Uluslararası finans kuruluşları Moody’s ve Fitch, fon krizindeki denetim açıklarına ve bankacılık sektöründeki risklere dikkat çekti. Fon krizinin doğrudan kredi riski sınırlı görülürken, bankacılıkta artan takipteki krediler ve sermaye tamponları öne çıkıyor.
Moody’s: Kredi Riski Sınırlı Ancak Denetim Boşluğu Var
Moody’s Ratings, 2 Ekim tarihli değerlendirmesinde fon krizinin yarattığı kredi riskinin sınırlı düzeyde olduğunu bildirdi. Kuruluş, yaşanan sürecin gözetim ve denetim mekanizmasındaki bazı yapısal boşluklara işaret ettiğini vurguladı.
Fon piyasasında son yıllarda hızlı bir büyüme yaşandı. Toplam 455 bin yatırımcı tasarruflarını bu fonlara aktardı.
Süreç yalnızca tasfiye edilen fonlarla sınırlı görülmüyor. Asıl sorunun hızla büyüyen fon yapısının denetim altyapısıyla aynı hızda gelişememesi olduğu belirtiliyor.
Finansal sistemin en temel sermayesini güven unsuru oluşturuyor. Tasarruf sahiplerinin sisteme kaynak sağlaması için açık kurallar ve önceden işleyen denetim mekanizmaları gerekiyor.
Fitch: Türk Bankacılık Sektörünün Görünümü Bozuluyor
Fitch Ratings, gelişen ülke bankalarına yönelik raporunda Türk bankacılık sektörünün görünümünü bozulan kategorisinde değerlendirdi. Bu tespit doğrudan ülke kredi notunu veya not görünümünü kapsamıyor.
Değerlendirme yalnızca bankacılık sektörünün kendi mali dinamiklerine odaklanıyor. Yüksek faiz ortamı bankaların kârlılık oranları üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.
Uzun süre yüksek seyreden faizler şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken hanehalkının borç ödeme gücünü daraltıyor.
Fitch, 30 Eylül tarihli İstanbul toplantısında artan takipteki kredilere ve incelen sermaye tamponlarına dikkat çekti. Özellikle bireysel krediler ile KOBİ kredilerinde geri ödeme sorunları öne çıkıyor.
İki Ayrı Risk Alanı ve Alınacak Tedbirler
Moody’s sermaye piyasalarının denetim tarafındaki eksikliklerine odaklanırken Fitch bankacılık bilançolarındaki riskleri işaret ediyor. İki kuruluş birbirinden farklı iki ayrı risk alanını eş zamanlı olarak gündeme getiriyor.
Fitch’in değerlendirmesi ani bir bankacılık krizi anlamına gelmiyor. Benzer biçimde Moody’s de doğrudan sistemik bir kredi riski öngörmüyor.
Genel beklenti, ortaya konan bu risklerin sarı ışık aşamasında olduğu yönünde birleşiyor. Finansal sistemdeki bu uyarı işaretleri kırmızıya dönmeden önce gerekli idari önlemlerin alınması önem taşıyor.