“Çeşitli projeler, kuyu sondajları ve sulama göletleri nedeniyle Salda Gölü’nün bataklığa dönüştü” iddialarına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından cevap verdi.
Salda Gölü’nü koruma bölgesi ilan ederek kaçak yapıları yıktıklarını, çöpleri ve konteynerleri kaldırdıklarını ifade eden Bakan Murat Kurum, beyaz kumları korumak hedefiyle araç girişlerini engelleyip ziyaretçi kısıtlaması getirdiklerini hatırlattı.
Paylaşımında, “Salda’da çöp yığınları varken, kumsalda araçlar gezerken ortada olmayanlar; biz Salda’ya sahip çıkınca çevreci olduklarını hatırladılar.” cümlelerini kullanan Bakan Kurum, Türkiye’nin bazı yerlerinde olduğu gibi, Salda Gölü’nün koruma alanı içinde olmayan belli noktalarında mevsimsel sebeplerle gerçekleşen su çekilmesi olduğunu ve bunun insan kaynaklı olmadığını vurguladı.
“Doğamızı korumayı ve çevremize sahip çıkmayı sözüm ona çevrecilerden öğrenecek değiliz. Göz bebeğimiz Salda Gölü’müzü korumayı dün olduğu gibi yarın da sürdüreceğiz.” diye belirten Kurum, paylaşımında #SaldaHepGüzelKalacak etiketini kullandı.
Kurum paylaşımını, “Salda’mız yine çok güzel; yarınlarımıza, çocuklarımıza en güzel hâliyle bırakacağız.” diye tamamladı.
“KUYU SONDAJLARI VE SULAMA GÖLETLERİ ÇALIŞMALARI” İDDİASI ASILSIZ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda proje oluşturarak Salda Gölü ile ilgili çalışma yapmış, göl çevresindeki kaçak yapılar yıkılmış, araçların kıyıya yaklaşması yasaklanmış, ziyaretçi kısıtlaması getirilmiş ve su kalitesi iyileştirilmişti.
Bakanlığın çalışmalarını tamamlamasının ardından Amerikan Uzay Ajansı Salda Gölü hakkında bir paylaşımda bulunmuştu. Resmî Instagram hesabında NASA, su altından kayaların göründüğü kesiminden Salda Gölü’nün fotoğrafını vermiş ve altına, “Mars’ın milyarlarca yıl önce nasıl göründüğünü hiç merak ettiniz mi? Biz ettik” notunu paylaşmıştı.
SULAMA GÖLETİ VE KUYU SONDAJLARINA İZİN YOK
Dünya genelinde kuraklıklara, kimi bölgelerde sel felaketlerine sebep olan küresel iklim krizinin Salda Gölü’nün bir bölümünde suların çekilmesini yol açmasının “bataklığa dönüştü” olarak verildiği haberlerde, buna gerekçe olarak “çeşitli projeler yapılmak istendiği, kuyu sondajları ve sulama göletleri nedeniyle kuraklık oluştuğu” iddialarını gösterdi. Gerçek ise Salda Gölü çevresinde bu şekilde bir çalışma bulunmaması.
SALDA’NIN SU KALİTESİ İYİLEŞTİRİLMİŞTİ
Salda Gölü’nün su potansiyelini ve kalitesini artırmaya dair birçok proje geliştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Salda Gölü ve çevresinde sulama göleti ve kuyu sondajlarına izin vermiyor. Dahası Bakanlık, daha önce başlatılan projeleri de sonlandırmış halde.
Salda Gölü ve çevresinde koruma tedbirleri uygulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ilk olarak mevzuata aykırı yapılaşmaları kaldırmış, gölde doğal dokuya zarar veren araçların girişini de ahşap bariyerler koyarak engellemişti.
Salda Gölü’nde Sıfır Atık Yönetimini de hayata geçiren, yaptığı çalışmalar ve aldığı tedbirlerle Salda Gölü’ndeki su kalitesini iyileştiren Bakanlık, alanda vatandaşların günübirlik ihtiyaçlarını karşılamak hedefiyle Kıyı Kanunu’na uygun olarak doğayla uyumlu, ahşap, doğal zeminden yüksek üniteler yerleştirmişti.
ATIKSU ARITMA TESİSİ PROJELENDİRME ÇALIŞMALARI UYGULAMA AŞAMASINA GELDİ
Salda Gölü ve havzasını korumak adına Atıksu Arıtma Tesisi projelendirme çalışmalarını tamamlayan ve uygulama aşamasına getiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, arıtılmış atık suların yüzde 100 oranında geri kazanılmasına yönelik bilimsel çalışmalarını da tamamladı.
Salda Gölü’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil edilmesi çalışmaları ise sürüyor.
NASA’NIN ÇALIŞMALARINA IŞIK TUTACAK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; NASA’nın Mars’tan getireceği kayaçlar üzerinde yapılacak çalışmalara ışık tutması amaçlanan Salda Gölü’nün Mikrobiyal Ekolojisinin İleri Moleküler Yöntemlerle Metabarkodlama Projesini üniversitelerle iş birliği yaparak yürütüyor.
Bakanlık, doğa koruma çalışmalarıyla Türkiye’nin korunan alan büyüklüğünü, toplam yüzölçümünün yüzde 9,6’dan yüzde 11,9’a yükseltmişti.