Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyon görünümüne ve ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şubat ayında enflasyonun yüzde 30’un altına ineceğini, 2026 yılı için ise enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmeyi hedeflediklerini açıkladı. Yılmaz, bu açıklamaları İstanbul’da gerçekleştirilen bir toplantıda yaptı.
İş Dünyasıyla İstişare Vurgusu
Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası’nın Eminönü’ndeki merkez binasında düzenlenen Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iş dünyasının ekonomi politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir paydaş olduğunu belirtti. Kamu olarak iş dünyasıyla düzenli istişarelere büyük önem verdiklerini ifade eden Yılmaz, orta vadeli program başta olmak üzere temel politika belgelerinin hazırlanma sürecinde sektör temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alındığını söyledi.
İzlenen ekonomik programın özellikle emek yoğun sektörler üzerindeki etkilerinin farkında olduklarını dile getiren Yılmaz, her programın olumlu sonuçlarının yanında bazı yan etkiler de doğurabileceğini, bu etkilerin yönetilmesine yönelik tedbirlerin eş zamanlı olarak ele alındığını vurguladı.
İstihdamı Koruyan İşletmelere Destek
Tekstil, konfeksiyon ve mobilya gibi hassas sektörlerde yaşanan gelişmelere değinen Yılmaz, istihdamını koruyan işletmelere yönelik destek programlarının sürdürüldüğünü hatırlattı. Bu kapsamda, 2025 yılında çalışan başına 2 bin 500 lira olarak uygulanan desteğin, 2026 itibarıyla 3 bin 500 liraya çıkarıldığını ve programın yalnızca KOBİ’lerle sınırlı kalmayarak tüm işletmeleri kapsayacak şekilde genişletildiğini ifade etti.
Küresel Ekonomide Artan Belirsizlikler
Konuşmasında küresel ekonomik görünüme de değinen Yılmaz, uluslararası kuralların ve kurumların zayıfladığı bir döneme girildiğini, bunun siyaset ve ekonomi alanlarında belirsizlikleri artırdığını söyledi. Küresel büyüme hızının son yıllara kıyasla gerilediğine işaret eden Yılmaz, önümüzdeki beş yıl için dünya ekonomisinde büyümenin yüzde 3 civarında öngörüldüğünü, dünya ticaretinin ise bunun da altında bir seyir izlediğini aktardı.
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde ise Yılmaz, son 22 yılda dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken, Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydettiğini ifade etti.
Finansal İstikrar ve Enflasyonla Mücadele
Finansal piyasalarda istikrarın öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirten Yılmaz, pandemi döneminde reel ekonominin korunmasına odaklanıldığını, mevcut aşamada ise enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeye yönelik adımların öne çıktığını söyledi. Büyümenin kompozisyonunun tüketim yerine yatırım, üretim ve ihracat ağırlıklı şekilde şekillendirildiğini kaydetti.
İstihdam verilerine de değinen Yılmaz, 2024 itibarıyla istihdamın 32,9 milyona ulaştığını, işsizliğin 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrettiğini, bazı sektörlerde ise iş gücü bulma sorununun gündeme geldiğini ifade etti.
2026 İçin Enflasyon ve İhracat Hedefleri
Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, maliye politikası ve yapısal dönüşümlerin de bu sürece destek verdiğini söyledi. Türkiye’nin cari açığında gerileme yaşandığını ve mal ile hizmet ihracatının 396 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, 2026 yılında bu rakamın 410 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Enflasyonu temel öncelik olarak tanımlayan Yılmaz, 2025 yılı için enflasyon tahmininin yüzde 30,9 olduğunu, 2024 Mayıs ayında görülen yüzde 75,5 seviyesinden sonra belirgin bir düşüş yaşandığını ifade etti. Yılmaz, şubat ayında enflasyonun yüzde 30’un altına ineceğini ve 2026’da yüzde 20’nin altına düşürülmesinin hedeflendiğini söyledi.
Konuşmasında finansman koşullarına da değinen Yılmaz, faiz indirim döngüsünün hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte başladığını, seçici kredi ve finansman mekanizmalarıyla esnaf, çiftçi ve ihracatçılara daha uygun koşullarda kaynak sağlandığını belirtti.