Küresel finans piyasalarında ABD dolarının 18 ayın zirvesine tırmanması ve ABD Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş, kıymetli madenler üzerindeki baskıyı artırıyor. İsviçre merkezli yatırım bankası UBS, yayımladığı araştırma notunda güçlü dolar endeksi ile enflasyondan arındırılmış yükselen reel tahvil faizlerinin ons altını yeniden 4.000 dolar eşiğine çekebileceği uyarısında bulundu.
Cuma günkü işlemlerde 4.191 dolar seviyesinde dengelenen spot altın için bankanın işaret ettiği 4.000 dolar sınırı, hem psikolojik hem de teknik açıdan kritik bir taban noktası olarak öne çıkıyor.
Reel Faiz ve Güçlü Dolar Kıskacı
UBS emtia stratejisti Giovanni Staunovo imzalı analizde, faiz getirisi sunmayan altının alternatif maliyetinin hızla arttığına dikkat çekildi. ABD reel faizlerindeki tırmanışın, yatırımcıların risksiz faiz getirisi sunan enstrümanlara yönelmesini teşvik ettiğini belirten Staunovo, döviz piyasalarındaki dolar üstünlüğünün de emtia fiyatlarını baskıladığını vurguladı. Kısa vadeli kırılganlıkların sürdüğünü belirten UBS, bu makroekonomik bileşimin altını 4.000 dolar/ons seviyesine kadar itebilecek bir momentum yarattığını ifade etti.
4.000 Dolar Seviyesinde Uzun Vadeli Alım Desteği Bekleniyor
Banka, kısa vadeli geri çekilme riskine rağmen 4.000 dolar bölgesinin güçlü bir destek işlevi göreceği görüşünde. Rapora göre, makro risklere karşı hedge amacıyla hareket eden uzun vadeli kurumsal yatırımcıların bu düzeltmeyi bir alım fırsatı olarak değerlendirmesi bekleniyor. Dip seviyelerden gelebilecek bu kurumsal talebin, satış baskısını frenleyerek piyasada yeni bir denge alanı oluşturacağı öngörülüyor.
Satışlar Spekülatif Çıkışlardan Kaynaklandı, ETF Talebi Direniyor
Piyasadaki son fiyat hareketlerinin perde arkasını da inceleyen Staunovo, düşüşün temel nedeninin vadeli işlem ve opsiyon piyasalarındaki (COMEX) spekülatif pozisyon tasfiyeleri olduğunu kaydetti. Yükseliş beklentisiyle açılan uzun (long) pozisyonların kâr realizasyonu veya teminat baskısıyla kapatılması fiyatı aşağı çekerken, fiziksel altına dayalı borsa yatırım fonlarındaki (ETF) kurumsal ilginin güçlü kalmayı sürdürdüğü belirtildi. Bu ayrışma, son dalgalanmanın genel bir güven kaybından ziyade kaldıraçlı piyasalardaki spekülatif pozisyon temizliğinden kaynaklandığını gösteriyor.