Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, yayımladığı son Küresel Risk Görünümü raporunda, küresel kredi risk tablosunun 2026 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla belirgin şekilde bozulduğunu ve temel makroekonomik risklerin tamamında kötüleşme eğilimi kaydedildiğini duyurdu. Kuruluş; yapay zekâ yatırımlarındaki aşırı ısınma, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik enerji tehditleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) öncülüğünde sıkılaşan finansman koşullarını yeni yıla girerken öne çıkan ana risk unsurları olarak sıraladı.
Fed’in Şahin Duruşu ve Faiz Beklentisi: Tahvil Getirilerinde Baskı Sürüyor
Raporda, tahvil piyasalarındaki getiri tırmanışının reel faizlerdeki yükselişi yansıttığına işaret edilerek küresel finansman maliyetlerinin yükseldiği vurgulandı. Fed yönetiminin daha şahin bir para politikası duruşu sergilediği hatırlatılan değerlendirmede, eylül ayında üç yıl aradan sonra oy birliğiyle alınan faiz artırım kararının ardından yıl sonuna kadar bir faiz artışının daha masada olduğu aktarıldı.
Fitch, bu beklentiler doğrultusunda Fed politika faizi tahminini 2027 yılı boyunca yüzde 4,25 seviyesinde sabit kalacak şekilde güncelledi. Kuruluşun temel senaryosunda ABD 10 yıllık tahvil faizinin 2027 sonuna kadar yüzde 4,8 seviyesine gerilemesi öngörülürken, yüksek enflasyonist dinamikler nedeniyle getirilerin tahminlerin üzerinde gerçekleşme riskinin güçlü kaldığı bildirildi.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Arzında Uzayan Kriz Senaryosu
Küresel risk dengelerini sarsan bir diğer temel başlık olarak Orta Doğu’daki jeopolitik çatışmalar gösterildi. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarındaki aksamaların 2027’nin ilk çeyreğini aşarak devam etmesi durumunda, ham petrol fiyatlarının temel senaryoda hesaplanan seviyelerin çok üzerine çıkabileceği kaydedildi. Enerji maliyetlerindeki bu olası sıçramanın tahvil faizlerini yukarı iterek küresel dezenflasyon sürecini raydan çıkarabileceği uyarısı yapıldı.
Yapay Zekâ Sektöründe Sermaye Harcamalarının Daralma Riski
Fitch, hisse senedi piyasalarında son aylarda belirginleşen yapay zekâ değerlemelerine yönelik sorgulamalara da raporda geniş yer ayırdı. Yapay zekâ odaklı sermaye yatırımlarındaki hızlı büyümenin kredi riskleri açısından yakından izlendiği ifade edildi.
Şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından uzun vadeli nakit akışı ve kâr elde etme beklentilerinin piyasa tarafından aşağı yönlü revize edilmesi halinde, sermaye harcamalarında sert kesintilerin yaşanabileceği belirtildi. Raporda, böylesi bir harcama daralmasının yalnızca teknoloji ve donanım tedarik zincirini değil, geniş çaplı küresel sermaye piyasalarını da doğrudan baskı altına alabileceği vurgulandı.