Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) yayımladığı Küresel Borç Monitörü raporuna göre, dünya genelindeki toplam borç stoku 2026’nın ilk yarısında 10 trilyon dolardan fazla artarak 365,5 trilyon dolara yükseldi.
Borç artışında özellikle kamu kesimi ve finansal olmayan şirket borçları öne çıkarken, Türkiye’de kamu ve şirket borçlarının milli gelire oranında düşüş görüldü.
Küresel borç dağılımı
IIF verilerine göre 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla küresel borcun kesimlere göre dağılımı şöyle:
| Borç türü | Tutar |
|---|---|
| Hanehalkı borçları | 65,7 trilyon dolar |
| Finansal olmayan şirket borçları | 105,1 trilyon dolar |
| Kamu borçları | 110,5 trilyon dolar |
| Finansal sektör borçları | 84,3 trilyon dolar |
| Toplam | 365,5 trilyon dolar |
Borç artışı, geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 21 trilyon dolarlık artışın altında kaldı.
IIF, yavaşlamada şu faktörlerin etkili olduğunu belirtti:
- Yüksek faiz oranları
- Artan borç servis maliyetleri
- Enerji fiyatlarındaki yükseliş
- İran kaynaklı jeopolitik risklerin yatırımcı güvenine etkisi
Borç artışında kamu ve şirketler öne çıktı
Faize daha duyarlı olan hanehalkı ve finans sektöründe borç artışının daha sınırlı kaldığı görüldü.
Buna karşılık:
- Kamu borçları
- Finansal olmayan şirket borçları
küresel borç artışının ana kaynakları oldu ve her iki kategoride de yeni zirveler görüldü.
Gelişmekte olan ülkelerde borç artışı hızlandı
IIF raporuna göre borç artışının önemli bölümü gelişmekte olan piyasalardan geldi. Bu ülkelerin toplam borcu 2026’nın ikinci çeyreğinde: 110,6 trilyon dolara ulaştı. Artışta özellikle Çin’in etkili olduğu belirtildi. Gelişmiş ekonomilerin toplam borcu ise: 255 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşti. ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya gibi ülkelerde yüksek bütçe açıkları ve artan faiz giderleri nedeniyle mali baskıların sürdüğü ifade edildi.
Borç/GSYH oranı yüzde 310 seviyesinde
Küresel toplam borcun dünya ekonomisine oranı yaklaşık: %310 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, 2021 başındaki zirvenin yaklaşık 25 puan altında. Ancak IIF, bu düşüşün büyük ölçüde gerçek bir borç azaltımından kaynaklanmadığına dikkat çekti. lRapora göre:
- Yüksek enflasyon
- Nominal ekonomik büyüme
borç/GSYH oranının daha fazla yükselmesini sınırlayan ana unsurlar oldu.
Kesimlere göre borç/GSYH değişimi
Geçen yılın aynı dönemine göre küresel borç oranlarında:
| Kesim | Önceki oran | Yeni oran |
|---|---|---|
| Hanehalkı | %56,3 | %55,8 |
| Finans sektörü | %71,5 | %70,7 |
| Finans dışı şirketler | %89 | %89,9 |
| Kamu | %92,4 | %94,7 |
Kamu borcunun milli gelire oranında artış dikkat çekti.
Türkiye’de kamu ve şirket borcu oranı düştü
Türkiye’de ise küresel eğilimden farklı bir görünüm ortaya çıktı.
2026’nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre borç/GSYH oranları şöyle değişti:
| Kesim | Önceki oran | Yeni oran |
|---|---|---|
| Hanehalkı | %10,2 | %10,6 |
| Finans dışı şirketler | %39,3 | %38,4 |
| Kamu | %26,6 | %25,1 |
| Finans sektörü | %17,9 | %17,4 |
Buna göre:
- Hanehalkı borç oranı yükseldi.
- Şirket borç oranı geriledi.
- Kamu borç oranı düştü.
- Finans sektörü borç oranı sınırlı azaldı.
G7 ülkelerinde faiz faturası 3,5 trilyon doları aştı
Raporda gelişmiş ekonomilerin artan faiz yüküne de dikkat çekildi.
G7 ülkelerinde kamu borçlanma maliyetlerinin 2008 ortasından bu yana en yüksek seviyelere çıktığı ve yıllık faiz giderlerinin yaklaşık %85 arttığı belirtildi.
Gelişmiş ekonomilerin son bir yılda yalnızca uluslararası piyasalarda işlem gören devlet tahvilleri için ödediği faiz:
3,5 trilyon doların üzerinde
gerçekleşti.
Bu tutarın:
- Küresel yapay zeka harcamaları tahmini: 2,6 trilyon dolar
- Savunma harcamaları tahmini: 3,1 trilyon dolar
- Enerji harcamaları tahmini: 3,4 trilyon dolar
seviyelerini aştığı belirtildi.
Genel tablo
Raporun ortaya koyduğu ana görünüm:
- Dünya ekonomisinde toplam borç artışı sürüyor.
- Borç yükü özellikle devletler ve şirketler tarafında yoğunlaşıyor.
- Yüksek faiz ortamı borç servis maliyetlerini artırıyor.
- Türkiye’de borcun milli gelire oranı küresel eğilimin aksine kamu ve şirketler tarafında gerilemiş görünüyor.
- Küresel finansal risklerde en önemli başlıklardan biri yüksek kamu borcu ve faiz yükü olmaya devam ediyor.