Ekim ayında küresel emtia piyasalarında değer kaybeden ons gümüş, ayın son işlem gününde yüzde 2,1’e varan düşüş kaydederek 52 dolar sınırına çekildi. Aynı dönemde ons altındaki değer kaybının yüzde 0,6 ile sınırlı kalması iki değerli metal arasındaki performans makasını hızla açarken, ay başından bu yana yüzde 12,6 gerileyen gümüşün değer kaybı altının yaklaşık 3,5 katına ulaştı. Fiyat ayrışmasında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz baskısının yanı sıra sanayi talebindeki zayıflama beklentileri ve güneş paneli üreticilerinin ikame teknolojilere yönelmesi belirleyici oldu.
61 Dolardan 52 Dolara İndi, Altın/Gümüş Oranı 77’ye Çıktı
Ekim ayının başında 60 doların üzerinde işlem gören ve 6 Ekim’de 61,17 dolarlık kapanış seviyesini test eden ons gümüş, ay sonuna doğru kazanımlarının büyük bölümünü geri vererek 52 dolar bandına geriledi. 29 Ekim kapanışları itibarıyla ekim genelinde gümüş yüzde 12,6 değer kaybederken, ons altındaki düşüş yüzde 3,6 düzeyinde kaldı.
İki metal arasındaki göreceli değeri ölçen altın/gümüş rasyosu da bu süreçte sert yükseldi. Eylül ayı sonunda 70 seviyelerinde bulunan ve bir ons altın almak için gereken gümüş miktarını gösteren rasyo, 29 Ekim itibarıyla 77 seviyesine yükselerek altının gümüş karşısındaki üstünlüğünü ortaya koydu.
Güneş Panellerinde Kullanım Azaldı, Sanayi Talebi 4 Yılın Dibinde
Altın ağırlıklı olarak merkez bankası rezervleri, yatırım araçları ve mücevher talebiyle fiyatlanırken; toplam tüketiminin yarısından fazlası sanayiye dayanan gümüş, küresel büyüme ve imalat dinamiklerine doğrudan tepki veriyor.
Gümüş Enstitüsü verilerine göre sanayi amaçlı gümüş kullanımının 2026 yılında yüzde 2 azalarak yaklaşık 650 milyon onsa gerilemesi ve son 4 yılın en düşük düzeyine inmesi bekleniyor. Talepteki daralmada özellikle güneş enerjisi sektöründeki teknolojik değişim öne çıkıyor. Panel üreticilerinin yüksek maliyetleri düşürmek amacıyla daha az gümüş kullanan tasarımlara ve alternatif iletken malzemelere yönelmesi, küresel yeşil enerji yatırımları artsa dahi gümüş tüketiminin aynı hızda büyümesini engelliyor.
Veri merkezleri, yapay zekâ altyapıları, otomotiv elektroniği ve yüksek iletkenlik gerektiren elektrik şebekelerinden gelen talep sürse de bu alanlardaki büyümenin fotovoltaik sektöründeki tasarrufu ne ölçüde dengeleyeceği belirsizliğini koruyor.
67 Milyon Onsluk Fiziki Açığa Rağmen Finansman Maliyeti Baskısı
Küresel fiziki piyasada Gümüş Enstitüsü’nün projeksiyonlarına göre 2026 yılı genelinde yaklaşık 67 milyon onsluk arz açığı öngörülüyor. Piyasanın üst üste altıncı yılı da yapısal açıkla tamamlaması beklenmesine karşın, mevcut stokların eritilmesi, fonların teminat tamamlama kaynaklı satışları ve Fed’in faiz patikası fiziki dengenin fiyatlara yansımasını engelliyor.
ABD’de açıklanan güçlü büyüme ve katı enflasyon verilerinin ardından Fed’in aralık ayında faiz artırabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin taşıma maliyetini yükseltiyor. Portföy çıkışlarının daha sığ bir piyasa derinliğine sahip olan gümüşte yoğunlaşması dalga boyunu büyütüyor.
İç Piyasada Kur Desteği ve Alış-Satış Marjı Riski
Uluslararası piyasalarda ons fiyatının gerilemesi yurt içinde gram gümüş fiyatlarını da baskılarken, dolar/TL kurundaki yukarı yönlü yatay seyir ons kaynaklı kayıpların TL bazındaki etkisini kısmen sınırlıyor.
Uzmanlar, gümüşün altına kıyasla çok daha yüksek volatiliteye sahip olduğunu hatırlatarak, fiziki ve dijital işlemlerde açılan alım-satım makas aralığının (spread) kısa vadeli pozisyonlarda kârlılığı eritebileceği uyarısında bulunuyor. Emtia piyasalarında teknik olarak 50 dolar psikolojik eşiği, Fed’in faiz sinyalleri ve küresel sanayi göstergeleri ana izleme eksenini oluşturuyor.