featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. TCMB’nin faiz kararı sonrası beklentiler netleşti

TCMB’nin faiz kararı sonrası beklentiler netleşti

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde sıkı para politikası duruşunun korunduğu görülürken, piyasalarda faiz indirimlerinin en erken eylül ayından itibaren gündeme gelebileceği beklentisi öne çıktı.

Politika Faizi Yüzde 37’de Sabit Kaldı

TCMB, 11 Haziran’da gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de bıraktı. Piyasa beklentileriyle uyumlu gelen kararın ardından Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğü görüldü.

Karar metninde enflasyon ana eğiliminde mayıs ayında sınırlı bir gerileme yaşandığı belirtilirken, iç talepteki zayıf seyrin devam ettiği vurgulandı. Jeopolitik gelişmelerin maliyetler, beklentiler ve iktisadi faaliyet üzerindeki etkilerinin yakından izleneceği ifade edildi.

Sıkı Para Politikası Duruşu Korunuyor

Merkez Bankası’nın haziran kararında, enflasyon görünümüne ilişkin temkinli duruşun devam ettiği mesajı öne çıktı. Banka, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı yaklaşımını korurken, para politikasında gevşeme için acele edilmeyeceğine işaret etti.

Piyasa beklentileri, TCMB’nin kısa vadede yeni bir faiz artışına gitme ihtimalinin zayıfladığı yönünde şekillense de, faiz indirimleri için daha fazla veri görülmesi gerektiği değerlendiriliyor. Bu kapsamda temmuz toplantısında politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

Temmuzda Faiz Değişikliği Beklentisi Zayıf

Piyasa değerlendirmelerinde, 23 Temmuz’da yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında Merkez Bankası’nın politika faizini sabit tutacağı beklentisi ağırlık kazanıyor. Temmuz ayında faiz indirimi yerine likidite koşullarında kademeli normalleşme adımlarının gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Bazı değerlendirmelerde, fonlama kompozisyonunda sınırlı bir normalleşme sürecinin başlayabileceği ifade edilirken, Merkez Bankası’nın bir süre daha sıkı likidite koşullarını koruyabileceği öngörülüyor.

Faiz İndirimleri İçin Eylül ve Sonrası İşaret Ediliyor

Piyasalarda faiz indirim döngüsünün eylül ayı ve sonrasında yeniden gündeme gelebileceği beklentisi öne çıkıyor. İç talepteki yavaşlama, enflasyon ana eğilimindeki iyileşme ve rezervlerdeki toparlanma, ilerleyen aylarda sınırlı faiz indirimi alanı oluşturabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Buna karşın faiz indirimlerinin zamanlaması konusunda beklentiler farklılaşıyor. Bazı piyasa aktörleri yılın son çeyreğinde kademeli indirimlerin başlayabileceğini öngörürken, bazıları Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar politika faizini mevcut seviyede tutabileceğini değerlendiriyor.

Yıl Sonu Faiz Beklentilerinde Ayrışma Var

Yıl sonu politika faizi tahminlerinde geniş bir aralık dikkat çekiyor. Beklentiler yüzde 32 ile yüzde 37 arasında değişirken, ağırlıklı tahminlerin yüzde 35 civarında toplandığı görülüyor.

Bu ayrışmada enflasyonun yılın kalan bölümündeki seyri, iç talepteki yavaşlamanın gücü, kur ve rezerv görünümü ile küresel enerji fiyatlarındaki hareketler belirleyici olacak. Para politikasında olası gevşeme adımlarının hızı ve kapsamı, bu göstergelerdeki gelişmelere bağlı olarak şekillenecek.

Enflasyon Tahminleri Yüzde 26-30 Aralığında Yoğunlaşıyor

Yıl sonu enflasyon beklentileri de piyasa değerlendirmelerinde önemli yer tutuyor. Tahminler ağırlıklı olarak yüzde 26 ile yüzde 30 aralığında yoğunlaşırken, beklentilerin orta noktası yüzde 29’a yakın seviyede bulunuyor.

Enflasyon görünümünde gıda fiyatları, enerji maliyetleri, kur geçişkenliği ve iç talep koşulları yakından izleniyor. Özellikle enerji fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanması halinde, enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabileceği belirtiliyor.

Jeopolitik Riskler ve Petrol Fiyatları Belirleyici Olacak

Para politikası görünümünde Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki oynaklık en önemli risk başlıkları arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı ve bölgesel arz güvenliğine ilişkin olası riskler, petrol fiyatları üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Enerji fiyatlarında kalıcı yükselişin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği ve Merkez Bankası’nın faiz indirimi alanını sınırlayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık iç talepteki zayıflama, rezervlerde görülen toparlanma ve gıda fiyatlarında beklenen dengelenme, ek faiz artışı ihtimalini sınırlayan unsurlar olarak öne çıkıyor.

Bir Sonraki Toplantı 23 Temmuz’da Yapılacak

TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz 2026’da gerçekleştirilecek. Piyasalarda genel beklenti, Merkez Bankası’nın bu toplantıda politika faizini değiştirmeyerek sıkı duruşunu ve bekle-gör yaklaşımını sürdüreceği yönünde.

Merkez Bankası yılın kalan bölümünde 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde Para Politikası Kurulu toplantıları yapacak. 2026 yılına ilişkin enflasyon raporu sunumları ise 13 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!