giderilmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede görevli ihtisas mahkemeleri ve savcılıklarının belirlenmesinin ardından özel soruşturma büroları kuruldu. Ayrıca, ilgili birimlere yönelik rehberler hazırlandı ve eğitim ve farkındalık artırıcı çalışmalar yapıldı. Teknik çalışma grupları ise faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam ediyor.
Şimşek, FATF’ın gri listesinden en kısa sürede çıkmak için gerekenleri hızla gerçekleştireceklerini ve Türkiye’nin uluslararası kamuoyundaki olumlu imajını güçlendireceklerini vurguladı.
Şimşek ayrıca, gri listede yer almanın sermaye akışının azalması ve sendikasyon kredilerinde maliyet artışı gibi olumsuz etkilere sahip olduğunu belirtti.