Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’de hisse senedi piyasası ve varlık yönetimi sektöründe son dönemde artan oynaklığın finansal kuruluşlar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Piyasalardaki dalgalanmanın işlem hacimlerini düşürdüğünü, menkul kıymet ihraçlarını yavaşlattığını ve yaklaşık 500 bin yatırımcının güvenini zedelediğini belirten kuruluş; buna karşın güçlü sermayedar yapıları ve kamu desteği sayesinde finansal kuruluşların genel kredi profillerinde belirgin bir bozulma öngörmediğini bildirdi.
Düşen İşlem Hacimleri ve Teminat Baskısı Gelirleri Zorluyor
Fitch tarafından yayımlanan değerlendirme notunda, Borsa İstanbul’da işlem yoğunluğunun azalması ve halka arz ile borçlanma aracı ihraçlarının yavaşlamasının, özellikle aracı kurumların komisyon gelirlerini doğrudan baskıladığı ifade edildi.
Hisse senedi fiyatlarında kaydedilen sert geri çekilmelerin teminat olarak gösterilen portföy değerlerini erittiğine dikkat çekilen raporda, bu durumun teminat tamamlama çağrılarını (margin call) artırabileceği vurgulandı. Fitch, teminat açıklarının büyümesinin hem yatırımcılar hem de kaldıraçlı işlem sunan aracı kurumlar açısından operasyonel ve finansal riskleri tırmandırabileceği uyarısında bulundu.
500 Bin Yatırımcının Güveni Zedelendi, Operasyonel Riskler Arttı
Piyasa dalgalanmalarının doğrudan yaklaşık 500 bin yatırımcıyı etkilediğine işaret eden kredi derecelendirme kuruluşu, yaşanan gelişmelerin sermaye piyasası araçlarına yönelik genel yatırımcı algısını zayıflattığını kaydetti.
Değerlendirmede, gelir modeli ağırlıklı olarak bireysel yatırımcıların alım-satım komisyonlarına dayanan aracı kurumların mevcut konjonktürde daha yüksek operasyonel ve finansal risklerle karşı karşıya kalabileceği aktarıldı.
50 Milyon Liralık Nitelikli Yatırımcı Eşiği Likiditeyi Sınırlandırabilir
Fitch, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 26 Ekim tarihinde yürürlüğe giren düzenlemesine de raporda geniş yer verdi.
Nitelikli yatırımcı sayılabilmek için gereken asgari finansal varlık tutarının 10 milyon liradan 50 milyon liraya (yaklaşık 1 milyon dolar) yükseltildiğini hatırlatan kuruluş, bu adımın potansiyel yatırımcı tabanını daraltacağını belirtti. Yüksek giriş bariyerinin serbest fonlara ve nitelikli yatırımcılara yönelik ihraçlara erişimi zorlaştıracağını kaydeden Fitch, düzenlemenin aracı kurumların işlem hacimleri ve gelir potansiyeli üzerinde sınırlayıcı bir etki yaratacağını vurguladı.
“Güçlü Ortaklık Yapıları ve Kamu Desteği Kredi Profillerini Koruyor”
Sektör genelinde kârlılık marjlarının daralmasına ve işlem hacimlerinin gerilemesine rağmen Fitch, derecelendirme kapsamında bulunan Türk finansal kuruluşlarının genel görünümüne dair iyimserliğini korudu.
Kuruluş, derecelendirmeye tabi aracı kurum ve banka iştiraklerinin büyük bölümünün güçlü ana ortaklık yapılarından ve gerektiğinde sağlanabilecek kamu desteğinden faydalanmayı sürdüreceğini öngördü. Bu güçlü tamponlar sayesinde, mevcut piyasa türbülansının derecelendirilen kurumların genel kredi profillerinde ve notlarında kayda değer bir bozulmaya yol açmasının beklenmediği kaydedildi.