Türkiye’nin 5 yıllık kredi temerrüt takası, yurt içi piyasalardaki fon dalgalanmasının etkisiyle 251 baz puan seviyesini test etti. Yaşanan artışla birlikte risk primi, mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
CDS Oranında Dört Ayın En Yüksek Düzeyi Görüldü
Yurt içi sermaye piyasalarında fon işlemlerine yönelik yürütülen adli ve idari süreçler dış piyasa göstergelerine yansıdı. Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini doğrudan etkileyen 5 yıllık kredi risk primi yukarı yönlü hareketlendi.
Pazartesi günü işlemlerinde prim 251 baz puana kadar tırmanarak 27 Mayıs tarihinden sonraki zirveyi gördü. Kredi risk primindeki bu tırmanış, uluslararası yatırımcıların finansal koruma maliyetlerinin arttığını gösterdi.
Gelişen Piyasalarda Türkiye İkinci Sırada Konumlandı
Küresel piyasalardaki fiyatlamalar gelişmekte olan ülkeler arasındaki risk sıralamasını da değiştirdi. Gelişen piyasalar kategorisinde en yüksek risk primine sahip ülke 703 baz puan ile Arjantin oldu.
Türkiye, 251 baz puanlık seviyesiyle Arjantin’in ardından en yüksek risk primine sahip ikinci gelişen ekonomi konumuna yerleşti. Uluslararası fon yöneticileri, gelişen ülkelerin borçlanma dinamiklerini ve finansal risk göstergelerini yakından izliyor.
Prim Son Bir Ayda Belirgin Artış Kaydetti
Kredi temerrüt takası göstergeleri eylül ayı boyunca dalgalı bir grafik çizdi. Ağustos ayının kapanışında 217 baz puana kadar inen gösterge, eylül ayı başlangıcında 220 baz puan sınırında seyretmişti.
Son haftalarda yaşanan piyasa gelişmeleriyle birlikte prim yeniden tırmanışa geçti. Yurt içinde sermaye piyasalarında yaşanan hareketlilik ve küresel gerilimler, borçlanma sigortası maliyetlerini bir ayda yukarı taşıdı.
Kredi Temerrüt Göstergesi Borç Maliyetini Belirliyor
Kredi risk primi, ülkelerin dış borçlarını geri ödeyememe ihtimaline karşı yatırımcıların talep ettiği sigorta bedelini yansıtıyor. Primin yükselmesi, Hazine ve özel sektör kuruluşlarının uluslararası piyasalardan döviz cinsi borçlanma faizlerini doğrudan artırıyor.
Ekonomi yönetimi ise finansal piyasalardaki likidite dengesini korumak için çalışmalarını sürdürüyor. Analistler, yurt içi adli ve düzenleyici süreçlerin seyrinin risk primi üzerinde belirleyici olacağını kaydediyor.