Türkiye’nin kısa vadeli dış borç (KVDB) stoku, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar dolara yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, kalan vadeye göre hesaplanan toplam dış yükümlülük ise 239,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Veriler, bankacılık sektöründe sınırlı bir gerilemeye işaret ederken, reel sektörde özellikle ticari krediler kaynaklı artışın öne çıktığını gösterdi.
Kısa Vadeli Dış Borçta Sınırlı Artış
TCMB tarafından açıklanan verilere göre, kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya kıyasla 28 milyon dolarlık artışla 173,5 milyar dolar oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine bir yıl veya daha az süre kalan borçları kapsayan “kalan vadeye göre” dış borç stoku ise 239,2 milyar dolar olarak kaydedildi.
Bankacılık Sektöründe Gerileme
Şubat ayında bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 0,5 oranında azalarak 77,2 milyar dolara geriledi. Bu dönemde, yurt içi bankaların yurt dışından sağladığı kısa vadeli krediler yüzde 2,1 düşüşle 8,8 milyar dolara indi.
Yurt dışı yerleşik bankaların Türkiye’deki mevduatı da yüzde 5,6 azalışla 18,3 milyar dolara geriledi. Buna karşılık, banka dışı yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları 22,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, Türk lirası cinsinden mevduatlar yüzde 3,3 artışla 28 milyar dolara yükseldi.
Reel Sektör Borcu Artış Gösterdi
Reel sektör tarafında ise kısa vadeli dış borçta artış dikkat çekti. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku yüzde 1,9 artarak 69,6 milyar dolara ulaştı.
Bu artışta, dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri belirleyici oldu. Söz konusu kalem yüzde 1,6 yükselerek 62,4 milyar dolara çıkarken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler de yüzde 5,4 artışla 7,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Borcun Döviz Kompozisyonu
Kısa vadeli dış borcun para birimi dağılımına bakıldığında, borcun yüzde 34,6’sının ABD doları, yüzde 26,0’sının Euro, yüzde 26,5’inin Türk lirası ve yüzde 12,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.
Kalan Vadeye Göre Dağılım
Kalan vadeye göre borç dağılımında ise ticari kredilerdeki artış öne çıktı. Bankalar ve diğer sektörlerin kredi ile tahvil yükümlülükleri 70,4 milyar dolar seviyesine gerilerken, ticari kredi yükümlülükleri 63,1 milyar dolara yükseldi.
Açıklanan veriler, bankacılık sektöründe sınırlı bir çözülmeye işaret ederken, reel sektörün kısa vadeli dış finansman ihtiyacının özellikle ticari krediler üzerinden arttığını ortaya koydu.