Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) verilerine nazaran 2022 senesinin ilk yedi aylık döneminde 2 bin 532 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleştirildi. Ayrıyeten galeriler tarafından ithal edilip satılanlar da bulunuyor. Fakat, 2020 senesinde 844 adet, 2021 senesinde ise 2 bin 846 adet (galeriler hariç) elektrikli otomobil satıldığı göz önüne alındığında katlanarak yükselen bir satış trendi olduğu anlaşılıyor. Elektrikli otomobiller adına en önemli altyapı yatırımı ise şarj istasyonları. İşyeri ya da evinde uygun yeri olan araç sahipleri, bireysel şarj istasyonları kursa da halka açık alanlarda şarj istasyonu işletmecileri hizmet sağlıyor. Türkiye’de hâlâ yaklaşık 4 bin 500 adet şarj soketi (bireysel kurulumlar hariç) yer alıyor. Elektrikli otomobil satışlarının yükseliş hızına bakıldığında şarj soketi sayısının yetersiz olacağı belliydi. 2 Nisan’da yayınlanan mevzuat ile birlikte yasal bir altyapıya kavuşan şarj istasyonu işletmeleriyle alakalı açıklanan teşvik paketi sonrası lisans alan şirket sayısı 32’ye çıktı.
KURULUM KOŞULLARI
Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) tarafından duyurulan yönetmeliğe nazaran şarj istasyonu lisansı alan şirketler, lisans yürürlüğe alındıktan sonraki altı ay içerisinde en az beş farklı ilçede, en az 50 adet ünite kurulumu yapmak zorunda oluyor. Bu ünitelerin en az yüzde 5’inin DC 50 kW ve üzeri güce sahip olması gerekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan otoyol ve devlet yollarında kurulan şarj ünitelerinin de en az yüzde 50’sinin DC 50 kW ve üstü güçte ünite tipinde olması gerekiyor. Şarj ağında bulunan her bir şarj istasyonunda, AC üniteler için en az bir adet tip-2 soket bağlantısı, DC üniteler adına da en az bir adet birleşik şarj sistemi soket bağlantısı koşulu bulunuyor.