2023 yılının sonlarına doğru, Türk Lirası mevduat faizlerinde görülen yüzde 50 seviyelerindeki yüksek oranlar, yeni yıl ile birlikte bir miktar gerileme gösterdi. Bankalar, faiz oranlarını düşürerek bazılarında yüzde 50 seviyelerinin altına çekti.
Merkez Bankası’nın sıkı para politikası uygulaması, başlangıçta mevduat faizlerinde önemli bir artışa neden oldu. Ancak, Türk Lirası likiditesindeki artış, bankaların mevduat faizlerini düşürme eğilimine girmelerine sebep oldu.
TL likiditesindeki artışın temel nedenleri arasında, kredi talebindeki düşüşle birlikte mevduatın hala en cazip getiriyi sunan araç olması öne çıkıyor. TL mevduat oranları, gerilemiş olmalarına rağmen yatırımcılara yüzde 40’tan fazla bir garanti getiri sağlamaya devam ediyor, bu da mevduat miktarının yüksek kalmasını sürdürüyor.
Buna ek olarak, Merkez Bankası’nın KKM’den çıkış stratejisi, TL dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat hesaplarının yenilenmeyeceği açıklamasıyla birlikte, TL likiditesinde artışa neden oldu. Son verilere göre, 50 milyar TL’nin üzerinde bir KKM çıkışı gözlendi.
Borsadaki çıkışlar da dikkat çekici. Borsadaki düşüş, halka arz furyasının tersine dönmesiyle birlikte yatırımcıları mevduata yönlendirdi. Borsadan çıkan yatırımcı sayısı 1 milyonu aşarken, çıkışlar genellikle mevduata yönlendi.
Döviz kuru olarak Dolar/TL, 30 TL’yi aştı, ancak önceki aylara göre volatilitesi azaldı. Yıl başından bu yana döviz kuru yüzde 1,6 oranında artarken, son bir aydaki değer artışı yüzde 3,52 oldu. Döviz kurundaki kısmi sabitlik, yatırımcıları faiz getirisine çekmeye devam etti.
Merkez Bankası, likiditeyi temizlemek amacıyla depo ihalesi adımlarını hayata geçirdi. Banka, 2006 yılından bu yana ilk kez TL depo alım ihalesi açtı. Ancak, TL mevduata olan ilginin devam etmesi, sterilizasyon adımlarının yeterliliği konusunda soru işaretlerine neden olabilir.