Sermaye Piyasası Kurulunun, Borsa İstanbul endekslerine dahil edilecek şirketler için uygulanan kriterlerin değiştirilmesine yönelik yeni bir düzenleme hazırladığı öne sürüldü. Ağustos ayının başında yürürlüğe girmesi beklenen düzenlemeyle, yalnızca yüksek işlem hacmine sahip olmak BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 endekslerine girmek için yeterli olmayacak. Hisselerin piyasa derinliği, fiilî dolaşım oranı ve serbestçe alınıp satılabilme kapasitesi de dikkate alınacak.
Düzenleme hazırlığının, küresel endeks sağlayıcısı MSCI’ın Türkiye sermaye piyasasının işleyişine ilişkin dile getirdiği tereddütlerin ardından gündeme geldiği belirtiliyor. MSCI, Türkiye’nin hâlen bulunduğu gelişen piyasalar kategorisinden sınır piyasalar kategorisine düşürülebileceğine işaret etmiş ve yeni değerlendirmesini kasım ayında yapacağını açıklamıştı.
MSCI’ın Türkiye Piyasasına İlişkin Uyarısı
MSCI’ın değerlendirmesinde, Türkiye sermaye piyasasında görülen bazı fiyat hareketlerinin sağlıklı fiyat oluşumunu ve endekslerin piyasanın genelini doğru biçimde yansıtmasını zorlaştırdığı ifade edilmişti.
Kurum tarafından herhangi bir şirket adı açıklanmazken, piyasa çevrelerinde tartışmalar özellikle düşük piyasa derinliğine rağmen yüksek fiyat hareketleri gösteren hisseler üzerinde yoğunlaştı. Bazı pay senetlerinde kısa aralıklarla yaşanan taban ve tavan hareketlerinin, endeks üzerinde belirgin dalgalanmalara yol açtığı belirtildi.
Bu tür hisselerin büyük endekslere dahil edilmesi, söz konusu pay senedindeki fiyat değişimlerinin yalnızca ilgili yatırımcıları değil; vadeli işlem ve opsiyon piyasası dahil olmak üzere piyasanın genelini etkileyebilmesine neden oluyor. Endeks ağırlığı yüksek hisselerde meydana gelen sert hareketler, Borsa İstanbul’un genel görünümünün sağlıklı şekilde ölçülmesini de güçleştirebiliyor.
Fiilî Dolaşım Oranlarının Hesaplanması Değişiyor
SPK’nin attığı adımlardan biri, halka açıklık ve fiilî dolaşım oranlarının hesaplanmasına ilişkin kuralları kapsıyor. Buna göre, bir şirketin paylarının önemli bölümünün şirketle bağlantılı taraflara ait fonlar tarafından tutulması hâlinde bu payların fiilî dolaşımdaki pay kapsamında değerlendirilmemesi öngörülüyor.
Fiilî dolaşım oranı, bir şirketin halka açık paylarının ne kadarının piyasada serbest biçimde alınıp satılabildiğini gösteriyor. Bu oranın gerçeğe uygun şekilde hesaplanması, hisselerin likiditesinin ve piyasa derinliğinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Yeni yaklaşımın, ilişkili taraflar veya bağlantılı fonlar tarafından elde tutulan payların piyasada serbest dolaşımdaymış gibi değerlendirilmesinin önüne geçmesi amaçlanıyor.
GYF ve GSYF Paylarında Değerleme Kuralı Yenilendi
Kurulun 23 Temmuz’da aldığı bir diğer kararla, borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonu ve girişim sermayesi yatırım fonu paylarının değerleme esasları değiştirildi.
Yeni uygulama kapsamında GYF ve GSYF payları, fon portföylerinde borsadaki günlük kapanış fiyatı yerine net aktif değer üzerinden değerlendirilecek. Fonlara yeni kurallara uyum sağlamaları için 31 Temmuz’a kadar süre verildiği belirtildi.
Söz konusu değişiklikle, düşük piyasa derinliğine sahip fon paylarında oluşabilecek sert fiyat hareketlerinin fon getirileri üzerinde gerçeği yansıtmayan etkiler yaratmasının engellenmesi hedefleniyor.
BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 Kriterleri Sıkılaştırılacak
Piyasa kulislerine yansıyan bilgilere göre, Borsa İstanbul’un temel pay endekslerine giriş ve bu endekslerden çıkarılma kriterlerini değiştirecek düzenlemeye son şekli verildi. Yeni kuralların ağustos ayının başında uygulanmaya başlanması bekleniyor.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte işlem hacmi, endekse dahil edilmek için tek başına belirleyici olmayacak. Pay senedinin piyasa derinliği, serbest dolaşımdaki pay miktarı, yatırımcılar arasında dengeli bir şekilde işlem görüp görmediği ve fiyat oluşumlarının sürdürülebilirliği incelenecek.
Fiyat hareketlerinin sınırlı sayıdaki yatırımcı veya ilişkili taraflar tarafından yönlendirilebildiği değerlendirilen hisselerin, işlem hacimleri yüksek olsa dahi BIST 30, BIST 50 veya BIST 100 kapsamına alınmaması gündemde bulunuyor.
Böylece düşük derinliğe sahip, manipülatif işlemlere açık veya yapay fiyat hareketleri görülen hisselerin büyük endeksler üzerindeki etkisinin azaltılması amaçlanıyor. Yeni kriterlerin, Borsa İstanbul endekslerinin piyasanın genel görünümünü daha sağlıklı yansıtmasına katkı sağlaması hedefleniyor.