ING Think, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının artan jeopolitik belirsizlikler ve devam eden enflasyon riskleri nedeniyle politika faizini değiştirmeyerek temkinli duruşunu koruduğunu bildirdi. Raporda, özellikle petrol fiyatlarındaki yeniden yükselişin enflasyon görünümü üzerindeki olası etkilerinin TCMB’nin ihtiyatlı yaklaşımında belirleyici olduğu belirtildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son faiz kararını değerlendiren ING Think, mevcut ekonomik ve jeopolitik koşulların para politikasında esnekliğin korunmasını gerekli kıldığına işaret etti. Kuruma göre TCMB, kısa vadede politika faizinde yeni bir değişikliğe gitmeden önce enflasyon, rezervler ve küresel risklere ilişkin verileri izlemeyi sürdürecek.
Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Enflasyon Riskini Artırıyor
ING Think raporunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak yeniden yükselen petrol fiyatlarının Türkiye’nin enflasyon görünümü açısından önemli bir risk oluşturduğu kaydedildi.
Enerji maliyetlerindeki artışın üretim, ulaştırma ve tüketici fiyatları üzerinden enflasyona yansıyabileceği belirtilirken, TCMB’nin bu nedenle sıkı ve temkinli para politikası duruşunu koruduğu ifade edildi.
Raporda, Merkez Bankasının karar metni ve kamuoyuna verdiği mesajların para politikasındaki hareket alanının korunmasına öncelik verildiğini gösterdiği aktarıldı. TCMB’nin tüm politika araçlarının kullanılabileceğini vurgulamasının, jeopolitik ve ekonomik koşullardaki değişimlere göre gerekli adımların atılabileceği anlamına geldiği belirtildi.
TCMB’nin Kısa Vadede Faizi Sabit Tutması Bekleniyor
ING Think analistleri, Merkez Bankasının kısa vadede bekle-gör yaklaşımını sürdürmesini bekliyor. Bu kapsamda TCMB’nin yeni bir faiz kararı almadan önce enflasyon eğilimini, döviz rezervlerindeki hareketleri ve küresel piyasalardaki riskleri yakından takip edeceği değerlendiriliyor.
Rapora göre para politikasında olası bir normalleşmenin zamanlaması, yalnızca enflasyon verilerine değil, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve finansal piyasalar üzerindeki etkisine de bağlı olacak.
Merkez Bankasının mevcut koşullarda politika faizini sabit tutarak piyasalardaki gelişmeleri izlemeyi tercih ettiği, gerektiğinde ise likidite ve fonlama araçları üzerinden para politikası duruşunu ayarlayabileceği ifade edildi.
Jeopolitik Tansiyonun Azalması Normalleşme Alanı Açabilir
ING Think değerlendirmesinde, ABD ile İran arasındaki gerilimin azalması veya taraflar arasında yeni bir anlaşmaya varılması halinde küresel enerji fiyatları üzerindeki baskının hafifleyebileceği belirtildi.
Petrol fiyatlarında yaşanabilecek gerilemenin Türkiye’nin enerji ithalat maliyetlerini ve enflasyon üzerindeki baskıyı azaltabileceği kaydedildi. Böyle bir ortamda rezerv birikiminin devam etmesi ve enflasyon göstergelerinde iyileşme görülmesi halinde TCMB’nin para politikasında kademeli normalleşme adımlarını gündeme alabileceği aktarıldı.
Raporda, söz konusu koşulların oluşması durumunda Merkez Bankasının bankalara uyguladığı efektif fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırmaya yönelik adımları ağustos veya eylül aylarında değerlendirebileceği belirtildi.
Enflasyon ve Rezerv Verileri Yakından İzlenecek
Piyasaların önümüzdeki dönemde TCMB’nin faiz politikasına ilişkin mesajlarını değerlendirirken enflasyon verileri, rezerv birikimi, petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmelere odaklanması bekleniyor.
Özellikle aylık enflasyon eğilimindeki değişim, iç talebin seyri ve enerji maliyetlerinin fiyatlara geçişi, olası faiz indiriminin zamanlaması açısından belirleyici olacak.
ING Think’e göre TCMB, mevcut belirsizlik ortamında erken bir gevşeme adımı atmak yerine verilerin daha net bir görünüm sunmasını bekleyecek. Merkez Bankasının faiz indirimine ilişkin olası sinyalleri ise enflasyondaki kalıcı iyileşme ve küresel risklerin azalmasıyla şekillenecek.